• Ana Sayfa
  • Manşet
  • 29 ülkeden 620 imzacı Avrupa Konseyi’ne mektup gönderdi: ‘Umut hakkı için somut adım atılmalı’

29 ülkeden 620 imzacı Avrupa Konseyi’ne mektup gönderdi: ‘Umut hakkı için somut adım atılmalı’

Dünyanın 29 ülkesinden 620 imzacı Avrupa Konseyi’ne gönderdiği mektupta, Abdullah Öcalan’ın sürece katılabilmesi için tam, özgür ve hiçbir kısıtlamaya tabi olmayan koşulların sağlanması için çağrıda bulundu. Mektupta “Abdullah Öcalan’ın davasında AİHM’in 2014 yılında verdiği kararın tam olarak uygulanmasını sağlaması, umut hakkını tanıması ve hayata geçirmesi çağrısında bulunuyoruz” denildi.

29 ülkeden 620 imzacı Avrupa Konseyi’ne mektup gönderdi: ‘Umut hakkı için somut adım atılmalı’
29 ülkeden 620 imzacı Avrupa Konseyi’ne mektup gönderdi: ‘Umut hakkı için somut adım atılmalı’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 30 Ekim 2026 10:15

Avrupa Konseyi (AK) Bakanlar Komitesi Başkanlığı’na “Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Kürt Sorununa Siyasi Çözüm” uluslararası kampanyası kapsamında bir mektup gönderildi. Dünyanın 29 ülkesinden 620 imzacının desteğiyle hazırlanan mektupta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik verdiği “umut hakkı” kararının uygulanması talep edildi.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 1-3 Aralık 2026 tarihlerinde gerçekleştireceği insan hakları toplantısı öncesinde gönderilen mektup, imzacıların bulundukları ülkelerden de Avrupa Konseyi’ne ayrı ayrı iletildiği belirtildi.

Avusturya, Almanya, İtalya, Fransa, Belçika, Danimarka, Norveç, İsveç, İsviçre, İspanya, Kanada, ABD ve diğer ülkelerden siyasetçiler, akademisyenler, hukukçular, sendikacılar, kadın örgütleri temsilcileri ve insan hakları savunucuları mektupta yer aldı. İmza listesinde 2022 Nobel Fizik Ödülü sahibi Anton Zeilinger, filozof Slavoj Zizek, Avrupa Parlamentosu üyesi Özlem Alev Demirel, İtalya’dan Nicola Fratoianni ve Maurizio Acerbo, Norveç’ten Bjørnar Moxnes, İsviçre’den Carlo Sommaruga, İsveç’ten Kadir Kasırga ve Bask ülkesinden EH Bildu temsilcisi Mertxe Aizpurua gibi isimler bulunuyor.

‘Türkiye’nin umut hakkını uygulamasını sağlaması çağrısında bulunuyoruz’

“Türkiye’nin umut hakkını uygulaması, barış sürecinin başarısı açısından belirleyicidir” başlıklı mektupta şu ifadelere yer verildi:

“‘Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Kürt Sorununa Siyasi Çözüm’ uluslararası kampanyası adına, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne, Öcalan/Türkiye (No. 2) kararı ve ilgili Gurban dava grubundaki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda Türkiye’nin umut hakkını uygulamasını sağlaması çağrısında bulunuyoruz.

9 Ekim 2024 tarihinde toplumsal hareketlerin, sendikaların, Nobel ödülü sahiplerinin, hukukçuların, akademisyenlerin, gençlik ve kadın örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının, seçilmiş temsilcilerin ve diğer kesimlerin katılımıyla başlayan uluslararası kampanyamız, barış sürecinin başarısı için Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması yönündeki taleplerini yineliyor.

Bu, Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyesi bir devlet olarak yükümlülüklerini yerine getirmesini desteklemek ve Abdullah Öcalan tarafından başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni ilerletmek açısından belirleyici bir andır.

Umut hakkının uygulanması, Abdullah Öcalan’a son 27 yıldır dayatılan ağır tecrit rejiminin sona erdirilmesi ve kendisinin baş müzakereci olarak barış sürecine etkin biçimde katılabilmesi yönünde atılması gereken temel hukuki adımdır.

Aralık 2026’da yapılacak Bakanlar Komitesi toplantısı, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye ve insan haklarına bağlılığın somut adımlarla yeniden ortaya konulması açısından önemli bir fırsat sunmaktadır.

Umut hakkının uygulanmasını destekleyen güçlü bir karar, Türkiye’nin bu temel meselelerde içinde bulunduğu tıkanıklığı aşmasına yardımcı olurken, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümüne yönelik uluslararası desteği de gösterecektir.

İmzacılar, Avrupa Konseyi’nin yalnızca kararların uygulanmasını izlemekle yetinmemesini, Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirmesi için etkili mekanizmaları devreye koymasını talep etti.

Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde açıkladığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı, Türkiye’de ve daha geniş bölgede önemli etkiler yaratmıştır. Bu çağrı, şiddetin azaltılmasına katkı sağlamış ve onlarca yıllık çatışmanın ardından demokratik diyalog ile barış içinde bir arada yaşama konusunda umutları yeniden canlandırmıştır.

‘Umut hakkını tanıması ve hayata geçirmesi çağrısında bulunuyoruz’

Ancak bu umutların somutlaşabilmesi için ülke içinde önemli değişikliklerin yapılmasına ve uluslararası toplumun desteğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç bulunmaktadır.

Son dönemdeki yasal gelişmelere rağmen Abdullah Öcalan, temel haklarını ve dış dünyayla iletişimini ciddi biçimde kısıtlayan koşullar altında tutuklu bulunmaktadır.

Bazı hukuki reformlar yapılmış olsa da bunlar gerçek bir demokratikleşme için yeterli değildir ve AİHM kararlarının uygulanmasını sağlamamaktadır.

En önemlisi de bu düzenlemeler, barış sürecinin baş müzakerecisinin hukuki statüsünü ve çalışma koşullarını ele almamaktadır. Bu mesele, sürdürülebilir herhangi bir barış sürecinin başarısı açısından hayati önemde kabul edilmektedir.

Bu nedenle Bakanlar Komitesi’ne, Abdullah Öcalan’ın davasında AİHM’in 2014 yılında verdiği kararın tam olarak uygulanmasını sağlaması, umut hakkını tanıması ve hayata geçirmesi çağrısında bulunuyoruz.

Bu, Abdullah Öcalan’ın hukuki statüsünün çözüme kavuşturulması ve Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümüne anlamlı biçimde katkıda bulunabilmesinin sağlanması açısından vazgeçilmez ilk adımdır.

Avrupa Konseyi, üye devletlerinden birini gerçek demokratikleşme yolunda desteklemek açısından tarihsel bir fırsatla karşı karşıyadır. Aralık toplantısında açık ve etkin bir karar alarak Konsey’in ilkelerini eyleme dönüştürmenizi istiyoruz.

Ayrıca Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması ve devam eden barış sürecine anlamlı biçimde katılabilmesi için tam, özgür ve hiçbir kısıtlamaya tabi olmayan koşulların sağlanması çağrısında bulunuyoruz.”

(MA)