• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Özgür Özel, Akın Gürlek’in mal varlığını açıkladı: ‘190 yılda alamayacağı kadar gayrimenkul almış’

Özgür Özel, Akın Gürlek’in mal varlığını açıkladı: ‘190 yılda alamayacağı kadar gayrimenkul almış’

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin açıklama yaptı. Özel, “Maaşıyla 190 yılda alamayacağı kadar gayrimenkul almış” dedi.

Özgür Özel, Akın Gürlek’in mal varlığını açıkladı: ‘190 yılda alamayacağı kadar gayrimenkul almış’
Özgür Özel, Akın Gürlek’in mal varlığını açıkladı: ‘190 yılda alamayacağı kadar gayrimenkul almış’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 17 Mart 2026 14:22
  • Güncellenme: 17 Mart 2026 14:51

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek’e süre vermiş ve mal varlığını açıklaması çağrısında bulunmuştu ve 11 Mart’a kadar süre vermişti. Gürlek, bu süre içinde konuya ilişkin olarak herhangi bir açıklama yapmadı.

CHP, Özel’in açıklamasını İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonlara ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Turpun büyüğü heybede” ifadelerine göndermede bulunarak “Turpun küçüğü” diye duyurdu.

CHP İletişim birimi ise dün sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda, “Turpun büyüğünü millet zaten biliyor… Biz küçük turpun büyük marifetlerini anlatacağız” ve “Küçük turpun büyük marifetlerini dinlemeye hazır mısınız? 13.30’da başlıyoruz” ifadelerine yer verdi.

Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

‘Milletin iradesine yapılan her darbe demokrasimizi zayıflattı’

“Şimdi hem detaylarıyla hem somut kanıtlarıyla milletimizle paylaşmak üzere karşınızdayız. Bu ülke demokrasi tarihi boyunca çok darbeler gördü. Milletin iradesine yapılan her darbe demokrasimizi zayıflattı.

Halkımızı fakirleştirdi. Ancak birileri bu süreçlerden kısa süreli olarak karlı çıktılar. Onları kendilerine kar saydılar. Ama tarih darbecileri değil darbenin mağdurlarını haklı gördü, haklı çıkardı. Her darbede, her kumpasta aparatlar, maşalar hep oldu. Sonrasında da darbeciler tarafından kısa ve orta vadede ödüllendirildiler.

Uzun vadede milletin vicdanında mahkum oldular, mahkum edildiler. Sonuçta bu süreçlerden kaybeden milletimiz oldu, ülkemiz oldu. Devletimizin yurt dışındaki imajı oldu.

Bugün anlatacağım öykü 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül darbelerinde tutulan silahın şimdi nasıl yargı tokmağına kamuflajların üzerlerine has belge kadar geçirilmiş cüppelere nasıl dönüştüğünü bir darbenin tankla, topla değil cübbeyle ve tokmakla nasıl gerdiğinin ispatıdır. Bu hikayenin iyi tarafı Kasım 2023’te başladı.

Hiç kimse hayal etmezken, hesaba katmazken daha birkaç ay öncesinde büyük bir seçim yenilgisinden çıkmış olan bir parti yüzyıl önceki pratiğiyle, geleneğiyle kuruluş kodlarıyla düştüğü yerden ayağa kalktı.

Mücadele etmeye karar verdi. Öz eleştiri yaptı ve bu öz eleştirisi millet tarafından takdir gördü ve döndü millet Atatürk’ün kurduğu parti Cumhuriyetin 100. yılında büyük bir yenilgi elde etmişken bakalım şimdi ne yapacak dedi ve bir kredi verdi. Değişime, gençlere, kadınlara, her yaştan her yaştan gençlere bir kredi verdi. Ve bunun sonunda sadece 4 ay sonra girilen ilk seçimlerde 21 yıllık bir iktidar….”

AK Parti milletvekillerine: Duyduklarınızı hazmedebilecek misiniz?

“Ben bugün o grubun bu duyduklarını hazmedip hazmetmeyeceklerini, ben bugün 22. Dönem Grubu’nun partinin erdemliler hareketi diye yola çıkan kurucularının bugün duydukları karşısında ne yapacaklarını gerçekten çok merak ediyorum.”

