• Ana Sayfa
  • Bilim & Teknoloji
  • 11. Mezopotamya Sağlık Kongresi: ‘Politikacıların başaramadığını Kürt doktorları başardı’

11. Mezopotamya Sağlık Kongresi: ‘Politikacıların başaramadığını Kürt doktorları başardı’

Erbil’de düzenlenen 11. Mezopotamya Sağlık Kongresi, 2600 katılımcısıyla bölge tarihinin en büyük tıp buluşmasına ev sahipliği yaptı. İlke TV’ye konuşan kongrenin mimarlarından Prof. Dr. Husên Bektaş, Kürtlerin artık bilimsel alanda dünyadaki her halkla yarışabilecek durumda olduğunu vurguladı.

11. Mezopotamya Sağlık Kongresi: ‘Politikacıların başaramadığını Kürt doktorları başardı’
  • Yayınlanma: 8 Şubat 2026 15:50
  • Güncellenme: 8 Şubat 2026 17:32

Irak Federe Kürdistan Bölgesi’nin başkenti Erbil’de 5-6 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenen 11. Mezopotamya Sağlık Kongresi, 2600 katılımcı ve yüksek bilimsel niteliğiyle bölge tarihinin en büyük tıp buluşmasına dönüştü. Kongreye Kürt coğrafyasından ve çok sayıda ülkeden doktorlar, cerrahlar, diş hekimleri, eczacılar ve akademisyenler katıldı.

Kongrede iki gün boyunca 23 ana başlık altında 160 konuşmacıyla paralel oturumlar düzenlendi. Dijital sağlık sistemleri, kardiyoloji, diyabet ve endokrinoloji, onkoloji ve hematoloji, genel cerrahi, kadın hastalıkları ve doğum, çocuk sağlığı, nöroloji, psikiyatri ve organ nakli gibi alanlarda güncel bilimsel çalışmalar paylaşıldı.

Sağlıkta dijitalleşme ve e-sağlık uygulamalarına ayrılan oturumlarda, birinci basamak sağlık hizmetlerinde dijital sistemlerin etkileri ve sağlık hizmetlerine erişim tartışıldı. Kardiyoloji ve cerrahi oturumlarında ise minimal invaziv yöntemler, laproskopik cerrahi ve robotik cerrahi uygulamaları öne çıktı.

Kongre kapsamında ayrıca mülteci kamplarında yaşayanların sağlık durumu ile lisans öğrencilerine yönelik poster sunumları da yer aldı.

Kongre başkanı Dr. Basak Berzenci, açılış mesajında, Mezopotamya Sağlık Kongresi’nin bölgesel ve uluslararası düzeyde bilimsel işbirliğini güçlendirdiğini vurgulayarak, kongrenin sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmayı ve güncel bilimsel bilgiyi sahaya taşımayı amaçladığını ifade etti.

Organizasyonun kurumsal hafızasını ve ulaştığı uluslararası başarıyı kongrenin kilit isimlerinden ve kurucularından olan Prof. Dr. Hüseyin Bektaş’tan ve kongrenin katılımcılarından olan Prof.Dr. Cenap Ekinci’den dinledik.

Almanya’da tanınmış doktorlardan ve kongrenin mimarlarından olan Prof. Dr. Husên Bektaş (Hüseyin Bektaş) ile organizasyonun tarihsel sürecini ve ulaştığı başarıyı konuştuk. İlke TV’nin sorularını yanıtlayan Bektaş, uzun yıllar Almanya’da Kürt Doktorlar Derneği başkanlığı yaptı. Geçtiğimiz yıl yaptığı bir ameliyatla 8.5 kiloluk dev bir mide tümörünü başarıyla çıkarması ise dünya basınında geniş yer tuttu.


Prof.Dr. Husên Bektaş

2008’den bugüne: Bir avuç doktordan dev bir bilim kongresine

Prof. Dr. Husên Bektaş, bugün binlerce hekimi buluşturan bu dev organizasyonun temellerinin, 2008 yılında Avrupa’da atılan mütevazı ama kararlı bir adımla başladığını anlatıyor. Akademik kariyeri boyunca dünya çapında sayısız kongreye katılan Bektaş, süreci başlatan o can alıcı soruyu şöyle paylaşıyor: “Herkes kendi dilinde kongre yapıyor, peki biz neden yapmayalım?”

O dönem Almanya’daki Kürt Doktorlar Derneği Başkanı olan Bektaş ve bir grup meslektaşı, “Kürtçe tıp kongresi” idealini hayata geçirmek için rotayı önce Türkiye’ye çevirdi. Diyarbakır Tabipler Odası ve dönemin oda başkanı Selçuk Mızraklı ile kurulan temaslar, kısa sürede Kürdistan Bölgesi’ndeki tabip odalarıyla yapılan görüşmelerle birleşti. Yaklaşık 10 kişilik bir öncü grubun Erbil ve Süleymaniye’deki görüşmeleri sonucunda tarihi bir karara varıldı: İlk kongre 2009 yılında Diyarbakır’da gerçekleştirildi. Bu zirve, Kürtçe dilinde yapılan ilk bilimsel tıp kongresi olarak tarihe geçti.

