‘2 senedir hiçbir şey yapılmadı’
Yangında hayatını kaybeden işçilerden Şivan Dolu’nun ablası Fatma Getizmen, “Konuşuyoruz ancak ciddiye alınmıyoruz. Kağıt üzerinde 2 kulüp sahibi var. 1’i tutuklu 1’i serbest. Kağıt üzerinde sahibi olan bir insan sözleşme imzalayabilir mi? Yasa neye göre belirleniyor? 4 kişi kusurlu deniyor. Olay günü olay inceleme, ambulans, mezarlık ve itfaiye raporlarının incelenmesi gerekiyordu. Ancak her şey muğlak. Geniş çaplı araştırma yapılsın istiyoruz. 2 senedir hiçbir şey yapılmadı” dedi.
‘Bilinçli taksirden bu davayı bitiremezsiniz’
Yangında eşi Özkan Baş’ı kaybeden Emine Kaya, mahkeme heyetinin Aralık’ta davayı sonuçlandırması açıklamasına tepki gösterdi. “Olaya hakim olmadan mı mahkemeyi bitireceksiniz? Bu dört kişi bilinçli taksirden mi yargılanacak, 5 buçuk yıl yatıp çıkacak mı? Biz yalana dolana doyduk. Doğru düzgün bir sorumlu çağırılmadı. Bu dört kişiyle bitecekse bu dava, bu 29 kişinin hakkını da kimseye helal etmiyorum. Bilinçli taksirden bu davayı bitiremezsiniz. Biz ne gece ne gündüz uyuyabiliyoruz. 2 ay sonra bu mahkeme bu şekilde bitemez. 5 dakikada 29 insanımızı katlettiler. Kimsenin sorumluluğu yok. O zaman kim suçlu? Her seferinde buraya geliyorum, bunlar ceza almıyorlar” ifadelerini kullandı.
‘Herkes hukuk önünde hesap versin’
Yangında yaşamını yitiren Ahmet Uzun’un ablası Kader Uzun Kaçmaz, “Kardeşim bir daha eve dönmedi, evimizde hiçbir şey eskisi gibi değil. Yalnızca kardeşimi değil anılarımı, hayatımı ve güzel günlerimi kaybettim. Artık yaralıyım, gözlerim onu arıyor. Benim kardeşim neden yangından çıkamadı? 29 insanın neden yangından çıkamadığını öğrenmek büyük bir talep mi? Kimler sorumluluklarını yerine getirmedi? Hesap sormak neden bu kadar zor? Bütün sorumluların ortaya çıkmasını istemek neden yıllar süren bir mücadeleye dönüşüyor? Sizden acıma teselli beklemiyorum. Kardeşimin yaşam hakkının elinden alınmasının hesabı sorulsun istiyorum. Herkes hukuk önünde hesap versin. Ömrümün sonuna kadar kardeşimin eksikliğini hissedeceğim. Bu eksikliğin üstüne adaletsizliğin yükünü bırakmayın” diye konuştu.
Yaşamını yitirenlerden Mehmet Okumuş’un kardeşi Tuğba Okumuş, “29 kişinin hayatını kaybeden sorumluların avukatları, sanıklarının 30 aydır cezaevinde bulunmalarını dile getirmesi utandırıcıdır. 29 kişinin yükünü nasıl kaldırıyorlar? Sanık İbrahim Bildirici’nin savunmasında asgari ücretle geçinen basit elektrik tamircisi denilerek savunma yapılıyor. Tadilatın esas mimarisini yapan ve işveren kişi aynı. Nasıl basit bir elektrikçi oluyor? Burada Uğur Türkyılmaz, bilirkişi raporu yeni gelmişken bilirkişi raporuna hazırlıklı bir savunma yaptı. Önden bilgi sahibi oldu. Nasıl savunma yapabiliyor? Burada 6 aile var, bu ailelere bakın. Birçoğu evladını kaybetti. Ercan Erkan buraya gelip bir kez daha anlatsın. ‘Yangını ben söndürdüm’ demiş ama görüntülerde bu yok. Senelerdir orada bulunan insanlar kaçamadı o nasıl kaçtı? Gelsin anlatsın” dedi.
‘Aylardır beklediğimiz rapor son dakikada geliyor’
Aile avukatlarından Naim Eminoğlu, “Dosya kapsamında keşfe gittiğimizde sanık ve sanık müdafileri gece kulübünde 3 çıkış olduğunu iddia ettiler. Ama orası çok dar, küçük bir yer ve oradan dışarı çıkılmıyor. Zemin de bir dükkana çıkıyor. Bu da hiçbir şekilde mevzuata uymuyor. Sadece bu bile sanıklardan olası kast yönünden ek savunma gerektirir” dedi.
Aile avukatlarından Onur Fırat Kaynun, “Mahkeme heyetinin doğrudan keşif yapması ve oradaki rezaleti görmesi gerektiği kanaatindeyiz. Aylardır beklediğimiz rapor son dakikada geliyor. Ailelere açıklama yapamıyoruz. Birçok isme yer verilmiş. Mesela raporda ismi geçen Uğur Türkyılmaz’ın ruhsatlarda imzası var. Buradaki savunması geçersizdir. Rapora göre tutuklama şartları da oluşmuş. Bu aşamada tutuklanmalarını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyeti, savunmalar ardından duruşmaya ara verdi. Ara ardından kararını açıklayan heyet, duruşmayı 2 Aralık tarihine erteledi.