‘AK Parti’ye, Zekeriya Öz gibi bir profil lazımdı’

“O yüzden de onları bu toplantıyı izlemeye, bu toplantıyı takip etmeye özel olarak davet ettim. Ve hiçbir kademesine güvenmeyen Erdoğan siyasete müdahale etsin diye daha önce görülmemiş bir şey yaptı ve AK Parti Yargı kollarını kurdu ve göreve getirdi. Bunun için ona yıllar önce bu ülkenin askerlerine, aydınlarına, siyasetçilerine karşı kullandığı Zekeriya Öz gibi bir profil lazımdı.

Onu bulmakta zorlanmadı. Daha önce hakimken mahkeme mahkeme gezdirip adaleti katlettirdiği sonrasında da çünkü iyi kararlar vermedi ya. Yani yükselebilmesi için meslekte liyakatle önünü kendi kendilerine tıkadılar. Liyakat esasına göre bir terfi beklese bir şey olmayacak. Aklı fikri siyasette olan birisini ilk önce mahkeme mahkeme gezdirdiği ve adaleti katlettirdiği birisini siyasete almıştı.

Onun da aklı siyasetteydi. Bakan yardımcısı yapmıştı. Bu sefer hakim olarak değil de savcı olarak iddia etmek üzere, kanıt toplamak üzere, maalesef olmayanı yaratmak üzere, verilmeyen ifadeyi verdirtmek üzere bir gözü dönmüşe ihtiyaç bulununca elde başkası yoktu.

Verilen siyasi talimatlara uygun olarak bir darbe planını adım adım işlettiler. Önce Esenyurt’a kayyım atadılar. Ardından Beşiktaş operasyonları… En sonunda ise bu ülkeye bir sivil darbeyi yaşattılar. Devletin 35 yıl önce ilanla davet ettiği ve 31 yıl önce de diploma verdiği bir öğrencinin diplomasını iptal etmek için devletin mührünü, imzasını inkar ettiler. yüzlerce kişiye uygulanan prosedürü bir kişiye uygulandı diye durdurmak istediler. Üniversiteyi tehdit ettiler, dekanları istifa ettirdiler. İşi duvar boyatmak olan üniversite yönetim kuruluna bir iftar saatinde diplomayı iptal ettirdiler.”

‘Darbenin bildirisi TRT’de okundu’

“İşi duvar boyatmak olan üniversite yönetim kuruluna bir iftar saatinde diplomayı iptal ettirdiler. Her darbenin bir bildirisi okunurdu. Bu da TRT’de okundu. TRT şimdi orada yayın yapıyor. 560 milyarlık yolsuzluk davası başladı demeyerek kendini tekzip ediyor. İBB’nin bütçe toplamının bile bu kadar etmediğini, hizmetlerin yapıldıktan sonra bile 56 kuruş iddia edemedikleri için şimdi TRT darbe bildirisinin altında durmuyor başka yalanlara sarılıyor.

Akın Gürlek, tesadüflerin değil kuklaların ipini elinde tutanların hiç şaşırmayacağı bir görevlendirilmişliğin görevini yerine getirme kişisidir. Bilirkişi ile çok yakın oldu. Adı Satılmış Büyükcanayakın. Meğersem oralarda pilot uygulama yapıyor, Akın Bey ile antrenman yapıyor ve birlikte çalışıyorlarmış. Yolları Akın Gürlek İstanbul’a gelince kesişti. İşte o başka bilirkişilerin herhangi bir suç yok diye rapor verdiği, itiraz edilen bilirkişinin suç yok dediği yerde Ahmet Özer’e doğrudan ilişkisi olmadığı halde sorumluluğu değerlendirilmekte deyip altlık yapmış kişidir.”

AYM’nin hüküm bozma kararı verdiği Akın Gürlek dosyaları

“Belli bir yere gelirken eğri oturup doğru konuşacağız. AK Partili birçok hukukçu izliyor bu toplantıyı. Bir yerde cumhuriyet başsavcısı olmak şartları var. Bakın, Türkiye’de aranıp bulunamayan hakimin ve başsavcının performansına bakın! Selahattin Demirtaş’a hapis cezası veren ki uğradığı haksızlığı Sayın Devlet bahçeli de ifade ediyor. Ceza veren o idi. Verdiği ceza önce AYM ve sonra AİHM tarafından bozuldu. Sırrı Süreyya Önder’e ceza verdi, AYM’den bozuldu ve serbest kaldı. Sırrı Süreyya anlattı bana. Bu Akın’ı benden iyi tanımazsın dedi. Sırrı Süreyya Önder’in yattığı hapse haksızdı diyen kalmadığı gibi benzer bir göreve yine davet edildi. Onu hapiste yatan kararı Akın Gürlek verdi ve AYM bozdu. Selçuk Kozağaçlı’nın, Sözcü gazetecilerine ceza veren Akın Gürlek’ti. Nerede bir AYM kararına direniliyorsa arkasında Akın Gürlek var.”