Sınırları aşan katılım

Zamanla katılım sayıları 300-400 bandından, İran ayaklarında 800’lü rakamlara ulaştı. Mardin, Van ve Süleymaniye gibi merkezlerde düzenlenen kongreler dizisi, Covid-19 pandemisi döneminde büyük bir sınav verdi. Şartların imkânsızlaştığı bu dönemde bile süreklilikten ödün verilmedi ve 2023 yılında kongre Berlin’de yapılarak gelenek yaşatıldı.

Erbil’de rekor katılım: 2600 bilim insanı

Geçtiğimiz yıl Erbil’de düzenlenen 10. kongrenin başarısı, bu yılki 11. zirvede katılımcı sayısını adeta ikiye katladı. Geçen yılki 1400 kişilik katılım, bu yıl yaklaşık 2600 Kürt doktor ve bilim insanının katılımıyla yeni bir rekora imza attı. Dr. Basak Berzenci’nin başkanlığındaki zirveye dair Bektaş şu detayları paylaşıyor:

  • Avrupa’dan Amerika’ya, Kanada’dan Asya ve Afrika’ya kadar 10’dan fazla ülkeden katılım sağlandı.
  • Kazakistan’dan gelen yaklaşık Kürt 40 doktorun varlığı ve nitelikli katkıları, Kürtçe yaptıkları sunumlar kongrenin en sevindirici sürprizlerinden biri oldu.
  • 23 ayrı oturumda 160’a yakın bilimsel sunum gerçekleştirildi.
  • Bu yıl ilk kez yaklaşık 30 tıp öğrencisi, hazırladıkları bilimsel posterlerle çalışmalarını sunma imkânı bularak akademik dünyaya ilk adımlarını attı.

Dr. Bektaş, tüm zorluklara rağmen Suriye ve İran’daki Kürt doktorlardan da kısıtlı ama anlamlı katılımların olduğunu belirterek; sürecin başarısını “son derece yoğun ve nitelikli” sözleriyle özetliyor.

“Kürtçe ile tıp eğitimi verilemez” söylemi çöktü

Kongrenin temel motivasyonunun “ana dilde bilim” olduğunu vurgulayan Bektaş, en büyük başarının dil konusundaki önyargıları kırmak olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Konuşmacıların yaklaşık yüzde 95’i Kürtçe sunum yaptı. Kurmancî, Soranî ve Zazakî lehçelerinde bilimsel veriler paylaşıldı. Bu sayede ‘Kürtçe ile tıp eğitimi verilemez’ söylemi tamamen çökmüş oldu. Kürtçe binlerce yıllık tarihsel altyapısıyla elbette bir bilim dilidir. Sorun dilin yetersizliği değil, yasaklar ve imkânsızlıklardır.”

Uluslararası standartlarda bir zirve

Kongrenin bilimsel niteliğinin dünya standartlarında olduğunu belirten Dr. Bektaş, organizasyonun prestijli British Royal College of Physicians tarafından akredite edildiğine dikkat çekti. “Bilimsel seviye son derece yüksekti ve uluslararası kongrelerle kıyaslandığında bizi geride bırakacak hiçbir başlık yoktu” diyen Bektaş, Kürt bilim insanlarının dünya çapındaki başarılarından örnekler verdi:

“Zaholu bir meslektaşımız kalp nakline ihtiyacı ortadan kaldırabilecek yeni bir kalp üzerinde çalışıyor. Ayrıca Amerikan Karaciğer ve Pankreas Cemiyeti Başkanı Profesör Gazi Zebari gibi uluslararası otorite isimler de aramızdaydı. Biz artık bilimsel alanda dünyadaki her halkla yarışabilecek durumdayız.”

“Politikadan uzak, kimliğe yakın”

Dr. Bektaş, katılımın yoğunluğunu ve hissedilen birlik ruhunu ise organizasyonun apolitik duruşuna bağladı. Kürt politikasındaki yorgunluğun aksine, bilimsel bir kimlik etrafında birleşmenin halkta büyük karşılık bulduğunu ifade eden Bektaş, şu çarpıcı tespitte bulundu:

“Bizim kongremizde siyaset yok. Hiç kimseyle organik bir bağımız yok. Bu yüzden insanlar bu kimliğe sahip çıkılmasını önemsiyor. Açıkça söylüyorum: Kürt politikacıların beceremediklerini biz yaptık; dünyanın dört bir yanından Kürt doktorları dini, mezhebi ve görüşü ne olursa olsun bir araya getirdik. Bu, Kürtler açısından ilk gerçek ulusal kongredir.”

