Venezuela’da devlet şirketi PDVSA’nın Asya’ya petrol sevkiyatı dururken, ABD’li şirket Chevron ara verdiği petrol ihracatı operasyonlarına yeniden başladı.
Reuters’ın haberine göre Venezuela’nın ana petrol limanlarında devlet kontrolündeki PDVSA’nın Asya’daki müşterilerine yapılan sevkiyatlar üst üste beşinci gününde de gerçekleştirilemedi.
OPEC üyesi ülkenin en büyük alıcısı olan Asya pazarına yönelik bu aksama, ABD’nin uyguladığı petrol ambargosunun baskısını artırdığı bir döneme denk geliyor.
PDVSA’nın en önemli ortak girişim ortağı olan ABD’li enerji devi Chevron ise, dört günlük bir duraksamanın ardından pazartesi günü Venezuela petrolünün ABD’ye ihracatına yeniden başladı.
Uçuşların tekrar açılmasıyla birlikte yurt dışındaki personelini Venezuela ofislerine geri çağıran Chevron, son haftalarda Venezuela ham petrolünü sorunsuz bir şekilde ihraç edebilen tek şirket olarak öne çıktı.
Aralık ayında yükleme yapan ve yaptırım listesinde bulunan en az bir düzine geminin, Ocak ayı başında yaklaşık 12 milyon varil ham petrol ve yakıtla Çin’e doğru yola çıktığı bildirildi.
Bu gemilerin, ABD’nin geçen aydan bu yana uyguladığı tanker blokajını delmek için “karanlık modda” (transponderlarını kapatarak) hareket ettikleri tespit edildi.
Washington yönetimi bu gemilerin çıkışına izin verilip verilmediği konusunda henüz bir açıklama yapmazken, PDVSA yetkilileri de konuya ilişkin soruları yanıtsız bıraktı.
100’üncü yılında Chevron’a Venezuela ödülü mü?
ABD füzelerinin Venezuela’ya düştüğü ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela lideri Nicolas Maduro’yu “tutuklattığı” bir dönemde ABD’li köklü petrol şirketi Chevron, bu ülkedeki varlığının 100’üncü yılını kutluyor.
Chevron, şu anda Venezuela’da faaliyet gösteren tek büyük ABD’li petrol şirketi konumunda.
Şimdiden kesin olan da Venezuela’nın ekonomi geleceğinde Chevron’un belirleyici bir rol oynayacağı.
Houston, Teksas’taki Rice Üniversitesi’ne bağlı Baker Enstitüsü’nde Latin Amerika enerji politikası uzmanı olan Francisco J. Monaldi, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Chevron, Venezuela’daki petrol piyasasının olası bir açılmasından derhal faydalanabilir” dedi.
Venezuela, yaklaşık 300 milyar varil ile dünyadaki en büyük petrol rezervlerine sahip. Bu miktar, dünya genelinde bilinen petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 17’sine denk geliyor.
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’ne (OPEC) göre, ülke şu anda günde yaklaşık bir milyon varil petrol üretiyor. Bunun dörtte biri Chevron tarafından sağlanıyor.
Yaptırımlardan muaf ayrıcalıklı şirket
ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (Office of Foreign Assets Control – OFAC), Kasım 2022’de Chevron’a Venezuela’daki ortak girişimlerinden ham petrol ihraç etmesi için özel izin verdi. Ekim 2025’te ise şirketin ülkede petrol üretmesine yeniden onay çıktı.
Bu gelişmeler Venezuela lideri Nicolas Maduro’yu da o dönemde memnun etti. Maduro, devlet televizyonu TeleSUR’da “Chevron 100 yıldır Venezuela’da faaliyet gösteriyor. Dileğim, burada önümüzdeki 100 yıl boyunca da sorunsuz çalışmasıdır” açıklamasını yaptı.
ABD’nin 2019’da Venezuela devlet petrol şirketi PDVSA’ya yaptırım uygulamasından ve 2017’de ABD finans piyasalarına erişimi engellemesinden önce ABD, Venezuela petrolünün en büyük alıcısıydı. Yaptırımların ardından hem üretim hem de ihracat sert biçimde düştü.
Hedef Çin mi?
Analistlere göre, ABD’nin Venezuela petrolüne yönelik genel ambargoyu sürdürmesinin nedenlerinden biri de bu olabilir. Donald Trump, 3 Ocak’ta yaptığı açıklamada, ambargonun tam kapsamıyla yürürlükte kalacağını söyledi. Bu durum özellikle Çin’i etkiliyor; çünkü Pekin indirimli Venezuela petrolüne erişimini kaybediyor.
Ancak Çin, yatırımcı olarak Venezuela’dan zaten yıllar önce çekilmişti. Global Development Policy Center’ın raporuna göre China Development Bank ve Eximbank, 2016’dan bu yana Caracas’a yeni kredi vermiyor.
Çin-Latin Amerika ilişkileri uzmanı Parsifal D’Sola Alvarado’ya göre bunun nedeni ABD yaptırımları değil. Alvarado, “Çinli yetkililer yolsuzluk ve kaynak israfından büyük hayal kırıklığı yaşadı. Bu yüzden yatırımlar ve krediler durduruldu” diyor.
Bogota ve Madrid merkezli Andrés Bello Vakfı’nın direktörü olan Alvarado, daha önce Venezuela muhalefet lideri Juan Guaido’nun ekibinde Çin’le ilişkilerden sorumluydu. Ona göre Caracas’ta olası bir rejim değişikliği bile Çin açısından büyük bir fark yaratmayacak.
Hugo Chávez döneminde kamulaştırma
Venezuela’daki kayıplar sadece Çinli şirketlerle sınırlı değil. ABD’li enerji devleri de ülkeden ağır zararlarla çıktı.
ExxonMobil, 2007’de dönemin Devlet Başkanı Hugo Chávez’in ağır petrol projelerinde PDVSA’ya en az yüzde 60 ortaklık şartı getirmesinin ardından Venezuela’dan çekildi.
ConocoPhillips de aynı kamulaştırma dalgasından etkilendi. Şirket, 2007’deki çekilmesinden bu yana Venezuela’ya karşı uluslararası tahkim davaları yürütüyor.
Trump’tan Venezuela için yeni petrol hamlesi
Trump, Maduro’nun devrilmesinin ardından Venezuela’da yeni bir petrol atılımı hedeflediğini açıkça dile getiriyor. Trump, Cumartesi günü düzenlediği basın toplantısında “Büyük ABD’li petrol şirketlerimizi Venezuela’ya göndereceğiz. Milyarlarca dolar yatırım yapacaklar, harap olmuş petrol altyapısını onaracaklar ve para kazanmaya başlayacaklar” dedi.
ABD petrol ve gaz sektörünün en büyük lobi kuruluşlarından biri olan American Petroleum Institute (API) ise Reuters’a yaptığı açıklamada daha temkinli bir dil kullandı ve “Venezuela’daki gelişmeleri, küresel enerji piyasalarına olası etkileriyle birlikte yakından izliyoruz.” dedi.
Chevron CEO’su Mike Wirth, Maduro’nun devrilmesinin ardından henüz kamuoyuna bir açıklama yapmadı. Ancak Kasım ayı sonunda Washington’daki ABD–Suudi Arabistan Yatırım Forumu’nda artan gerilime değinmiş ve “Biz uzun vadeli düşünüyoruz. Koşullar değiştiğinde orada olmak ve Venezuela ekonomisinin yeniden inşasına katkı sunmak istiyoruz.” demişti. (Reuters/DW/AP)




