ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan son Epstein dosyaları, Jeffrey Epstein’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le doğrudan temas kurabilmek için yıllar süren sistematik girişimlerde bulunduğunu ortaya koydu. Belgelere göre Epstein, özellikle 2010 yılından itibaren Putin’le yüz yüze görüşme ayarlamak amacıyla siyasi ve diplomatik bağlantılarını devreye soktu.
Independent’ın aktardığına göre Putin’in adı, yaklaşık 3,5 milyon kaydı içeren belgelerde toplam 1.055 kez yer aldı. E-postalar, Epstein’ın çocuk fuhşuna aracılık suçundan aldığı ilk mahkûmiyetin ardından da bu temas arayışını sürdürdüğünü gösteriyor.
Putin’in 2012’den bu yana Rusya Devlet Başkanı olduğu, ancak 2000 yılından itibaren ülkenin fiili lideri konumunda bulunduğu hatırlatılıyor. Belgeler, Epstein’ın 2013–2018 yılları arasında Rusya’ya yabancı yatırım çekme başlığı altında Putin’le görüşme ayarlamaya çalıştığını ortaya koyuyor. Ancak bu görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmediği belgelere yansımış değil.
Rus vizesi arayışı
Dosyalarda, Epstein’ın en az 2010’dan itibaren Rusya vizesi almaya çalıştığına dair yazışmalar da yer alıyor. Epstein’ın bir e-postasında, “Vize almam gerekiyor mu? Putin’in bir arkadaşı var, ona mı sorsam?” ifadelerini kullandığı görülüyor.
Ağustos 2011 tarihli bir başka yazışmada ise Birleşik Arap Emirlikleri’nden iş insanı Ahmed bin Sulayem’e, Putin’in ABD’ye gelme ihtimali nedeniyle Soçi’de bir görüşmenin “olası görünmediğini” yazdığı belirtiliyor.
Norveçli eski başbakan üzerinden temas
Epstein, Putin’le görüşme arzusunu Norveç’in eski Başbakanı ve Avrupa Konseyi eski Genel Sekreteri Thorbjørn Jagland ile de paylaştı. Mayıs 2013 tarihli bir e-postada Jagland’ın, Epstein’a önerilerini Putin’e doğrudan iletmesi gerektiğini söylediği ve görüşme ayarlamaya çalışabileceğini ima ettiği yer aldı.
Ehud Barak ve iptal edilen görüşme
Belgelerde, Epstein’ın Mayıs 2013’te eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ile yazışmaları da bulunuyor. Epstein’ın Barak’a, Haziran ayında Putin’le görüşmeyi umduğunu ve Batı sermayesinin Rusya’ya çekilmesini konuşmak istediğini ilettiği belirtiliyor.
Ancak birkaç hafta sonra Epstein’ın, Saint Petersburg’da planlanan görüşmeyi iptal ettiği ve Putin’den “yeterli zaman ve mahremiyet” talep ettiği görülüyor.
MH17 sonrası geri adım
2014 Temmuz’unda Epstein’a gönderilen bir e-postada, Putin’le tanıştırma girişiminin başarısız olduğu belirtiliyor. Epstein ise bu mesaja, “Uçak kazasından sonra kötü bir fikir” yanıtını veriyor. Bu ifadeyle, Malaysia Airlines’a ait MH17 sefer sayılı uçağın düşürülmesine atıf yapıldığı değerlendiriliyor.
Lavrov, Trump ve mesaj trafiği
2018 yılında Epstein, Jagland’dan Putin’e bir mesaj iletmesini istedi. Mesajda, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile bir görüşme ayarlanması talep ediliyor. Epstein, bu yazışmalarda ABD Başkanı Donald Trump hakkında “içgörü” sağlayabileceğini ima ediyor.
Prens Andrew ve Rus kadın detayı
Belgelerde, Epstein’ın 2010 yılında “The Duke” adlı bir e-posta hesabıyla yaptığı yazışmalar da yer alıyor. Bu yazışmalar, Epstein’ın Prince Andrew ile 26 yaşında bir Rus kadının yemeğini organize ettiğini düşündürüyor. Epstein, kadın için “26 yaşında, Rus, zeki, güzel ve güvenilir” ifadesini kullanıyor.
FSB ve şantaj iddiaları
Dosyalarda ayrıca Epstein’ın 2015 yılında, Rusya Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımcısı ve aynı zamanda FSB mensubu olduğu belirtilen Sergey Belyakov ile şantaj konusunu konuştuğu yazışmalar yer alıyor. Epstein, Moskova’dan bir kadının New York’taki güçlü iş insanlarını şantajla tehdit ettiğini belirterek bunun “herkes için kötü” olduğunu ifade ediyor.
Kendisine attığı notlarda ise “FSB’deki arkadaşlarından” söz ettiği görülüyor. ABD’li güvenlik yetkilileri, Epstein’ın uzun süredir Rus organize suç ağlarıyla bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor. Belgeler, Epstein’ın sık sık “Rus kızları” hakkında yazışmalar yaptığını ve Moskova’dan Paris ile New York’a uçuşlar ayarlattığını da ortaya koyuyor.




