CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğuna son verilmesi ve erken seçim talebiyle başlattığı Millet İradesine Sahip Çıkıyor mitingleri kapsamında Büyükada Atatürk Meydanı’nda düzenlenen 88’inci mitinge katıldı.

Özel, Akın Gürlek’in atanmasını ve yargıya müdahaleyi eleştirerek, “Tayyip Erdoğan gibi kendini yenilmez sanan, her seçimde geçmişini aklayan kendince, gelecekle ilgili de her imkanı denetimsiz ele aldığını sanan biri, ilk kez seçim kaybedince ne yapacağını şaşırdı. Hazmedemedi, kabullenemedi, hep o sesle uyandı geceleri, ‘İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır.’ 2 Ekim 2024 günü bu sesle uyandı, bir bakan yardımcısını uyandırdı, ‘Kalk Akın, kalk.’ Önce hakim, sonra siyasete atılıyor, Bakan Yardımcısı Akın Gürlek. Sonra bir bakıyor ki CHP şahlanmış, iktidara koşuyor, Ekrem İmamoğlu İstanbul’u kazanmış, Türkiye’yi kazanmaya gidiyor. ‘Kalk Akın, kalk’, ‘Kalktım’. ‘Koş Akın, koş’, ‘Koştum’. ‘Vur Akın, vur’, ‘Vurdum’. Her denileni yaptım, gelip selamımı çaktım. Önce hakim, sonra bakan yardımcısı, sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’nı, dün akşam hiç utanmadan, hiç sıkılmadan, hiç erinmeden gerine gerine Adalet Bakanlığı’na atadı, Adalet Bakanlığı’na” dedi.
Bu atamanın Türkiye’nin adalet sistemine verdiği zararı vurgulayan Özel, konuşmasına şöyle devam etti:
‘Adalet Bakanlığı’na böyle biri geldiği için utanç içindeyim’
“Bu atamadan Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı’na böyle biri geldiği için utanç içindeyim. Türkiye’nin yarınları için elbette endişe içindeyim. Ancak kendi davamız, yürüdüğümüz yol, haklılığımız ve bunu millete anlatma çabamız için son derece memnunum. Dün Erdoğan attığı imzayla kendini yalanlamıştır. Yalanın büyüğü ‘Türkiye hukuk devleti’ yalanıdır. Dün attığı imzayla, yaptığı atamayla bizi doğrulamıştır. Akın Gürlek siyasidir, tüm davalar siyasidir, arkadaşlarımız masumdur, bunlar iftiracıdır, kumpasçıdır, darbecidir.
Tarihte ilk kez bakanlık makamı bu kadar mundar olmuş, etrafına AK Partilileri çekmiş, koruyor. Elindeki kağıdı titreyerek okuyor, böyle bakanlık andı içiyor. Tersi olsa, bir savcı CHP’de siyasete başlasa, o savcının iddiasına hukuki der misin? O savcı size her türlü kötülüğü yapsa, sonra da gelse benden aferin alsa, sen bu yapılan işlere hukuki der misin? Bütün AK Partililere, MHP’lilere sesleniyorum. Gözünüzün önünde olan bu yanlışa susmak doğru değil.”
‘Enflasyon 30 olduysa, 19 Mart darbesinden dolayı oldu’
Ekonomik sorunlara değinen Özel, CHP iktidarında emekli maaşları ve asgari ücretin yükseleceğini, temel vatandaşlık geliri ile hiçbir hane gelirinin sıfır kalmayacağını söyledi:
“Emekli maaşının, asgari ücretin artması için, çiftçinin, esnafın yüzünün gülmesi için siyasette rekabet lazım. Rakibini hapse atarak, oraya demir atmamalı. Milleti memnun edebilirse kalmalı, millet gönderirse gideceğini bilmeli. Geçen sene enflasyon hedefi yüzde 14’tü. TÜİK’in yalanına göre bile iki katı çıktı. Hayat pahalılılığından şikayet edenlere söylüyorum. 19 Mart darbesinde borsa bir anda yüzde 9 düştü, Haziran’da CHP’ye saldırı yüzde 6 düştü. 5 bin polisle binaya geldiler yüzde 4,5 düştü. Borsa düştükçe, dolar fırladıkça, doları tutmak için faiz artırıyorlar. Faiz artırılınca enflasyon düşmez. Enflasyon 14 yerine 30 olduysa, 19 Mart darbesinden dolayı oldu. 600 TL’ydi kıyma, 800 TL olacaktı, bunlar böyle yaptı diye bin TL oldu. Kendini düşünen, kesesini düşünen, ekonomiyi düşünen herkese söylüyoruz. Bu yapılanlarla, AK Parti’nin yargıya müdahalesiyle bu işler düzelmez. Siz yanlışa yanlış deyin, arayan sorana ‘Bir daha oy vermem böyle giderse’ deyin. Akın Gürlek siyasidir, bu dava siyasidir, arkadaşlarımızın içeride tutulması siyasidir, bu işin sonunda memleketin başına gelenlerin tek sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan’dır. “
‘AK Parti’nin kara düzenini yerle bir edeceğiz’
Özel, iktidarın yargı ve seçim müdahalelerini eleştirerek, bu düzeni değiştireceklerini ve adaleti sağlayacaklarını şu sözleriyle belirtti:
“Gelecek hafta Ataşehir’de 39’uncu ilçe mitingimizi yapacağız. Sonra, 3 hafta boyunca, birinci bölgede, ikinci bölgede ve üçüncü bölgede birer bölge mitingi yapalım mı? Ondan sonraki çarşamba geliyor 18 Mart’a. Yani ertesi gün 19 Mart. 18 Mart günü, diplomanın iptal günü başlayıp, 19 Mart’a kadar hep beraber bir meydanda olalım mı? Hatta şöyle yapalım mı? Mesela o gece ‘Yiğidim aslanım’ı Zülfü Livaneli’den dinleyelim mi? ‘Kurtuluş yok tek başına’yı İlkay Akkaya çıkıp da kendi söylesin mi? Şu ana kadarki 88 eylemde kim konuştuysa, onlar buradan birinci yıldönümünde öğrencilere, gençlere, Türkiye’ye seslensin mi? Biz 18 Mart’ı 19 Mart’a hep beraber bağlayalım mı? Ahlaki üstünlük bizdedir, psikolojik üstünlük bizdedir, çoğunluk enerjisi bizdedir, biz haklıyız, biz kazanacağız. Bu moral üstünlükle baş edemiyorlar. Onun için moralleri bozmak istiyorlar. Onun için ailelere, eşlere, çocuklara saldırıyorlar. Yükümüzü alan özel kalem müdürlerini, canımızı koruyan korumaları, araçları kullanan suçsuz şoförleri alıyorlar, içeri koyuyorlar, zulmediyorlar, ‘Çıkmak istersen şu iftiranameye imza at’ diyorlar. Bunun adı AK Parti’nin kara düzeni. AK Parti’nin kara düzeni enflasyonu Avrupa birincisi yapan düzendir, yargıya güveni yüzde 20’ye indiren düzendir, bir kişi iktidarda kalsın diye bir milleti yoksullaştıran düzendir. küçücük çocuğun gözyaşıyla annesini tehdit edip de onu iftiraya zorlayan düzendir. Bu düzeni yıkacağız, AK Parti’nin kara düzenini yerle bir edeceğiz.” (ANKA)
Yemin edeceği sırada Anayasa kitapçığı fırlatılan Akın Gürlek’ten ilk açıklama



