• Ana Sayfa
  • Gündem
  • Yanlış ev baskınında öldürüldü iddiası: Enes Gıyas Leyla’nın ölümü Meclis gündeminde

Yanlış ev baskınında öldürüldü iddiası: Enes Gıyas Leyla’nın ölümü Meclis gündeminde

Enes Gıyas Leyla’nın ailesi, polisin “yanlış adrese” girdiğini ve Leyla’nın, eşinin başını örtmesi için izin istediği sırada çocuklarının gözü önünde vurulduğunu iddia etti. Olay Meclis gündemine taşınırken, ateş açan polis memurunun açığa alındığı belirtildi.

Yanlış ev baskınında öldürüldü iddiası: Enes Gıyas Leyla’nın ölümü Meclis gündeminde
Yanlış ev baskınında öldürüldü iddiası: Enes Gıyas Leyla’nın ölümü Meclis gündeminde
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 27 Kasım 2025 16:27
  • Güncellenme: 28 Kasım 2025 00:09

Hatay’ın Dörtyol ilçesinde güvenlik güçlerinin bir eve düzenlediği baskında Suriye uyruklu Enes Gıyas Leyla hayatını kaybetti. Ailesi, polisin “yanlış adrese” girdiğini ve Leyla’nın, eşinin başını örtmesi için izin istediği sırada çocuklarının gözü önünde vurulduğunu iddia etti. Olay Meclis gündemine taşınırken, ateş açan polis memurunun açığa alındığı belirtildi.

Emniyet Genel Müdürlüğü ise yanlış adrese yapılan baskın iddialarını reddetti ve olayın IŞİD operasyonu sırasında yaşandığını, silahın arbede esnasında kazaen ateş aldığını belirtti.

DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, düzenlediği haftalık basın toplantısında olayın 6 gün önce yaşandığını ancak hiçbir medya organında yer almadığını belirtti.

Gergerlioğlu, şu iddiaları dile getirdi:

  • Polis ekipleri saat 04.00 sularında yanlışlıkla Leyla ailesinin evine girdi.
  • Enes Gıyas Leyla, eşinin hazırlanması için sadece “iki dakika” süre istedi.
  • Bu esnada polislerin silah ateşiyle vuruldu ve eşi ile çocuklarının gözü önünde hayatını kaybetti.
  • Polis ekipleri vurulan Leyla için ambulans bile çağırmadan operasyonu yan binada sürdürdü.

Gergerlioğlu, “Bu nasıl bir cinayettir? Bu insanın Suriyeli olması ölümü mübah mı kılıyor?” diyerek İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’yı, Hatay Valisi’ni ve Dörtyol Kaymakamı’nı açıklama yapmaya çağırdı.

DEM Partili vekil, benzer vakalarda yıllardır cezasızlık kültürünün işletildiğini söyledi ve Adana’da 2020’de  polis tarafından öldürülen Ali El-Hemdani dosyasını hatırlatarak bu olayın da takipçisi olacaklarını belirtti.

İstanbul Bağımsız Milletvekili Mustafa Yeneroğlu da İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle 9 soruluk bir önerge verdi.

Yeneroğlu önergesinde, iddiaların yaşam hakkı ve konut dokunulmazlığının ihlali niteliğinde olduğunu belirterek şu soruları yöneltti:

  • Operasyon hangi istihbarata dayanılarak yapıldı? Girilen adres ile hedef adres arasında bir karışıklık var mı?
  • Olay anına ilişkin yaka kamerası görüntüleri savcılığa teslim edildi mi?
  • Leyla’nın yaralı hâlde evde bırakıldığı ve ambulans çağrılmadığı doğru mudur? –
  • Son 5 yılda ev baskınlarında kaç kişi hayatını kaybetti?”

Olay ne zaman ve nasıl yaşandı?

Edinilen bilgilere göre olay, 21 Kasım’da sabah saat 05:00 sıralarında gerçekleşti. Güvenlik güçlerinin bir ikamete düzenlediği operasyon sırasında evde bulunan, 2013’te İdlib kırsalından Türkiye’ye sığınan, evli ve iki çocuk babası 30 yaşındaki Enes Gıyas Leyla vurularak hayatını kaybetti.

Aile yakınlarının anlatımına göre, kapı kırılarak içeri girildiği sırada Leyla, arama talebine karşı çıkmadı ve sadece eşinin başını örtmesi için birkaç saniyelik süre istedi. Tam bu esnada ateş açıldığı ve Leyla’nın çocuklarının gözü önünde vurulduğu iddia edildi.

Leyla’nın kuzeni Fuad, ekiplerin yanlış adrese baskın yaptıklarını sonradan fark ettiğini, Leyla’yı kanlar içinde bırakarak asıl hedef olan başka bir adrese yöneldiklerini ve ambulans çağrılmadığını öne sürdü.

Enes Gıyas Leyla’nın cenazesi kısa sürede Suriye’ye gönderilerek defnedildi.

Raporlarda çelişki iddiası 

Karar gazetesinin haberine göre, olay sonrası hazırlanan raporlar arasında çelişkiler bulunuyor. Türkiye’de düzenlenen raporda ölüm nedeni “şarapnel parçası” olarak kaydedilirken, cenazenin götürüldüğü Suriye’deki raporda ölümün ateşli silah yaralanmasına bağlı “kanama” sonucu meydana geldiği belirtildi. Aile, bu çelişkinin olayın üzerinin örtülmeye çalışıldığına işaret ettiğini savunuyor.

Yanlış kata mı baskın yapıldı? 

