Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanlığı’nın 27 Ağustos’ta aldığı ve Kürtçe derslerini haftada 3 saatle sınırlandıran kararın ardından Rojava’da başlayan protestolar devam ediyor.
Dêrik’te çadır eylemi sürüyor
Dêrik kentindeki sakinler ve öğrenciler, haftada yalnızca 3 saat Kürtçe ders verilmesini reddederek anadilinde eğitim talebiyle başlattıkları çadır eylemini dördüncü gününde sürdürüyor. Eylemciler, haklarının korunmasının anayasal tanınma ve anadilde eğitimle mümkün olduğunu belirtti.
Cizire Bölgesi’nin Dêrik kentinde, Halk İnisiyatifi tarafından Kürtçe’nin resmi ve anayasal olarak tanınması ile anadilinde eğitim talebiyle 10 Eylül’de başlatılan çadır eylemi, Yusuf El Azma Okulu’nun önünde devam ediyor. Berav bölgesinin kırsal mahallelerinden gelen kent sakinleri ve öğrenciler de eylem çadırını ziyaret ederek destek verdi. Çadırda bir araya gelen halk, kararın düzeltilmesini, eğitim materyallerinin eksiksiz olarak Kürtçe sağlanmasını ve dilin anayasada tanınmasını talep etti. Eylemciler, haklı mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

Girkê Legê ve Rimêlan’da boykot
Girkê Legê ve Rimêlan öğrencileri, eğitimlerine Kürtçe devam etme kararlılığıyla 6 gündür okula gitmiyor. Millî Eğitim Bakanlığı’nın kararına tepki gösteren Girkê Legê kenti, Rimêlan beldesi ve bölge köylerindeki öğrenciler sınıflara girmeyi reddediyor. Haseke vilayetinde 6 Eylül’de başlayan öğrenci eylemleri, anadilde eğitim talebiyle kararlılıkla sürdürülüyor.

‘Geleceğimiz tehlikeye atılamaz’
Suriye’nin Haseke kentinde bir araya gelen yüzlerce öğrenci ve öğretmen, geçici hükümetin Kürtçe eğitime getirdiği kısıtlamalara ve materyal reddine karşı basın açıklaması düzenledi.
Miêrfe mahallesindeki İbn Rüşd Okulu’nda toplanan eylemciler, anadilde eğitim hakkının uluslararası yasalarla güvence altına alındığını hatırlatarak kararın derhal durdurulmasını talep etti. Eylemde açılan pankartlarda “Kürtçe öğrenmek bizim hakkımızdır”, “Kürtçe varlığımızdır” ve “Suriye’de Kürtçe, Arapça gibi resmi bir dil olduğunda rönesans başlar” mesajları öne çıktı.
Saygı duruşunun ardından öğrencilerden Hedla Xelef Kürtçe, Hêmin Hiso ise Arapça ortak açıklamayı okudu. Açıklamada, ilkokuldan liseye kadar binlerce öğrencinin halihazırda Kürtçe eğitim aldığına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“Kürtçe materyallerin kabul edilmemesi ve eğitimin haftada sadece 3 saatle sınırlandırılması, yasal ve ulusal haklarımızın açık bir ihlalidir. Bu kararı reddediyoruz. Okulun ilk sınıfından beri Kürtçe okuduk ve bu dayatma geleceğimize zarar veriyor.”
Suriye’nin Arap, Ermeni, Kürt ve Süryani halklarının ortak vatanı olduğu vurgulanan açıklamada, ülkenin kültürel ve dilsel çoğulculuğuna saygı duyulması gerektiğinin altı çizildi. Öğrenciler, geçici hükümetten bir an önce bu karardan vazgeçilmesini ve anadilde eğitim hakkının önündeki engellerin kaldırılmasını istedi.

Kürtçe eğitimin statüsüne ilişkin arka plan
Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanlığı, 27 Ağustos’ta yayımladığı 493 sayılı kararla, Kürtçenin yoğun nüfuslu bölgelerde devlet ve özel okullarda “ulusal dil” olarak okutulmasını ve müfredata dahil edilmesini kararlaştırmıştı. Kararla Kürtçe dersi haftada 3 saatle sınırlandırılırken, ders notunun yıl sonu ortalamasına katılması öngörüldü.
Ancak daha önce anaokulundan üniversiteye kadar eğitim dili olarak kullanılan Kürtçenin bu şekilde kısıtlanması, bölgede halkın, öğrencilerin ve öğretmenlerin tepkisine yol açtı.
Tartışmanın arka planında, Suriye geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Ocak 2026’da yayımladığı 13 sayılı kararname ile 29 Ocak 2026’da Şam ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşma yer alıyor.
13 sayılı kararnamede Kürtlerin Suriye halkının asli unsuru olduğu belirtilerek kültürel ve dilsel hakları güvence altına alınmıştı. 29 Ocak anlaşmasında ise eğitim sürecinin Eğitim Bakanlığı ile koordineli yürütülmesi ve özgünlüklerin gözetilmesi kararlaştırılmıştı. Buna rağmen yayımlanan yeni sınırlama kararı, bölgedeki protestoların odağını oluşturuyor. (ANHA)



