Savaş, yerinden edilme ve açlık: ‘Sudan’da insani durum kritik seviyede’

Sudan’da bir pazara düzenlenen saldırıda biri kadın, ikisi çocuk 4 kişi öldü, çok sayıda sivil yaralandı. Çatışmaların dördüncü yılına yaklaşılırken yaklaşık 14 milyon kişinin yerinden edildiği, kadınlar ve çocukların ağır insani koşullar altında yaşam mücadelesi verdiği açıklandı.

Savaş, yerinden edilme ve açlık: ‘Sudan’da insani durum kritik seviyede’
Savaş, yerinden edilme ve açlık: ‘Sudan’da insani durum kritik seviyede’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 12 Nisan 2026 23:01
  • Güncellenme: 12 Nisan 2026 23:56

Sudan’da sivil alanları hedef alan saldırılara bir yenisi eklendi.

Güney Kordofan eyaletine bağlı Dilling kentinde bir pazar yerinin hedef alındığı saldırıda 4 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda sivil de yaralandı.

Sudan Doktorlar Ağı tarafından yapılan açıklamada, hayatını kaybedenler arasında bir kadın ve iki çocuğun bulunduğu belirtildi. Yaralıların bir kısmının durumunun ağır olduğu ifade edildi.

Açıklamada, saldırının Hızlı Destek Güçleri ile müttefiki Sudan Halk Kurtuluş Hareketi/Kuzey tarafından gerçekleştirildiği öne sürüldü.

‘Uluslararası insancıl hukukun açık ihlali’

Sudan Doktorlar Ağı, pazar yerleri ve sivil yaşam alanlarının hedef alınmasının uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğunu vurgulayarak, bu tür saldırıların sivillerin yaşamını doğrudan tehdit ettiğini kaydetti.

Açıklamada ayrıca ülkedeki sağlık sisteminin ağır baskı altında olduğu, özellikle acil durumlara müdahale edecek tıbbi imkanların ciddi şekilde yetersiz kaldığı ifade edildi.

Ağ, uluslararası topluma ve insani yardım kuruluşlarına çağrıda bulunarak, saldırıların durdurulması, sivillerin korunması ve bölgeye acil insani yardım ulaştırılması için daha fazla baskı yapılmasını istedi.

Yerinden edilme krizi derinleşiyor

Sudan’da çatışmaların dördüncü yılına yaklaşılırken yaklaşık 14 milyon kişinin yerinden edildiği, kadınlar ve çocukların ağır insani koşullar altında yaşam mücadelesi verdiği açıklandı.

Sudan’da çatışmaların devam etmesiyle birlikte dünyanın en büyük yerinden edilme krizinin giderek derinleştiği bildirildi. İnsan hakları ve insani yardım kuruluşları, ülkede şiddetin sürdüğünü, temel hizmetlerin çöktüğünü ve milyonlarca sivilin ağır insani koşullar altında yaşadığını belirterek yakın zamanda bir çözümün mümkün görünmediğini ifade etti.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Sudan Temsilcisi Mary-Helen Verney, Cenevre’de yaptığı açıklamada çatışmaların ülkenin geniş bölgelerinde devam ettiğini ve krizin dördüncü yılına girdiğini söyledi.

Verney, 2023 Nisan ayında başlayan çatışmalardan bu yana yaklaşık 14 milyon kişinin yerinden edildiğini, bunların 9 milyonunun ülke içinde, 4,4 milyonunun ise komşu ülkelere geçtiğini belirtti. Buna göre her dört Sudanlıdan birinin yerinden edilmiş durumda olduğu ifade edildi.

Şiddet ve insan hakları ihlalleri sürüyor

Açıklamada, Darfur, Kordofan ve Mavi Nil Eyaleti başta olmak üzere birçok bölgede çatışmaların sürdüğü, hava saldırıları ve insansız hava araçlarının kullanımındaki artışın yeni göç dalgalarına yol açtığı aktarıldı.

Cinsel şiddet, zorla askere alma, keyfi gözaltılar ve katliamlar gibi ciddi insan hakları ihlallerinin devam ettiği vurgulandı.

Kadınlar ve çocuklar en kırılgan gruplar arasında

Verney, özellikle kadınların çatışma bölgelerinde cinsel şiddet ve kötü muamele riskiyle karşı karşıya olduğunu, sağlık ve hukuki hizmetlere erişimin ise büyük ölçüde kısıtlı kaldığını ifade etti.

Çocuklara ilişkin verilerde ise 58 binden fazla çocuğun ailesinden ayrı şekilde komşu ülkelere ulaştığı, milyonlarca çocuğun eğitim imkanlarından yoksun kaldığı belirtildi.

Açıklamada ayrıca Sudanlıların Libya üzerinden Avrupa’ya yönelik tehlikeli göç yolculuklarının arttığı, 2024-2025 döneminde 14 binden fazla kişinin Avrupa’ya ulaştığı bildirildi.

Sağlık sistemi çökmüş durumda

Dünya Sağlık Örgütü Sudan Temsilcisi ise çatışmalar boyunca sağlık tesislerine yönelik 200’den fazla saldırı kaydedildiğini ve bu saldırılarda 2 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Yetkililer, ülkede gıda krizi riskinin de arttığını, üretim ve tedarik zincirinin büyük ölçüde çöktüğünü belirterek insani durumun daha da kötüleşebileceği uyarısında bulundu.