‘Bir hâkim ya da savcı siyasete girerse geri dönemez’

Bu bozma kararlarına rağmen Akın Gürlek’in görevde yükselmeye devam ettiğini belirten Özel, Adalet Bakan Yardımcılığı görevini “geçici bir ödüllendirme ve sonrasına hazırlık” olarak nitelendirdi.

Yasalara aykırı şekilde görevlendirme yapıldığını öne süren Özel, “Kanun açık: Bir hâkim ya da savcı siyasete girerse geri dönemez. Ama bir imzayla alıp bir imzayla geri koyuyorlar” ifadelerini kullandı. Özel, bu süreç sonunda ilgili ismin 2 Ekim 2024’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandığını söyledi.

Bu atamanın siyasi amaç taşıdığını iddia eden Özel, “Tek beklenti Ekrem İmamoğlu’nun ve CHP’nin iktidar yürüyüşünü durduracak operasyonlar yapılmasıydı. Adalet, hukuk, milletin huzuru kimsenin umurunda değildi” dedi.

Operasyonlara ilişkin de örnekler veren Özel, sabah saatlerinde yapılan baskınları eleştirerek, “Kapılar koçbaşıyla kırılıyor, kapıyı açan kadın itiliyor, insanlar yatak odasından alınıyor” diye konuştu.

Belediye başkanlarının gözaltına alınma biçimini de eleştiren Özel, “İnsanları davetle değil, kollarında polis ve jandarmayla, yukarıdan drone çekimleriyle, adeta suç örgütü mensubu gibi teşhir ediyorlar” ifadelerini kullandı.

Farklı illerde yürütülen soruşturmalarla ilgili de yetki tartışması olduğunu savunan Özel, bazı uygulamaları “küstahlık” olarak nitelendirdi.

Ailelere dokunuldu, imza için baskı yapıldı

Soruşturmalarda ailelerin de hedef alındığını öne süren Özel, “Ailelere dokunuldu, eşlere, çocuklara dokunuldu. Akla hayale gelmeyecek hukuksuzluklar yaşanıyor” dedi.

Bazı şüphelilere baskı yapıldığını iddia eden Özel, bir örnek üzerinden şu ifadeleri aktardı:
“Kadına ‘Çocuğa kim bakacak?’ diye soruyorlar. ‘Anne’ diyor. ‘Kaç yaşında?’ diyor, ‘84’. Sonra ‘İmzayı at, git çocuğunu al’ diyorlar.”

Özel, imza atmayı reddeden kişilerin cezaevine gönderildiğini öne sürerek, “Düzce’de 28 kişilik koğuşta 42. kişi olarak yerde yatıyor” dedi.

Gözaltındaki kişilere baskı yapıldığını savunan Özel, “’Gel imza at, sana filtre kahve yapalım’ diyorlar” ifadelerini kullandı.x

 

Akın Gürlek’in mal varlığı

1- Kartal Esentepe- Avrupa Konutları 26 milyon 250 bin lira değerinde

2- Kartal Esentepe- Avrupa Konutları26 milyon 250 bin lira değerinde

3- İstanbul Beykoz- Mesam ormanı villa – 85 milyon lira

4- Avcılar Filiz köy

5- Tuzla merkez Tuzla Marine city – 10 milyon

6- Ankara Çankara 360 derece ankara manzaları ev 35,5 milyon lira

Lodumlu Beytepe VIP Tower- Ortalama konut değeri 25 milyon lira

Beytepe Mahal Ankara- 17,5 milyon lira

İzmir Konak Halkapınar- Mahal Bomonti- 27 milyon lira

İzmir Konak Halkapınar- Mahal Bomonti- 27 milyon lira

Çanakkale Gelibolu Bayır Mahallesi Arsa- m2 başına 7500 lira

Toplam değeri 355 milyon lira.

