İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı sol – sosyalist yapı ve kurumlara operasyon düzenlendiğini duyurdu.
İstanbul, Ankara, Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Mersin, Muğla ve Şanlıurfa’da yapılan operasyonda hakkında gözaltı kararı verilen 52 kişiden 39’u gözaltına alındı.
ESP’den yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Aralarında geçmişte faaliyetlerimize katılan dostlarımızın da olduğu onlarca kişi “itirafçı” beyanları üzerine bugün birçok şehirde yapılan polis operasyonu sonucu gözaltına alındı. Halka reva görülen yoksulluğa, adaletsizliğe ve sömürü düzenine karşı sesini yükseltenler, şafak operasyonlarıyla, itirafçı beyanlarıyla ve uydurma gerekçelerle teslim alınmak isteniyor. Faşist baskı ve saldırılarla ezilenlerin eşitlik ve özgürlük mücadelesi sindirilmeye çalışılıyor.
Kadınlara, LGBTİ+lara, sosyalistlere ve tüm toplumsal mücadele dinamiklerine dönük siyasi operasyon ve faşist saldırılarla iktidarını korumayı ve sürdürmeyi amaçlayan egemenler ezilenlerin birleşik direnişi ve mücadelesi karşısında tutunamayacak ve kaybedecek. Direniş kazanacak, özgürlük kazanacak. Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılsın!”
DEM Parti: Barışın dili ile baskının pratiği yan yana duramaz
DEM Parti de operasyona tepki gösterdi. Partinin X hesabından yapılan paylaşım şöyle:
“Türkiye’nin barışı ve demokratik çözümü tartıştığı böylesi tarihsel bir dönemde, her gün toplumun başka bir kesiminin hedef gösterilmesi; siyasetçilerin, hak savunucularının, gazetecilerin, yazarların ve akademisyenlerin sesinin kısılmaya çalışılması kabul edilemez. Dün hak savunucularının, gazetecilerin, yazarların ve Barış Akademisyenlerinin sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerinin ardından bugün de bileşenimiz SYKP’nin Eş Genel Başkanı Melih Mertcan Titiz, yine bileşenimiz ESP’nin üyeleri ve çok sayıda kişinin gözaltına alınması bu açıdan tabloyu ağırlaştırmaktadır.
İktidara bir kez daha hatırlatıyoruz: Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin bir yandan barıştan söz edip diğer yandan demokratik alanı daraltarak yürütülmesi toplum nezdinde inandırıcı ve güven verici olmaz. Barışın dili ile baskının pratiği yan yana duramaz. 86 milyon yurttaşımızın barış ve güven içinde yaşadığı bir Türkiye’ye giden yol daha fazla hukuktan, daha fazla demokrasiden ve daha fazla özgürlükten geçmektedir.”
HDK: İktidar soruşturmaları muhalefet üzerinde süreklileşen bir baskı aracına dönüştürüyor
Halkların Demokratik Kongresi de gözaltılara tepkisini dile getirdi. Sosyal medyadan yapılan açıklamada “Daha birkaç gün önce LGBTİ+’lara yönelik polis baskınları, gözaltılar ve erişim engelleriyle karşı karşıyaydık. Bugün ise yeni ev baskınları ve gözaltılarla uyanıyoruz. Arka arkaya yürütülen bu operasyonlar, siyasal ve toplumsal alanı baskı yoluyla daraltan yönetme siyasetinin geldiği noktayı gösteriyor.
İktidar; soruşturmaları, şafak baskınlarını, gözaltı ve tutuklamaları muhalefet üzerinde süreklileşen bir baskı aracına dönüştürüyor. Örgütlenme hakkının, demokratik siyasetin ve toplumsal muhalefetin kriminalize edilmesine karşı ortak mücadelemizi ve dayanışmamızı büyütmeye devam edeceğiz. Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılsın!” ifadelerine yer verildi.
Ayrıntılar geliyor…



