• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Tuncer Bakırhan: Suriye’de mücadele kazandı, Ankara müzakere etmeli

Tuncer Bakırhan: Suriye’de mücadele kazandı, Ankara müzakere etmeli

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Siirt’te düzenlenen halk toplantısında Meclis’te Kürt sorununun çözümüne yönelik hazırlanan rapora dikkat çekerek, “Ankara artık Kürtlere parmak sallamaktan vazgeçmeli, müzakere yolunu seçmeli ve Suriye’deki demokratik entegrasyon sürecine katkı sunmalıdır” dedi.

Tuncer Bakırhan: Suriye’de mücadele kazandı, Ankara müzakere etmeli
Tuncer Bakırhan: Suriye’de mücadele kazandı, Ankara müzakere etmeli
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 21 Şubat 2026 15:39
  • Güncellenme: 21 Şubat 2026 15:42

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Siirt İl Örgütü, yeni süreç kapsamında halk toplantısı düzenledi. Toplantıya DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ile DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan’ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

‘Dil doğuştan gelen bir haktır’

Tuncer Bakırhan burada yaptığı konuşmada, 21 Şubat Dünya Anadili Günü’nü kutlayarak, şunları söyledi:

“İnsan buruk bir şekilde kutluyor. Bu coğrafyada 50 milyon Kürt yaşıyor. 50 milyon insanın dilinin yasak olduğu bir süreçte bugünü kutluyoruz. Çocuklarımızın anadilinde eğitim gördüğü, anadilini öğrendiği bir süreci hep birlikte yaşarız. Meclis komisyonunda da ‘doğuştan gelen halklar’ diye bir belirleme var. Dil doğuştan gelen bir haktır. O hakkı kimse inkâr etmemeli. Allah’ın Kürtlere bahşettiği bu dile saygı gösterilmeli.

Bütün dünyadaki diller için özgürlük istiyoruz. Dil hiçbir ülkeyi bölmemiştir. Dünyada en az 110 ülkede, resmî dilin yanında diğer dillerde de anadilinde eğitim veriliyor. Bölündüklerini, çatıştıklarını gördünüz mü? Dil çatıştırmaz, savaştırmaz; aksine barıştırır. Anadilde eğitim doğuştan bir haktır ve bütün halklar için hayata geçirilmelidir.”

‘Suriye’de mücadele kazandı’

Bakırhan, Suriye’de yaşanan gelişmelere de değinerek şu değerlendirmelerde bulundu:

“30 Ocak’ta bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşma kıymetlidir. Kürtleri yüzyıl önceki statüsüzlüğe mahkûm etmek isteyen sistem, Kürtlerin ve dostlarının direnişiyle geri adım attı. Bu anlaşmada emeği geçen bütün Kürt halkını ve dostlarını selamlıyorum.

Suriye’de Esad rejimi tekçi ve mezhepçi bir anlayışla hareket etti ve tarihin karanlığına gitti. Tekçilik hiçbir ülkeye huzur getirmiyor. Suriye’de bunun bedelini herkes gördü; taş taş üstünde kalmadı. Artık asimilasyonu dayatmak yerine oturup konuşmak gerekiyor.

Bugün Suriye’de Kürtler yönetimde hak sahibi olacak. İlerleyen süreçte uygulamalara bakıldığında, Kuzey ve Doğu Suriye’de ortaya çıkan; Kürtlerin eşit yurttaş olduğu, özgürlüğünü ve güvenliğini koruduğu bu sistem dünyaya örnek olacaktır. Zaten bu örnek ortaya çıkmıştır. Suriye’nin demokratik olması kimseye zarar vermez; aksine en çok bölgeye yarar sağlar.”

Bakırhan, Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in yürüttüğü diplomatik çabalara işaret ederek, “Bu diplomasi ve mücadele kazanmıştır” dedi.

‘Ankara parmak sallamayı bırakmalı’

Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı’nın, “SDG Suriye yönetimine acilen entegre olmalıdır” yönündeki açıklamasını da değerlendiren Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:

“Günaydın. SDG zaten bunun için uğraşıyor. Ankara artık Kürtlere parmak sallamaktan vazgeçsin. Kürtlere parmak sallayacağına müzakere etsin. Suriye’deki demokratik entegrasyon sürecine katkı sunsun.”

‘Kürtler çağrıyı dikkate aldı’

Kürtlerin Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne inandığını vurgulayan Bakırhan, şöyle devam etti:

“Sayın Öcalan kendi partisini feshetti ve ‘Sorunları siyasetle çözelim’ dedi. 27 Şubat’ta yaptığı çağrıyı dünyada yaşayan neredeyse bütün Kürtler dikkate aldı. Artık tecride, tehdide ve inkâra gerek yok. Dayanışma sayesinde Kuzey ve Doğu Suriye bu noktaya geldi. Bu dayanışma sadece Türkiye’de değil, Kürtlerin yaşadığı tüm ülkelerde sağlandı.”

Meclis’e sunulan rapor

Bakırhan, Meclis’te kurulan komisyonun raporuna ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu rapor kenara atılacak bir rapor değil. Demokratikleşme ve haklar açısından önemli başlıklar var. Bu başlıklara uygun adımlar atılırsa Türkiye kazanır. Kürtler 40 yıldır hak ve hukuk mücadelesi veriyor. Artık Kürtlere ‘terör’ demekten vazgeçin.

Anadilde eğitim herkesin hakkı olmalı, kültürler özgür olmalı, yerel demokrasi güçlendirilmelidir. Bir yıldır süreç yürütülüyor ama hâlâ seçilmişlerin yerine kayyımlar duruyor. Eğer bu süreç samimiyet testiyse Kürtler bunu fazlasıyla yerine getirdi. Kayyımlar bir an önce gitmeli, ayrımcı uygulamalar sona ermelidir.”

Amedspor vurgusu

Bakırhan, Amedspor’a yönelik ayrımcı uygulamalara da dikkat çekerek, “Bir takımın hakkı bu kadar açık biçimde yenir mi? Hâlâ Kürt karşıtlığıyla karşı karşıyayız” dedi.

Toplantı, konuşmaların ardından basına kapalı şekilde devam etti.