‘Orta Doğu’da savaş ve saatli bomba’ | Dünya basınından analizler

Basına yansıyan analizlere göre, Orta Doğu’da tırmanan savaş atmosferi birçok sistemi kökten sarsıyor. Bölge, “kendi sınırlarını koruyabilen devletlerin değer kazandığı” uzun bir geçiş sürecinde.

‘Orta Doğu’da savaş ve saatli bomba’ | Dünya basınından analizler
‘Orta Doğu’da savaş ve saatli bomba’ | Dünya basınından analizler
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 23 Mart 2026 14:38
  • Güncellenme: 23 Mart 2026 14:39

Orta Doğu’daki çatışmalar dördüncü haftasına girerken, sadece bölgesel sınırlar değil, küresel ekonomik sistem de kökten bir dönüşümün eşiğinde.

Basına yansıyan analizler, Suriye’nin güneyinin yeni hesaplaşma sahasına dönüştüğünü, vekalet savaşlarının yerini doğrudan devletler arası çatışmaya bıraktığını ve Trump’ın “Hürmüz ültimatomu” ile piyasaların geri sayıma geçtiğini gösteriyor.

Bir zamanların sarsılmaz “güvenli limanı” altın dahi tarihinin en ağır çöküşünü yaşıyor.

Bölgedeki askeri hareketliliğin ekonomik yıkımla birleştiği karmaşık tabloda basının öne çıkardığı başlıklar şu şekilde:

‘Suriye’nin güneyi kaosun merkezinde’

Lübnan merkezli El Nahar gazetesi konuya ilişkin değerlendirmesinde, “İsrail’in Suriye’nin güneyine yönelik son saldırıları, yerel bir olaydan ziyade, oyunun kurallarının yeniden belirlenmesiyle ilgili görünüyor” dedi. Gazete, Suriye’nin güneyinin bir kez daha bölgesel hesaplaşmaların merkezi haline geldiğine dikkat çekti.

Haberde, Suriye geçici hükümeti ile Tel Aviv arasında bir diyalog süreci olmasına rağmen bu saldırıların gerçekleştiği belirtilerek, ortak bir koordinasyon mekanizmasıyla “Suriye-İsrail ilişkilerinin evrildiği” ancak sahadaki gelişmelerin bu mutabakatın kırılganlığını ortaya koyduğu ifade edildi.

‘Modern savaşlar coğrafyayı ve zenginliği dağıtıyor’

Şarkul Avsat gazetesi ise savaşın ekonomik boyutuna odaklanarak, “Modern savaşlar yeni bir zenginlik yaratmaz, ancak mevcut zenginliği coğrafi olarak yeniden dağıtır” yorumunu yaptı. Gazete, bu durumun ABD ekonomisinin savaşın tırmanmasından neden kazançlı çıktığını açıkladığını belirtti.

Analizde, ABD Başkanı Donald Trump’ın yatırıma dayalı politikalarına atıfta bulunularak, savaş atmosferinin sermayeyi daha güvenli limanlara, özellikle de ABD piyasalarına kaçırdığı vurgulandı.

Şarkul Avsat İran ile yaşanan savaşın artık sadece askeri bir çatışma olmadığını, “bölgesel sistemi yeniden değiştirmenin kapısı” haline geldiğini yazdı. Gazete, savaşın geniş kapsamlı stratejik etkilerine dikkat çekti.

Habere göre en belirgin etki, “İran’ın nüfuzunun azalması ve bölgesel vekil ağının zayıflaması” oldu. Ayrıca savaşın, “vekalet savaşları” aşamasından çıkarak devletler arası doğrudan bir çatışmaya dönüştüğü ifade edildi. Gazete, bölgenin “kendi sınırlarını koruyabilen devletlerin değer kazandığı” uzun bir geçiş sürecine girdiğini belirtti.

‘Piyasalarda saatli bomba etkisi’

Küresel finans cephesinde ise durum daha karamsar bir tablo çiziyor.

Reuters finans editörü Mike Dolan, piyasaların Trump’ın Hürmüz Boğazı ültimatomuyla bir “saatli bomba”ya dönüştüğünü yazdı.

Bugün dolan 48 saatlik sürenin ardından Brent petrolü varil başına 113 doları aşarken, küresel borsalar ve tahvil piyasaları tepetaklak oldu. Dolan, “Şu an savaşın dördüncü haftasındayız ve gerilimin düşeceğine dair hiçbir işaret yok; aksine piyasalar son on yılların en ağır enerji şokuyla karşı karşıya” değerlendirmesinde bulundu.

Habere göre, ekonomik krizin en çarpıcı yansıması ise “güvenli liman” olarak bilinen altında yaşanıyor. Geçen hafta yüzde 10’dan fazla düşerek 1983’ten bu yana en büyük haftalık kaybını yaşayan altın, bugün de yüzde 8’den fazla değer kaybederek 2026’nın en düşük seviyesine geriledi. Orta Doğu’daki çatışmanın bir enerji şoku yaratarak enflasyonu tetikleyeceği ve buna karşılık faizlerin artırılacağı spekülasyonu, altını “savaş kalkanı” veya “enflasyon tamponu” olma özelliğinden kopardı. Yatırımcıların nakde geçme paniğiyle birlikte altın, geçen yılki spekülatif yükselişin tam tersi bir hızla eriyor.

Altın fiyatlarında düşüş sürüyor: Jeopolitik riskler piyasaları zorluyor

Dünya yeni bir enerji krizine mi gidiyor? IEA’dan uyarı