Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu bugün Silivri’de üç ayrı davada hakim karşısında.
Ekrem İmamoğlu ilk olarak casusluk soruşturması kapsamında Silivri’de bulunan 4 Nolu salonda hakim karşısına çıktı. Saat 10.40’da başlayan duruşmada tutuklu sanıklar Merdan Yanardağ, Necati Özkan ve Hüseyin Gün yerini aldı.
Ekrem İmamoğlu’nun avukatı söz alarak duruşmalara diploma davası ile başlamak istediğini söyledi. Bunun üzerine 2 No’lu salonda devam eden diploma davasına geçildi.
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’nin eski Genel Başkanı Murat Karayalçın ve AB Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor duruşmayı takip etmek üzere salona geldi.
Özgür Özel, duruşmayı izleyen gazetecilerle selamlaştı.
Savunmasına başlayan İmamoğlu, “Aynı binada üç duruşmayla karşı karşıyayım. Tabii adım adım çökertilen bir hukuk düzeninin olduğunu, teslim alınan yargıyı ve millet adına karar vermesi gerekirken, ne yazık ki bir avuç siyasi muhterisin iradesine teslim edilmek istenen adalet sistemini milletimizin vicdanına anlatmak için buradayım. Benim bütün duruşmalarım bir bütün halinde yorumlanabilir. Hepsine birden ‘İmamoğlu davaları’ da denebilir, ‘demokrasi mücadelesi davaları’ da denebilir” diye konuştu.
1,5 yılda hakkında 20 dava açıldığını ifade eden İmamoğlu, “Bir insan nasıl böyle bir şeye maruz kalabilir?” diye sordu.
İmamoğlu, “Nasıl böyle bir sağanak altında kalabilir? Çok enteresan. Dünyada bir örneği var mıdır? Açıkçası bilmiyorum, herhalde yoktur diye düşünüyorum. Ama “Yahu ne durumdasın Ekrem? Nassın, iyi misin?” Vallahi çok iyiyim. Yani çok çok iyiyim. Allah’a şükürler olsun. Sağlığım da çok iyi, moralim de çok iyi, kararlılığımın her geçen gün daha da arttığını ifade edeyim. Yani bugün bu sabah buraya gelişimin içerisindeki maceralar bile beni güçlendiriyor. Yani cezaevinden çıkarken yanıma yedek bir fanila ve yedek bir gömlek almak için mücadele vermek de beni diri tutuyor. Onları almak için bir saat onun kavgasını vermek de diri tutuyor. E buraya geldikten sonra o duruşma salonuna mı bu duruşma salonuna mı ya da avukatımla bir 10 dakika görüşeyim derken ayaküstü 5 dakika görüşmeme fırsat verilme mücadelesi içinde olmak da beni çok diri tutuyor. Rabbime şükürler olsun. Herhalde öyle doğdum, dünyaya öyle geldim, bilmiyorum nasıl bir genetiktir. Belki doğduğum yöreden, belki anacığımdan, babacığımdan bir şekilde hayatta beslendiklerimden böyle bir dünya, böyle bir yaşamın içerisindeyim” dedi.
‘Hakkımda makam aracı davası açıldı’
Ekrem İmamoğlu savunmasında hakkında yeni bir dava daha açıldığın duyurdu. İmamoğlu, şunları söyledi:
“Makam aracı davası açıldı hakkımda. İlk defa açıklamak zorunda kalıyorum. Evet, ben 12 yıldır makam aracı olarak kendi aracımı kullandım ve yargılanıyorum. Yani ben belediyenin arabasını kullanmadım, ne Beylikdüzü’nde ne Büyükşehir’de. Evet, açıklıyorum, ben makam aracımın benzinini de ben aldım, bakımını da ben yaptırdım, lastiğini de ben yaptırdım. Yani makam aracı 12 yıl boyunca kendi arabamı kullandım ve benim hakkımda dava açıldı. Niye biliyor musunuz? Makam aracını ne var Beylikdüzü’nde deyince minibüs getirdiler. Fahiş bir fiyatı var aylık kirası. Aynısından benim de var. Yani bugünün parası 300-400 bin lira aylık kirası. Dedim ki yazık günah, benim arabam var, ben arabamı kullanayım. Dediler olmaz, yani firmanın arabası belediye. E bir protokol yapın, protokol yaptılar. Protokol sadece Ekrem İmamoğlu kendi aracını tahsis ediyor belediyeye. Masraflarını da kendi karşılıyor. Ama çok enteresan bir şekilde şöyle bir aksilik olmuş, arabama iki defa benzin almışlar belediyenin hesabından, bir defa da lastik almışlar. Bu sonradan tespit edilmiş. 2022’de o dönemin İçişleri Bakanı “Ekrem hakkında bir şey bulun” diye 2 ay, 3 ay Beylikdüzü Belediyesi’ne teftiş yolladılar. Burada buldukları para üzerinden benim hakkımda dava açtılar. Eylül’de duruşmam var.”