Laliş’te duygusal buluşma

Kongre kapsamında gerçekleşen en anlamlı ziyaretlerden biri de Laliş’te Ezidi toplumunun önderleriyle yapılan görüşmeydi. Ezidi Miri Hazım Tahsin, Baba Şeyh ve Bavi Çavuş tarafından ağırlanan heyet, burada büyük bir saygıyla karşılandı. Prof. Dr. Bektaş, bu buluşmanın kendisini derinden etkilediğini belirterek, “Bize kapılarını açtılar, Kürt doktorların yanında olduklarını gösterdiler. Onlar bizim için bir gurur kaynağıdır” dedi.


Prof.Dr. Cenap Ekinci

Kurumsallaşma yolunda: “Kürt Doktorlar Birliği”

Kongrenin sadece bir etkinlik olmaktan çıktığını vurgulayan Prof. Dr. Cenap Ekinci ise, sürecin artık bir hizmet alanına dönüştüğünü belirtti. Ekinci şunları söyledi: “Artık bu etkinlik sadece bir Mezopotamya Tıp Kongresi olmaktan çıktı. Kürt Doktorlar Birliği’ne dönüştü diyebiliriz. Bu artık bir hizmet alanı. Kurumsallaşarak devam edecek. Mardin’den, Diyarbakır’dan, İstanbul’dan, Antep’ten, İzmir’den; her yerden Kürt doktorlar geldi. En iyi sunumlarını getirdiler, sundular, tartıştılar. Ben çok fazla bilimsel toplantıya katılıyorum ama açık söyleyeyim, bu kadar yoğunluk ve ilgi gördüğüm bir toplantı daha önce yaşamadım. Bilim adına gerçekten çok güçlüydü.”

Kongrenin sürekliliğinin önemine değinen Ekinci, imkânların kısıtlı olduğu dönemlerde bile Avrupa’da yapılarak bu geleneğin korunduğunu hatırlattı.

Kürtçe bilim dili olarak rüştünü ispatladı

Kongrenin en dikkat çekici yönlerinden biri, sunumların neredeyse tamamının Kürtçenin farklı lehçelerinde yapılmış olmasıydı. Dr. Husên Bektaş, konuşmacıların yüzde 95’inin Kürtçe sunum yaptığını belirtirken, Prof. Dr. Cenap Ekinci dilin zenginliğine dair şu gözlemlerini paylaştı:

“Bahri Çakabay sunumunu Zazaca yaptı. Soranî konuşan doktorlar Soranî yaptı. Kimse kimseyi yadırgamadı. Kürtçenin bir kısıtlılığı yok; aksine çok zengin, şiirsel ve gramer altyapısı çok güçlü bir dil.”

Kongre, bilimsel niteliğiyle de çıtayı en üst seviyeye taşıyarak organ nakli ve kanser araştırmaları gibi hayati konular masaya yatırıldı. Prof. Dr. Cenap Ekinci, bizzat sunduğu tebliğden bahsederek, “Hücre kültüründe, nar suyunda bulunan ve kansere iyi geldiği düşünülen bir maddeyle ilgili çalışmamı sundum” dedi.

Kongrede Kürt ulusal birliği duygusunun çok net hissedildiğini söyleyen Ekinci “Ulusal birlik duygusu çok güçlüydü. Artık “ayrı, gayrı” yok. Herkes Kürt kimliği altında mutabık. Parti, çizgi ayrımı yok. Herkes dünyada Kürtlerin başına gelenlerin farkında ve aynı noktada duruyor” dedi.

Mesud Barzani’den birlik mesajı

Kongreye katılan Mesud Barzani, yaptığı konuşmada “Bütün Kürtler için elimden gelen her şeyi yapacağım” diyerek ulusal birlik vurgusu yaptı. Bu birlik ruhu saha çalışmalarına da yansımış durumda. Prof. Dr. Ekinci, Barzani Vakfı Başkanı ile yaptığı görüşmeyi şu sözlerle aktardı:

“Daha yeni Rojava’dan gelmişti, adeta tozu üzerindeydi. Kobani’ye ulaşmaya, gıda ve ısınma malzemeleri desteği vermeye çalıştıklarını anlattı. Oradaki durumun çok kötü olduğunu anlattı.”

Gelecek hedefleri: 2028 Halepçe planı

Kongrenin gelecek rotası da şimdiden belirlendi. 2027 yılında Duhok’ta yapılması planlanan zirvenin, 2028 yılında çok daha anlamlı bir adrese taşınacağı açıklandı. Ekinci, “2028’de Halepçe’de olacağız. Çünkü o yıl, kimyasal katliamın 40. yılı olacak ve tüm programı oraya taşımayı planlıyoruz” diyerek tarihi bir sorumluluğa işaret etti.

Ekinci aynı zamanda bu tür etkinliklerin diğer meslek grupları arasında yapılması gerektiğini de vurguladı: “Doktorlar yaptıysa, mühendisler, veterinerler, herkes yapmalı. Kürt Gazeteciler Birliği böyle toplantılar yapabilir. Kültürel yayıncılar birliği gibi yapılar çoğaltılabilir.”