Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Direktörü Rami Abdurrahman, Rûdaw canlı yayınında Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde 6 Ocak’tan bu yana süren saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Abdurrahman, Şam yönetiminin operasyonlarını “barbarlık” olarak tanımlarken, sivil bölgelerin hedef alınmasını uluslararası hukukun ağır ihlali olarak değerlendirdi.
“Suriye ordusu tanklarla sivil mahallelere girdi”
Abdurrahman, Şam yönetiminin sivilleri koruduğu iddiasına tepki gösterdi:
“Nasıl tanklarla sokaklara girdiklerini, Şehit Halit Fecir Hastanesi’ni hedef aldıklarını gördük. Batı Şeyh Maksud’da araçlarında mahsur kalan yüzlerce sivil çıkmak için çağrı yapıyor ama mermiler üzerlerine yağıyor. Çıkış yolu yok.”
Medyanın “mahalle kontrol altına alındı” yönündeki iddialarını yalanlayan Abdurrahman, çatışmaların sürdüğünü ve yüzlerce yaralıya müdahale edilmediğini belirterek, “İnsani tablo tam anlamıyla felaket” dedi.
“Kürtlerin ağır silahı yok, Şam yalan söylüyor”
SOHR Direktörü, Şam’ın mahallelerin Kürt güçleri tarafından bombalandığı yönündeki açıklamalarını reddetti:
“Şeyh Maksud ve Eşrefiye’de Kürtlerin elinde ağır silah yoktu; sadece küçük bir havan. Bir grup lideri hata sonucu El-Meydan mahallesini vurduklarını kabul etti. Buna karşılık Şam hükümeti dün geceden sabaha kadar histerik bir bombardıman yaptı.”
Barrack’a suçlama: “Katliama diplomatik meşruiyet sağlıyor”
Abdurrahman, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın rolüne ilişkin sert sözler kullandı:
“Tom Barrack benim için bu katliamın ortağıdır. Bu suçlara diplomatik kılıf hazırlıyor. DSG’ye baskı uygulayarak Mazlum Abdi’yi Ahmed Şara ile masaya oturtmak istiyor. Kürtlerin öldürülmesinde de pay sahibidir.”
Arap medyasının Şam yönetiminin söylemlerini tekrarladığını ifade eden Abdurrahman, “Kürt medyası olmasaydı yaşanan katliamlar gizlenecekti” dedi.