‘NATO liderleri Ankara’dayken ben yargılanıyorum’
NATO Zirvesi’ne de değinen İmamoğlu, “NATO toplanıyor yarın itibarıyla Ankara’da. Devlet ve hükümet başkanları Avrupa’nın güvenliğini, Ukrayna’daki savaşı, yeni güvenlik mimarisini konuşacaklar. Ben, bu ülkenin 15,5 milyon insanının ön seçimde oy verdiği, -bunu zihinlerinize kazıyacaklar-, 15,5 milyon! Rüyasında göremez o 1150 odalı saraydaki insan, rüyasında! Koşarak, 15,5 milyon insanın oy verdiği cumhurbaşkanı adayıyım ben. O insanların adayıyım. 25.1 milyon insanın imza vererek destek olduğu cumhurbaşkanı adayıyım. Dünyanın en güzel ve en büyük kentlerinden biri İstanbul’un rekor oyla, tarihin en yüksek oyuyla seçtiği Belediye Başkanı olarak burada, NATO ülkeleri Ankara’ya geldiği gün yargılanıyorum. Ne anlatacak bu ülkenin başındaki? ‘Çok güçlüyüm’ mü diyecek? ‘Bak, rakibimi hapse attım. Bak, rakibime 20 tane de dava açtım’ Onlar da ‘Yaşasın, ne büyük lider, dünya lideri!’ mi diyecek?” ifadelerini kullandı.
‘İBB davası değil, Erdoğan’ın ‘Niçin dört kez yendin?’ davası’
İmamoğlu, savunmasında hakkında açılan davaların siyasi olduğunu savunarak, “Hukuksuzluk triatlonu var bugün Silivri’de. Kimi İBB, kimi Ekrem İmamoğlu davası diyor. Ben ona, esas adı konmamış Erdoğan’ın ‘Niçin dört kez yendin ve bir kez daha yenebilirsin?’ davası diyorum” ifadelerini kullandı.
Diplomasının iptal edilmesine tepki gösteren İmamoğlu, “18 yaşındaki Ekrem’i yargılıyorsunuz. Devletin verdiği belgeyi 36 yıl sonra yok sayabilecek kadar hukuku eğip bükebilecek tehlikeli bir anlayış gözler önüne seriliyor. Bu dava, dört yıl boyunca emek vererek kazandığım diplomamın ve o yıllardaki emeğimin yok sayılmasıdır” dedi.
‘İstanbul Üniversitesi Rektörü’nü aradım’
İmamoğlu, İstanbul Üniversitesi Rektörü’nü diploma süreciyle ilgili telefonla aradığını da ilk kez anlatarak, savcılığın üniversiteye gönderdiği yazıyı gördükten sonra rektöre “Bu devletin namusu” dediğini aktardı. Rektörün kendisine “Çok zor durumdayım, bakıyorum başkanım” yanıtını verdiğini öne süren İmamoğlu, daha sonra diplomasının iptal edildiğini belirterek rektöre tepki gösterdi.
’18 hakim değişti, değişmeyen tek şey mahkûm etme iradesi’
Yargılama sürecinde çok sayıda hakim ve savcının değiştirildiğini söyleyen İmamoğlu, hakkında iddianame hazırlayan savcıların tamamının görevlerinde yükseldiğini belirtti. Kendi davalarında 18 hakimin değiştiğini belirten İmamoğlu, “Hakimler değişti, heyetler değişti, mahkemeler değişti. Değişmeyen tek şey Ekrem İmamoğlu’nu mutlaka mahkûm etme iradesi” diye konuştu.
İmamoğlu, devlet kurumlarına saygı duyduğunu ancak hukuka aykırı uygulamalarla karşılaştığında bunlara karşı mücadele etmeyi sürdüreceğini de sözlerine ekledi.
‘Neşemizi çalamayacaklar’
Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’la ilgili de konuşan İmamoğlu şunları kaydetti:
“Hatta mizaha bile tahammülleri kalmadı. Deniz Göktaş adında genç bir kardeşimiz. Ben de vallahi ilk kez haberde çıkınca gördüm. Notlarını yolladılar. Bana da hicivler yapmış, güldüm okurken. “Ben de” dedi, “gidiyorum. Yanıma sadece bir fanila aldım, bir şey aldım. Zaten fazla kalamam, geri döneceğim ülkeme” dedi. Adamcağız, genç adam döndü. Adamı tutukladılar. Ters kelepçe yapıp kameranın önünde dört defa, beş defa gezdirdiler delikanlıyı. Niye? “İyi çekim yapalım” diye. Ya, ya bu ülkenin kolluk gücü, bu ülkenin yargısı bunu ne zaman yaptı? Ben hatırlamıyorum ya. Bunu bir buçuk senedir yapıyorlar. Bunu ne zaman yaptı? Bu ne zaman bu hale geldi yani? Bu ülkenin yargısı ne zaman bu hale geldi? Ve gencecik adamı tutukladılar ya. Tutukladılar, attılar kuyu tipi hücreye, Çorlu’ya. Milletin iradesini bir çırpıda çalanlar şimdi kahkahadan korkup neşesini çalmaya çalışıyorlar. Böyle bir hırsızlık olur mu ya? Ama neşemizi çalamayacaklar.”
Diploma davası ertelendi
imamoğlu’nun savunmasının ardından duruşma savcısı mütalaasını açıkladı. Savcı, idare mahkemesinin kararının kesinleşip kesinleşmediğini sorulmasını talep etti. Bir sonraki duruşma için 25 Aralık saat 11.00’a gün verildi.




