The Guardian: ABD dış politikasındaki ‘Putinleşme’ Venezuela’ya ulaştı

2026 yılının daha üçüncü gününde ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği sürpriz askeri operasyon, Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun kaçırılması ve ülke yönetimine “fiilen” el konulmasıyla sonuçlandı. Bu adım, Washington’un dış politikada sertleştiğine işaret ederek uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı.

The Guardian: ABD dış politikasındaki ‘Putinleşme’ Venezuela’ya ulaştı
The Guardian: ABD dış politikasındaki ‘Putinleşme’ Venezuela’ya ulaştı
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 4 Ocak 2026 09:10
  • Güncellenme: 4 Ocak 2026 00:47

The Guardian, ABDnin Venezuela’ya müdahalesine ilişkin bir makale yayımladı. “ABD dış politikasındaki ‘Putinleşme’ Venezuela’ya ulaştı” başlıklı ve kıdemli uluslararası muhabir Julian Borger imzalı yazıda Trump’ın, Maduro ve eşinin alıkonulması operasyonuyla mevcut uluslararası düzeni yıkmaya yöneldiği belirtildi.

Yazıda söz konusu uluslararası sistemin 1990 Panama işgali, 2003 Irak işgaliyle önceki ABD başkanları tarafından “esnetildiği” hatırlatıldı.

ABD’li yorumcu David Rothkopf’un, bu gelişmeyi ABD dış politikasının “Putinleştirilmesi” olarak nitelendirdiği değerlendirmesine yer verilen yazıda, Trump’ın askeri güce başvurmasının nedenleri arasında, Trump’ın ABD’de düşmekte olan popülaritesi ve “Epstein skandalı” gösterildi.

Rus yorumcuların, tıpkı Ukrayna’nın Rusya’nın gölgesi altında olduğu gibi, Latin Amerika’nın da ABD’nın etki alanında yer aldığını öne sürdüklerine dikkat çekilen yazıda Vladimir Putin’in aynı şeyi Doğu Avrupa’nın çoğu için düşündüğü ve “bu durumdan” Çin lideri Xi Jinping’in de kendi sonuçlarını çıkaracağı belirtildi.

ABD’nin iddialarının aksine Venezuela müdahalesinde asıl meselenin jeopolitik güç, nüfuz ve Venezuela’nın petrolü olduğuna dikkat çekilen yazıda, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, Venezuela’daki müdahalenin ardından Havana’nın kendisini “endişeli hissetmesi gerektiği” açıklaması hatırlatıldı.

Trump’ın mevcut uluslararası hukuk sistemini küçümseyerek, “21. yüzyıl silahlarıyla 19. yüzyıl emperyalistinin” gözünden baktığı vurgulanan yazıda, güçlünün haklı olduğu tehlikeli bir döneme savrulma uyarısında bulunuldu.