• Ana Sayfa
  • Kültür Sanat
  • 16’ncı Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali başlıyor: Perdede adalet, odakta kadınlar

16’ncı Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali başlıyor: Perdede adalet, odakta kadınlar

16. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali, 26 Kasım’da başlayacak. 36 ülkeden 35 uzun ve kısa metrajlı filmin gösterileceği festivalde kadın yönetmenlerin yapıtları, kadın hakları mücadelesi ve İstanbul Sözleşmesi’nin geleceği öne çıkacak

16’ncı Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali başlıyor: Perdede adalet, odakta kadınlar
16’ncı Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali başlıyor: Perdede adalet, odakta kadınlar
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 3 Kasım 2026 16:00

Adalet ve Sinema Derneği tarafından “Herkes İçin Adalet” ilkesiyle düzenlenen 16. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali, 26 Kasım’da İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek açılış töreninin ardından 27 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak.

Prof. Dr. Adem Sözüer’in başkanlığında, Prof. Dr. Bengi Semerci’nin festival direktörlüğünde ve Alin Taşçıyan’ın program direktörlüğünde düzenlenecek festival, filmleri İBB Beyoğlu Sineması ve Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi’nde izleyiciyle buluşturacak. Festival biletleri 6 Kasım’da Passo üzerinden satışa çıkacak. Gündüz seansları 100 TL, 21.30 seansları 150 TL, öğrenciler için tüm seanslar ise 50 TL olacak.

Açılış filmi “Kreşendo”

Festival, 26 Kasım akşamı Agnès Jaoui’nin “Kreşendo” filmiyle açılacak. Figaro’nun Düğünü operasının sahnelenmesi sırasında geçen film, İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu’ndaki açılış gecesinde izleyiciyle buluşacak.

Açılış töreninde Mahamat-Saleh Haroun ve Handan İpekçi’ye Sinema Onur Ödülleri, Prof. Dr. Liane Wörner’e Akademik Onur Ödülü, Azize Tan’a ise Sinemaya Katkı Ödülü takdim edilecek.

Kadın yönetmenlerin filmleri yarışmada

Festivalin Altın Terazi Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, dünyanın farklı coğrafyalarından adalet, özgürlük ve insan hakları mücadelesini odağına alan 13 filmi bir araya getiriyor. Kadın haklarından göçmenliğe, ayrımcılıktan siyasi baskılara uzanan seçkide kadın yönetmenlerin ödüllü yapıtları da yer alıyor.

“Başa baş”

Ghasideh Golmakani’nin “Başa Baş” filmi, İran’da yasaklara rağmen film çekmeye çalışan bir kadın yönetmenin mücadelesini anlatıyor. Alina Şerban’ın “Ben Önemliyim” adlı otobiyografik nitelikli ilk uzun metrajı, yetiştirme yurdunda büyüyen Roma kökenli genç bir kadının oyuncu olma mücadelesine odaklanıyor. Laila Marrakchi’nin “Çilekler” filmi İspanya’da çalışan Faslı mevsimlik kadın işçilerin sömürüsünü ve dayanışma arayışını, Hanaël El Yousfi’nin “İbrahim’in Kızları” ise iki genç kadının dostluğu üzerinden ataerkil baskıyı ve özgürleşme mücadelesini ele alıyor.

“Kızlar Kaykay Yapmaz”

Dina Duma’nın “Kızlar Kaykay Yapmaz” filmi, kaykay yarışmasını kazanmayı hayal eden 11 yaşındaki bir kızın hikâyesi üzerinden erken yaşta evlilik, yoksulluk ve ataerkil geleneklere karşı mücadeleyi anlatıyor. Milena Aboyan’ın “Üç Yakın Arkadaş” filmi ise Almanya’da göçmen kökenli üç kadının dostluğu üzerinden ırkçılığı ve ötekileştirmeyi sorguluyor.

Kadın yönetmenlerin filmleri kısa metraj yarışmasında da öne çıkıyor. Ece Begüm Bayrak’ın “İstiğfar ya da Kar” filmi, cemaatinin işlediği cinayete tanık olan genç bir kadının vicdanıyla bağlılığı arasındaki çatışmayı ele alırken, Maryna Er Gorbach’ın “Rotasyon” filmi savaş nedeniyle orduya katılan Ukraynalı genç bir kadının değişen hayatına odaklanıyor.

Kadın yönetmenlere 30 bin Euro destek

Festivalde bu yıl kadın yönetmenlerin yeni projelerini desteklemeyi amaçlayan Eurimages Audentia Ödülü verilecek. Eurimages tarafından bir kadın yönetmene yeni filminde kullanılmak üzere 30 bin Euro destek sağlayan ödül, kadınların sinema alanındaki başarılarını görünür kılmayı hedefliyor.

Uzun metraj yarışmasındaki filmler ayrıca 450 bin TL değerindeki Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması Ödülü için yarışacak. Kısa metraj yarışmasında ise 60 bin TL değerindeki Altın Terazi Kısa Film Ödülü verilecek.

İstanbul Sözleşmesi’nin geleceği masada

Festivalin Akademik Programı’nda kadına yönelik şiddet suçları, yargılama süreçleri ve İstanbul Sözleşmesi’nin geleceği ele alınacak. “Quo Vadis İstanbul Sözleşmesi?” sorusundan hareketle sözleşmeye taraf ülkelerden uzmanların ülke raporlarını sunacağı programda Türkiye raporu akademisyenler ve öğrenciler tarafından hazırlanacak.

Festivalin sinema, akademi ve farklı disiplinlerden uzmanları bir araya getiren VisionIST platformunda da insan hakları, vicdan ve adalet kavramları tartışılacak. 27 Kasım-1 Aralık tarihleri arasında İBB Beyoğlu Sineması Pera Salonu’nda ücretsiz düzenlenecek etkinlikler kapsamında üç panel, bir ustalık sınıfı ve film gösterimi sonrası söyleşi gerçekleştirilecek.