Suriye geçici hükümet başkanı Ahmed Şara tarafından bir kararname yayımlandı.
Şara sözlerine başlarken şu ifadeleri kullandı:
“Ey Kürt halkımız, ey Selahaddin soyundan gelenler, Kürt halkımıza zarar vermek istediğimiz yönündeki anlatıya inanmaktan sakının.
Allah’a yemin olsun ki, size zarar veren herkes kıyamet gününe kadar bizim düşmanımız olacaktır.
Sizin hayatınız bizim hayatımızdır ve biz ülkenin ve halkının refahı, kalkınması, yeniden yapılanması ve milletin birliğinden başka bir şey istemiyoruz.
Topraklarından zorla çıkarılan herkesi, silahlarını bırakmaktan başka hiçbir şart koşulmaksızın, güvenli ve koşulsuz olarak geri dönmeye çağırıyorum.
Sizleri bu milletin inşasına, güvenliğinin ve birliğinin korunmasına aktif olarak katılmaya ve diğer her şeyi reddetmeye davet ediyorum.”
Kürtçeye ‘güvence’, Newroz resmi tatil
Ardından okuduğu kararnamede, devletin “ulusal birliği” güçlendirme ve tüm Suriyeli yurttaşların kültürel ve medeni haklarını güvence altına alma sorumluluğuna vurgu yaptı. Ancak anayasal güvence vurgusu yer almadı.
Metnin birinci maddesinde, Suriyeli Kürtlerin Suriye halkının temel ve asli bir parçası olduğu belirtilerek, Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliğinin, çok kimlikli ve birleşik Suriye ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edildi.
İkinci maddede devletin kültürel ve dilsel çeşitliliği koruma yükümlülüğü vurgulandı. Bu kapsamda Kürt yurttaşların kendi miraslarını, sanatlarını yaşatma ve ana dillerini geliştirme haklarının, ulusal egemenlik çerçevesinde güvence altına alındığı kaydedildi.
Üçüncü maddede ise Kürtçenin “ulusal dil” olarak kabul edildiği belirtildi. Kürt nüfusun kayda değer oranda yaşadığı bölgelerde, Kürtçenin devlet ve özel okullarda seçmeli ders ya da kültürel-eğitsel faaliyet olarak okutulmasının önünün açıldığı aktarıldı.
Dördüncü maddede, 1962 yılında Haseke’de yapılan nüfus sayımına dayalı tüm istisnai yasa ve uygulamaların yürürlükten kaldırıldığı bildirildi. Bu düzenlemeyle, kaydı gizli olanlar dahil olmak üzere Suriye topraklarında yaşayan tüm Kürt kökenli yurttaşlara Suriye vatandaşlığının verilmesi ve hak-yükümlülükler bakımından tam eşitliğin sağlanması öngörüldü.
Beşinci maddede 21 Mart Newroz Bayramı’nın, baharı ve kardeşliği simgeleyen ulusal bir bayram olarak Suriye genelinde resmi tatil ilan edildiği kaydedildi.
Altıncı maddede devletin medya ve eğitim kurumlarının kapsayıcı bir ulusal dil benimsemesi gerektiği vurgulandı. Irk ya da dil temelinde her türlü ayrımcılık ve dışlamanın yasaklandığı, etnik nefreti körükleyenlerin yürürlükteki yasalar uyarınca cezalandırılacağı belirtildi.
Yedinci madde, kararname hükümlerinin uygulanması için ilgili bakanlık ve kurumların gerekli düzenlemeleri yapmasını öngörürken, sekizinci maddede metnin resmi gazetede yayımlanmasının ardından yürürlüğe gireceği ifade edildi.




