Yaşanabilir kuşakta olabilir: Dünya’ya benzeyen yeni bir gezegen adayı keşfedildi

Boyutu Dünya’ya çok yakın olan ve yörüngesini 355 günde tamamlayan ve “HD 137010 b” adı verilen gök cisminin, yıldızının yaşanabilir kuşakta bulunma ihtimali yüzde 50 olarak hesaplandı.

Yaşanabilir kuşakta olabilir: Dünya’ya benzeyen yeni bir gezegen adayı keşfedildi
Yaşanabilir kuşakta olabilir: Dünya’ya benzeyen yeni bir gezegen adayı keşfedildi
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 29 Ocak 2026 23:14
  • Güncellenme: 29 Ocak 2026 16:15

Gök bilimciler, Dünya’ya çok yakın boyutta ve yaşanabilir kuşakta olma ihtimali bulunan yeni bir gezegen adayı keşfetti.

Boyutu Dünya’ya çok yakın olan ve yörüngesini 355 günde tamamlayan ve “HD 137010 b” adı verilen gök cisminin, yıldızının yaşanabilir kuşakta bulunma ihtimali yüzde 50 olarak hesaplandı.

Avustralya, İngiltere, ABD ve Danimarka’dan gök bilimcilerin yer aldığı uluslararası araştırma ekibi, NASA’nın Kepler Uzay Teleskobu’nun 2017 yılında yürüttüğü K2 misyonu verilerini inceleyerek yeni gezegen adayını tespit etti.

Araştırmacılar, HD 137010 b adlı aday gezegenin, Güneş benzeri bir yıldızın yörüngesinde döndüğünü ve Dünya’dan yalnızca yüzde 6 daha büyük olduğunu belirledi. Gezegenin bir yörünge turunu 355 günde tamamlaması, Dünya ile olan benzerliği güçlendiren unsurlar arasında yer aldı.

Bilim insanları, aday gezegenin bağlı bulunduğu yıldız sisteminin “yaşanabilir kuşakta” yer alma olasılığının yüzde 50 olduğuna dikkat çekti. Yaklaşık 146 ışık yılı uzaklıkta bulunan HD 137010 b’nin, teleskoplarla ayrıntılı gözlem yapılabilecek kadar yakın konumda olduğu da vurgulandı.

Araştırmada, gezegenin yörüngesinde döndüğü yıldızın Güneş’ten daha soğuk ve daha sönük olduğu belirlendi. Bu durumun, gezegenin yüzey sıcaklığını etkilediği ve HD 137010 b’de sıcaklığın eksi 70 santigrat dereceye kadar düşebileceği ifade edildi. Bu değerlerin, gezegenin iklim koşullarını Mars’a benzer hale getirebileceği değerlendiriliyor.

Bilim insanları, HD 137010 b’nin kesin olarak ötegezegen kabul edilebilmesi için ek gözlemlere ve daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Araştırmanın ayrıntıları, saygın bilim dergilerinden Astrophysical Journal Letters’ta yayımlandı.