Evrensel’in edindiği bilgilere göre ise, operasyonun hedefi olan bodrum kat yerine yanlışlıkla 1. kata baskın yapıldı. Polislerin kapıyı kırarak girdikleri sırada Enes Gıyas Leyla’nın evdeki kadınların başlarını örtmesi için “Odalara girmeyin” dediği aktarılıyor.  Bu esnada bir polisin ateş ettiği ve Enes Gıyas Leyla’nın vurulduğu iddia ediyor.

Aile de bunu kabul ediyor ama olayın kayıtlara nasıl geçtiği henüz belirsiz. Leyla vurulduktan hemen sonra polislerin yanlış kata girdiklerini fark edip apar topar evden çıkmaları, ardından bodrum katta bir kişiyi gözaltına almaları “yanlış kata baskın” iddiasını güçlendiriyor.

Emniyet ‘yanlış adres’ iddialarını reddetti

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) ise yanlış adrese yapılan baskın iddialarını reddeden ve olayın IŞİD operasyonu sırasında yaşandığını, silahın arbede esnasında kazaen ateş aldığını belirten bir açıklama yayımladı.

Olayla ilgili iki müfettişin görevlendirildiği bilgisine yer verilen EGM açıklaması şöyle:

“Bazı sosyal medya hesaplarında ‘Hatay’ın Dörtyol ilçesinde Suriyeli bir gencin polis tarafından yanlış bir adrese düzenlenen baskın sırasında öldürüldüğü’ şeklinde paylaşılan iddialar, terörle mücadele operasyonlarını hedef almakta ve dezenformasyon içermektedir.

Söz konusu hadise, 2014 yılında Musul Başkonsolosluğumuza yönelik saldırıya katılan DEAŞ terör örgütü şüphelilerine yönelik 15.11.2025 tarihinde Hatay, Mersin, Ankara, Elazığ ve Kırşehirde eş zamanlı gerçekleştirilen terörle mücadele operasyonu sırasında yaşanmıştır.

Hatay/Dörtyol’daki hedef bina içerisinde, güvenlik güçlerini görerek kaçan, bir eve girerek yapılan ‘dur’ ikazlarına ve kapının açılması yönündeki uyarılara rağmen evin kapısını açmayan ve kapatmakta direnen yabancı şahsın bulunduğu daireye müdahale edilmiştir. Bu esnada kapının zorlanarak açılması sırasında çıkan arbedede silahın kazaen ateş alması sonucu E.G.L. isimli yabancı şahıs göğsünden tek isabetle yaralanmıştır. Şahıs derhal hastaneye sevk edilmesine rağmen vefat etmiştir.

Konuyla ilgili olarak Emniyet Genel Müdürlüğünce iki Polis Başmüfettişi görevlendirilmiştir. Konuyla ilgili adli tahkikat devam etmektedir. E.G.L. adlı yabancı şahsın aynı evde bulunan ağabeyi ifadesinde; kardeşinin kapıyı açmamak için direndiğini ve sözlü tartışma yaşandığını beyan etmiştir. Olay Yeri İnceleme Tutanağı ve Adli Muayene Raporu’nda tek mermi girişi ve bir boş kovan bulunduğu, kafaya silah dipçiğiyle vurma vb. bulguya rastlanmadığı tespit edilmiştir. Aksi yönde paylaşılan tüm iddia ve söylemler gerçeğe aykırıdır.”

Hatay İHD’den açıklama

Enes Gıyas Leyla’nın öldürülmesine ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Hatay Şubesi de bir açıklama yayımladı.

“Suriyeli mülteciler hem uluslararası hukuk hem de Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeler gereği kırılgan grup statüsündedir. AİHM ve BM organları, mültecilere yönelik devlet müdahalelerinde ayrımcılık yasağı, insan onurunun korunması ve ölçülülük ilkelerinin özel bir titizlikle uygulanması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu nedenle iddialar, etnik köken ve mültecilik statüsü temelinde ayrımcılığa maruz kalındığı şüphesini güçlendirmektedir.” ifadelerinin yer aldığı açıklamada yetkililere olayın aydınlatılması için şu çağrılarda bulunuldu:

“İnsan Hakları Derneği Hatay Şubesi olarak:
1. Olayın tüm yönleriyle, derhâl bağımsız bir şekilde soruşturulmasını,
2. Ateş eden polis başta olmak üzere tüm sorumlular hakkında etkili adli ve idari işlem başlatılmasını,
3. Ailenin ve tanıkların güvenliklerinin sağlanmasını,
4. Kolluk güçlerinin operasyon prosedürlerinin insan hakları standartlarına uygun hâle getirilmesini,
5. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla resmî ve şeffaf bir açıklama yapılmasını talep ediyoruz.
Yaşam hakkı geri dönüşü olmayan bir haktır. Devletin kontrolü altındaki operasyonlarda gerçekleşen ölümler, sıradan bir hataya da tali hasar olarak görülemez. Her bir yaşam kaybı, devletin hukuk devleti olma niteliğini doğrudan ilgilendirir. Biz insan hakları savunucuları olarak, kökeni, kimliği veya statüsü ne olursa olsun her bireyin yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Hatay’ın deprem sonrası ağır yıkım yaşamış bölgelerinde güvenlik operasyonlarının daha büyük hassasiyetle yürütülmesi zorunluluktur. Bu tür olaylar toplumdaki kırılganlığın derinleşmesine, nefret söyleminin artmasına ve toplumsal barışın zedelenmesine neden olmaktadır. Enes’in ailesine başsağlığı diliyor, olayın takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”