“4 tane bakan olduktan sonra çıkan olduysa bunları da oraya dahil edeceğiz. Satılan mülkler var. Esenyurt’ta bir rezidansta dairesini 7 milyon 750 bine satmış. İkinci satılan mülk Halkalı’da 43 milyona sattı, mülk 3, Üsküdar Altunizade’de 47 milyona sattı, Ankara Çankaya’da 27 milyona sattı.

Toplama gelelim:

Satılan 4 konutun değeri 126 milyon TL. Toplam 452 milyon TL’lik gayrimenkul var. Hesabında 1 kuruş parası yoksa bile 452 milyon TL’si var. Şu ana kadar aldığı maaşla bir şişe su içmese 190 yılda alamayacağı kadar gayrimenkul almış. 10 hakim ve savcı 19 yıl çalışsalar hepsini o zaman satın alabilirler.

Satışlardan elde edilen gelirler nerede? Senet karşılığı alınan konutlar nerede düzenlendi. Senetlerin parası nereden ödendi?

Akın Gürlek’in eşinin mal varlığından bahsetmedik. Aile ve eşle uğraşmama hassasiyetimizi biliyorsunuz. Bu alışverişlerin tamamının çantacıları, alanları-satanları belli oldu. Ankara ve İstanbul’daki avukatlık ofislerinde gidilip de tutukluların yakınlarıyla ilişkiler, konuşmalar, buradaki isimlerin tamamı ve devamı. Devlet Bey ‘Akın Bey eskiden savcıydı soru soramazsın’ diyor ya. Akın Bey, bir basın toplantısı yapın. Ben düzenli olarak mal bildirimi yapıyorum. Benim ve eşimin iki eczanesi vardı, biri 28 diğeri 26 sene çalıştı. Ara sokakta birer dükkan edindik. Manisa, Ankara ve İstanbul’da evimiz var. İki mütevazı arabamız var. Sizin maaşınızı aldığınız hesaplar belli. Şimdi çıkıp bu malları nasıl edindiğinizi teker teker ispatlamanız lazım. Namuslu hakim ve savcılara yazık değil mi?”

‘Bu daha turpun küçüğü’ 

“‘Ben bakan oldum, milletvekili olacağım. Darbeye karışan adam elip milletvekilliği mi yapacak? Siz hangi dokunulmazlığa güveniyorsunuz? Darbeye kalkışmışsın sen. Vicdanı olan AKP ve MHP’lilere sesleniyorum. Birileri milletin sırtından servet ediniyor. Bunların tamamı ve fazlası, daha neler neler? Ne için yapılıyor bunların hepsi. Tayyip Bey talimat vermiş. Bu mu mertlik, bu mu mücadele? Bugünkü basın toplantısının adı ‘turbun küçüğü’, büyüğünü bilmeyen mi var? Turpun tarlası var sizin orada.”

‘Yargılamak için iddianameyi bekledim’

“O iddianame çıksın, yargılanacaksınız dedim. Yargılamak için iddianameyi bekledim. Sureti CHP’li görünüp iftira atanların hangi dediği doğru çıktı? Hani Ekrem İmamoğlu’nun lüks araçları. Ekrem İmamoğlu siyasete girdiğinde zengin olan ama siyaset yaptıkça fakirleşmiş birisidir. Siyasete girdiği günden bugüne zenginleştiyse siz çıkarın. Ben hakimlikte, savcılıkta zenginleşeni çıkardım. Bundan sonra Türkiye’deki Ak Parti’nin kara düzeni, bu müesses nizam, arınacaksanız önce Adalet Bakanı’ndan arının. Sonra çıkıp da kimse kimseye haysiyet cellatlığı yapmayacak.

Bu soruları birisi sorabilecek mi? Sorabilen gazetecilere lafım yok. Buna sessiz kalanlar, yarın bana davetiye getirmesin. TGRT denen yapı, zam yapmaya tepki gösteriyor kadın. Biz ölmeyi göz almışız. Bizim kadar cesaretli olan, arkadaşına güvenen de çıkar. Ekrem Başkan’a namusum kadar güveniyorum. Bu haysiyet cellatlığının bir sınırı var. Yerden göğe iftiralarla dolu bir sürecin bir yılını dolduruyoruz. Ben yine yarın şehit aileleri ile iftardayım. Bu da Erdoğan’a, Akın Gürlek’e ve birlikte bir gelecek planlayanlara ders olsun.”