Kuzey ve Doğu Suriye’de özerk yönetime giden sürecin başlangıcı olarak kabul edilen 19 Temmuz 2012’nin 14. yıl dönümü dolayısıyla Demokratik Suriye Meclisi (MSD) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi yazılı birer açıklama yayımladı.
Açıklamalarda, yeni bir Suriye’nin inşasında ulusal diyalog, ademi merkeziyetçilik ve kadın özgürlükçü modelin önemi vurgulandı.
MSD: Çoğulcu ve demokratik bir Suriye projesi ortaya kondu
Demokratik Suriye Meclisi (MSD) tarafından yapılan açıklamada, 19 Temmuz’un herhangi bir gruba bağlı olmayan; çoğulculuk, ortaklık ve ortak sorumluluk temelinde yükselen demokratik bir Suriye projesi ortaya koyduğu belirtildi.
Geçen 14 yıl boyunca farklı toplulukların kamu yönetimine katılımının genişletildiğine değinilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu deneyim; kadınların karar alma mekanizmalarındaki varlığının artırılmasına, toplumun iradesine dayalı yerel kurumların oluşturulmasına ve ortak yaşam kültürünün barışın temel taşı olarak güçlendirilmesine vesile olmuştur. Suriye’nin birliğini ve egemenliğini güçlendirecek adımlar, tüm yurttaşların gerçek temsilini güvence altına alan ve eşit yurttaşlık ilkesine dayanan anayasal temellerle mümkündür.”
MSD, kalıcı barışın ancak tüm güçler ve topluluklar arasında sorumlu bir ulusal diyalog ve iş birliğiyle sağlanabileceğini belirterek, bu yıl dönümünün ulusal bir uzlaşı adımına vesile olmasını temenni etti.
DEM Parti Kadın Meclisi’nden açıklama
DEM Parti Kadın Meclisi ise yayımladığı mesajda, 19 Temmuz’un erkek egemen zihniyete karşı verilen kadın özgürlük mücadelesinin tarihsel bir kazanımı olduğunu vurguladı. Ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigmanın 14 yıldır kesintisiz bir şekilde sürdüğünü ifade eden Kadın Meclisi, açıklamasında şu hususlara dikkat çekti:
“Rojava Devrimi; özgür ve eşit yaşamın inşasıyla, kadın köyleriyle, komünleriyle, eş başkanlık ve eşit temsiliyet ilkesiyle tüm dünya kadınlarının devrimidir. Devrimin kazanımlarını hedef alan IŞİD ve uzantılarına karşı en güçlü cevabı, devrimin etrafında kenetlenen enternasyonal kadın mücadelesi vermiştir. Zorlu siyasi ve güvenlik koşullarına rağmen demokratik toplum hedefiyle çalışmalarını sürdüren kadınların mücadelesini selamlıyoruz.”




