Tutuklu gazeteci Alican Uludağ’ın avukatı Abbas Yalçın, yazılı açıklamasında, müvekkilinin soruşturma süreci hakkında bilgi verdi.
‘Ankara’daki savcılıklar bu paylaşımlara soruşturma açmadı’
Tutuklamaya sevk yazısında suç tarihinin 19 Şubat 2026 olarak gösterildiğini belirten avukat Yalçın, “Bu doğru değil. Dosya içeriğinden anlıyoruz ki ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasına dayanak yapılan paylaşımların tamamı 2025 yılına ait. En yakını yaklaşık dört ay önce atılmış, bazıları bir yıl öncesine dayanıyor. Bir yıl boyunca Cumhurbaşkanının avukatları tarafından herhangi bir şikayette bulunulmamış. Ankara’daki savcılıklar da bu paylaşımlar nedeniyle bir soruşturma açmamış” ifadesini kullandı.
Buna rağmen İstanbul’da ve üstelik bir terör savcısı tarafından resen soruşturma başlatıldığını, savcıya, “Niçin terör savcılığındayız? Müvekkilimiz terör suçu ile mi suçlanıyor?” diye sorduklarında, “Hayır, terör suçu isnadı yok” yanıtını aldıklarını aktaran Yalçın, buna rağmen dosyanın terör savcılığında yürütüldüğünü, soruşturmanın İstanbul’da yürütülmesinin hukuki bir dayanağının bulunmadığını ifade etti.
Avukat Abbas Yalçın, “Gerekçe olarak Cumhurbaşkanı’nın ikamet adresinin İstanbul’da görünmesi söyleniyor. Ancak yılın büyük bölümünü Ankara’da geçiren ve görevini oradan icra eden bir Cumhurbaşkanı bakımından bu gerekçe hukuki bir açıklama değildir” değerlendirmesini yaptı.
‘Paylaşımların tamamı yaptığı haberlere dayanıyor’
Uludağ’ın paylaşımlarının tamamının olgusal temele, yaptığı haberlere, yargı kararlarına, resmi açıklamalara ve yürütülen soruşturmalara dayandığını aktaran Yalçın, şöyle devam etti:
“Herkes girip Twitter hesabına bakabilir. Hangi paylaşımın yanıltıcı olduğu, hangisinde hakaret bulunduğu sorulduğunda somut bir cevap verilemiyor. Biz bu paylaşımların hiçbirinde hakaret görmedik. Hakimlik sorgusunda Alican, ‘Ben özellikle vize bile almıyorum. Vize başvurusunda bile bulunmuyorum. Çünkü yıllardır hakkımda Twitter’da bir karalama kampanyası var. Kaçtı, kaçacak denmesin diye vize dahi almıyorum’ dedi. Buna rağmen evinden alınıp İstanbul’a getirilen bir kişi hakkında kaçma şüphesinden söz edilerek tutuklama kararı veriliyor. Tutuklama gerekçesi şu, evinde yakalanmış olması kaçma şüphesi olduğuna dayanaktır. Suçlamaya konu edilen paylaşımlar dosyada. Toplanacak ya da karartılacak başkaca bir delil de yok ama bir diğer tutuklama gerekçesi delil karartma olarak belirtilmiş.
Biz tutuklamanın hukuka aykırı olduğunu düşünüyoruz ve karara itiraz edeceğiz. Ancak tutukluluk devam edecekse bile bunun Ankara’da bir cezaevinde sürdürülmesi mümkündür. İki çocuğu ve eşi Ankara’da. Ailesinin yüzlerce kilometre yol katederek İstanbul’a gelmek zorunda bırakılması hem kendisi hem ailesi açısından açık bir mağduriyettir. Bu soruşturmanın hiç açılmaması gerekirdi. Bu tutuklamanın hiç olmaması gerekirdi. Ama olacaksa da bu şekilde olmamalıydı. Yürütülen işlemlerin tamamının hukuka aykırı olduğunu düşünüyoruz ve gerekli tüm hukuki başvuruları yapacağız. Alican da ifadesinde ‘Halka asla yalan söylemedim. İşimi doğru yaptım. Bundan geri adım atmayacağım, susmayacağım’ dedi. Mesajı çok açık.” (ANKA)




