• Ana Sayfa
  • Manşet
  • 24 Nisan’ın 111’inci yılı: ‘Ermenilerin acısı karşısında adalet sağlanmadı’

24 Nisan’ın 111’inci yılı: ‘Ermenilerin acısı karşısında adalet sağlanmadı’

24 Nisan 1915’in yıl dönümünde açıklama yapan Diyarbakır Barosu, tehcir yollarında hayatını kaybeden Ermenileri anarak hakikatin açığa çıkarılması sürecinin başlatılmasını istedi. Baro, insanlığa karşı işlenen suçların inkar edilemeyeceğini belirtti.

24 Nisan’ın 111’inci yılı: ‘Ermenilerin acısı karşısında adalet sağlanmadı’
24 Nisan’ın 111’inci yılı: ‘Ermenilerin acısı karşısında adalet sağlanmadı’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 24 Nisan 2026 10:50

Bugün, Ermeni halkının “Medz Yeghern” ya da “Büyük Felaket” olarak adlandırdığı sürecin başlangıcı kabul edilen 24 Nisan 1915’in 111’inci yıl dönümü. Ermeniler, bu yıl da yaşananlarla yüzleşilmesini bekliyor.

Diyarbakır Barosu ise yıl dönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, 1915’te yaşananları “soykırım” olarak tanımladı.

Açıklamada, tarihsel gerçeklik ve uluslararası değerlendirmelere atıf yapılarak, “Tüm bu yaşananlar tarihsel gerçekliğin ve insanlık vicdanının ortak değerlendirmesiyle, uluslararası alanda geniş ölçüde soykırım olarak tanımlanmaktadır” denildi.

“Adalet ve hakikat için geçmişle yüzleşme” çağrısı yapılan açıklamada, “Bu toprakların bir parçası olan Ermeniler, 1915 yılında tehcire zorlanmış, tehcir yolunda İttihat ve Terakki yönetiminin desteği ve kontrolü altında öldürülmüş yahut ölüme terk edilmiştir” denildi.

Aradan geçen yüz yılı aşkın sürede hakikatle yüzleşilmediği belirtilen açıklamada, Ermenilerin yaşadığı acılar karşısında adaletin sağlanmadığı kaydedildi.

Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

“İnsanlığa karşı işlenen suçların inkar edilmeden, yüzleşilerek ve hesap verilerek aşılabileceğine inanıyoruz. Tarihle ve hakikatle yüzleşme, yalnızca geçmişin acılarını dindirmek değil, aynı zamanda gelecekte benzer acıların yaşanmaması adına evrensel hukuk normları çerçevesinde bir sorumluluk taşımanın gereğidir. Bu bağlamda, hakikatin tanınması ve adaletin tesis edilmesi, benzer trajedilerin bir daha yaşanmaması için atılacak en önemli adımlardan biridir. Diyarbakır Barosu olarak, soykırımda kaybettiklerimizi anıyor, barışın ve insan haklarının hakim olduğu bir gelecek için bir kez daha geçmişle yüzleşilerek hakikatin açığa çıkarılması sürecinin başlatılması çağrısında bulunuyoruz.”

2022’de yapılan açıklamaya beraat kararı verilmişti

Diyarbakır Barosu’nun 24 Nisan 2022’de “anma ve yüzleşme” temalı açıklaması nedeniyle dönemin Başkanı Nahit Eren ve 10 yönetim kurulu üyesi hakkında TCK’nın 301’inci maddesi kapsamında dava açılmıştı. Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 16 Ekim 2024’te TCK 301’inci maddede tarif edilen “suçun yasal unsurlarının” oluşmadığı gerekçesiyle baro yöneticilerinin beraatlerine karar vermişti.

Medz Yeghern (Büyük Felaket)

Ermeni toplumunun hafızasında “Medz Yeghern” (Büyük Felaket) olarak yer eden 24 Nisan 1915, Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan Ermeniler açısından tarihsel bir kırılma noktası olarak kabul ediliyor. Bu tarih, İstanbul başta olmak üzere birçok kentte Ermeni aydınların gözaltına alınmasıyla başlayan sürecin sembolü haline geldi.

Birinci Dünya Savaşı öncesinde, İstanbul Ermeni Patrikhanesi’nin verilerine göre Osmanlı topraklarında yaklaşık 2 milyon Ermeni yaşıyordu. İmparatorluk genelinde binlerce yerleşimde yaşayan Ermeni toplumu; okulları, kiliseleri ve manastırlarıyla bu coğrafyanın önemli halklarından biriydi.

Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’na dahil olmasının ardından, savaşta yaşanan kayıpların sorumluları arasında Ermenilerin gösterilmesi, toplumsal kırılmayı derinleştirdi. 24 Nisan 1915 sabahı ise bu sürecin en kritik dönemeçlerinden biri oldu.

İstanbul başta olmak üzere farklı şehirlerde yaşayan Ermeni aydınlar, yazarlar, öğretmenler, doktorlar ve siyasetçiler evlerinden alınarak gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar, Haydarpaşa Garı üzerinden Anadolu’nun iç bölgelerine sevk edildi. Bu kişilerin büyük bölümü bir daha geri dönmedi.

24 Nisan’da başlayan gözaltılar, kısa süre içinde kitlesel tehcir uygulamalarına dönüştü. Ermeni nüfus, zorunlu göç yollarına çıkarıldı; bu süreçte çok sayıda kişi yaşamını yitirdi ya da yerinden edildi.

Bu nedenle 24 Nisan, dünya genelinde Ermeni diasporası tarafından anma günü olarak kabul ediliyor. “Medz Yeghern” olarak adlandırılan bu tarih, yalnızca bir gün değil, aynı zamanda yüzleşme, hafıza ve adalet taleplerinin de sembolü olarak anılmaya devam ediyor.