Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Sözcüsü Rêwar Avdanan, İran ile ABD arasında sağlanan geçici ateşkesi ve bölgesel etkilerini değerlendirdi.
Avdanan, 40 günlük yoğun savaş sürecinin ardından sağlanan 15 günlük ateşkesin geleceğinin, ABD ile İran arasında yeniden başlatılması planlanan müzakerelere bağlı olduğunu ifade etti.
‘Ateşkes kısa bir soluklanmadan öte bir anlam taşımayabilir’
ANF’ye konuşan Avdanan, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Ateşkesin sürmesi ya da sona ermesi, ABD ile İran İslam Cumhuriyeti arasında yeniden başlatılması, planlanan müzakere sürecine bağlıdır. Taraflar taleplerine ulaşamaz ve bu görüşmeler de önceki müzakereler gibi çıkmaza girerse, büyük olasılıkla savaşın devamına ve hatta şiddetlenmesine tanık olacağız. ABD’nin kendi politikalarını İran’a dayatmakta ısrarcı olduğu açıktır. Ülke yönetimini fiilen tamamen kontrol altına alan Devrim Muhafızları bu dayatmaları kabul etmezse, bu ateşkes savaşın ortasında kısa bir soluklanmadan öte bir anlam taşımayacaktır.”
‘Ne İran eski İran olacak ne de Orta Doğu’daki dengeler geçmişe dönecektir’
İran’ın savaş sonrası içine gireceği durumun bölgesel dengeleri derinden etkileyeceğine işaret eden Avdanan, “Eğer ilerleyen müzakerelerde İran İslam Cumhuriyeti hegemonya arayışına dayalı politikalarında köklü değişikliklere zorlanırsa, bu durum Ortadoğu’daki dengeleri ciddi biçimde değiştirecektir. Savaş zaten geniş çaplı etkiler bıraktı. Bundan sonra da ne İran eski görünümüne sahip olacak ne de Ortadoğu’daki dengeler geçmişe dönecektir” ifadelerini kullandı.
‘İç krizler geçmişe kıyasla daha derin bir hal almıştır’
Avdanan, ateşkesin Kürtlere yansımalarına ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu:
“Eğer İran İslam Cumhuriyeti bu ateşkesi güç toplamak ve İran’daki milliyetlere, özellikle de Kürtlere yönelik iç baskıyı artırmak için bir fırsata çevirirse ve savaşın yarattığı zayıflıkları gizlemeye çalışırsa, ülke içindeki kriz daha da derinleşecektir. Unutmamak gerekir ki, İran’daki tüm iç krizler hala devam ediyor hatta geçmişe kıyasla çok daha derin bir hal almıştır. İran halkı ve Kürtler Ocak ayında ülke genelinde bir ayaklanma başlatmış, ancak bu hareket kanlı bir şekilde bastırılmıştır. Halk bu vahşeti unutmuş değildir. Uzun zamandır İran halkı ve Kürtler kendi yollarını bu rejimden ayırmış durumdadır. Son savaşta ağır darbeler alan İran yönetimi, ülkeyi yönetme konusunda eskisine göre daha zayıf ve yetersiz olacaktır. Bu durum, toplumun günlük yaşamını ve siyasi tutumunu doğrudan etkileyecek; krizler halkın tahammül sınırını aştığında ve rejim sorunları daha da artırdığında, toplum tepki gösterecektir.”
PJAK Sözcüsü Rêwar Avdanan, “Bu ateşkes ister savaşın ortasında kısa bir mola olsun ister taraflar arasında bir uzlaşmayla sonuçlansın, Kürtlerin ve İran’daki diğer toplumların demokratik mücadelesi tüm gücüyle devam edecektir” diye konuştu.
‘Orta Doğu’nun şekillenmesinde Kürtlerin stratejik rolünü herkes kabul etmeli’
ABD Başkanı Donald Trump’ın Kürtlere yönelik değerlendirmelerine de değinen Avdanan, Kürtlerin bölgedeki gelişmeleri dikkatle izlediğini ve ilişkilerini buna göre şekillendirdiğini söyledi:
“Kürtler, varlıklarını korumak, özgürlük ve demokrasi elde etmek için mücadele eden bilinçli ve politik bir toplumdur. Bunlar son derece stratejik ve önemli konulardır. Bu nedenle Kürtler, diğer aktörlerin kendi taleplerine ve siyasi programlarına yaklaşımını dikkatle izler ve ilişkilerini buna göre belirler. Kürtler, Orta Doğu’daki demokratik ve özgürlükçü mücadelelerinde son derece kararlı ve ciddidir. Geleceğin Orta doğusunun şekillenmesinde Kürtlerin tarihi ve stratejik rolü inkâr edilemez. Herkes bu gerçeği kabul etmeli ve buna saygı göstermelidir. Artık bölgesel ve küresel siyasi güçlerin Kürt halkına yönelik doğru politikalar geliştirmesi ve tek taraflı yaklaşımlardan vazgeçmesi gerekmektedir. Kürtler olmadan Ortadoğu’nun olumlu değişimler yaratması mümkün olmayacaktır.”




