SAMER Saha Araştırmaları Merkezi, yetişkinlerin çocukluk deneyimleri ile günümüz çocukluğuna bakışını ele alan kapsamlı bir saha araştırması yayımladı. Ocak ayında yapılan çalışmada 612 kişiyle anket uygulanırken, çocukluğun tek tip bir deneyim olmadığı vurgulandı.
Araştırmada, çocukluğun bir “hak alanı” mı yoksa “geleceğe hazırlık süreci” mi olarak görüldüğü sorgulandı. Bulgular, özellikle erken yaşta çalışma deneyimlerinin çocuk olma hâlini sınırladığını ve bu durumun yetişkinlik döneminde de etkisini sürdürdüğünü gösterdi.
Ankete katılanların yüzde 40’ı, 18 yaşından önce çalıştığını belirtti. Çocuk işçiliğinin erkeklerde daha yaygın olduğu ortaya çıktı. Erkek katılımcıların yüzde 72’si çocukken çalıştığını söylerken, bu oran kadınlarda yüzde 25 olarak kaydedildi. Çalışmaya başlama yaşının ortalama 12 olması, çocuk işçiliğinin erken yaşlarda başladığını ortaya koydu.
Araştırmaya katılanların büyük bölümü çocukluğu bir hak alanı olarak tanımlıyor. Katılımcıların yüzde 67’si, çocukların 18 yaşından sonra çalışması gerektiğini ifade etti. Buna karşın birçok katılımcı, kendi çocukluğunda erken yaşta çalışmak zorunda kaldığını dile getirdi.
Çalışmada sivil toplumla ilişki düzeyi de incelendi. Sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkisi bulunan katılımcıların çocukluk algısının farklılaştığı, çocukluğu daha güçlü biçimde bir hak alanı olarak gördükleri tespit edildi.
Araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri ise çocuklukta yaşanan zorlukların yetişkinlik üzerindeki etkisine ilişkin oldu. Katılımcıların yüzde 94’ü, çocukluk döneminde yaşanan güçlüklerin yetişkinlik yaşamını doğrudan etkilediğini belirtti.




