İstanbul’da 2010 yılında gözaltına alındıktan kısa süre sonra yaşamına son veren Onur Yaser Can’a ilişkin davada karar çıktı.
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, “resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme” suçundan yargılanan 6 polis hakkında karar verildi. Mahkeme, 4 polis hakkında 6’şar yıl hapis cezası verdi.
Söz konusu davada sanık polisler hakkında daha önce de “resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme” suçundan 6’şar yıl hapis cezası verilmişti ancak karar istinaf mahkemesince bozulmuştu.
‘Adaletten bahsedemeyiz’
Kararın ardından Onur Yaser Can’ın kardeşi Ezgi Sevgi Can, İlke TV’de Ahmet Ayva’nın sunduğu Öne Çıkanlar programına telefonla bağlanarak açıklamalarda bulundu.
Ezgi Sevgi Can, “Polisler işkence suçundan yargılanıp ceza almadığı sürece biz adaletten bahsedemeyiz. Ben bu süreçte annemi ve babamı da yitirdim. 16 yıl boyunca ki bu mücadelede onların çok büyük emeği var. Onlar tek tek bütün o acılarına rağmen bir avukat gibi çalışıp oğullarına yapılan zorbalığı ortaya çıkardılar” dedi.
🔴Onur Yaser Can davasında karar: 4 polis “resmi belgeyi tahribattan” suçlu bulundu
🗣️Onur Yaser Can’ın kardeşi Ezgi Sevgi Can: Polisler “işkence” suçundan yargılanıp ceza almadığı sürece biz adaletten bahsedemeyiz. Ben bu süreçte annemi ve babamı da yitirdim. 16 yıl boyunca ki… pic.twitter.com/GgZc0oG1Yt
— İlke TV (@ilketvcomtr) April 10, 2026
Ne olmuştu?
ODTÜ Mimarlık Fakültesi mezunu Onur Yaser Can, “esrar satın aldığı” iddiasıyla 2 Haziran 2010’da İstanbul’da Narkotik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. Ailenin aktardığına göre gözaltı yakınlarına haber verilmedi ve Can’ın ifadesi sırasında yanında avukat bulunmadı. İfade esnasında imzalatılan tutanakların kendisine verilmediği öne sürüldü.
Ailesi, Onur Yaser Can’ın nezarette çıplak arama ve işkenceye maruz bırakıldığını ifade etti. Can’ın nezarethaneden çıktıktan sonra takibe alındığı da aile tarafından dile getirildi.
Bir gün sonra Narkotik Şube tarafından tekrar ifadeye çağrılan Can, kısa süre sonra imzasının eksik olduğu gerekçesiyle üçüncü kez ifadeye çağrıldı.
Can, ifadeye çağırıldığı günün akşamı 23 Haziran 2010’da, 28 yaşındayken yaşamına son verdi.
Ölümünün ardından ortaya çıkan ve yarım kalmış notunda, gözaltında çıplak soyulduğunu, çömeltilerek bekletildiğini, tokatlandığını, kendisine polislere yalvaran bir kişinin sesinin dinletildiğini ve muhbirlik yapmasının istendiğini yazdığı ortaya çıktı.
Onur Yaser Can’ın annesi Hatice Can, hukuki süreç devam ederken 2014 yılında intihar etmiş, baba Mevlüt Can ise sağlık sorunları nedeniyle 2019’da hayatını kaybetmişti.




