• Ana Sayfa
  • Kadın
  • 6 Şubat’ın yıldönümünde kadınlardan yürüyüş | Bu karanlığın karşısında bir güç var: Kadın dayanışması

6 Şubat’ın yıldönümünde kadınlardan yürüyüş | Bu karanlığın karşısında bir güç var: Kadın dayanışması

Yürüyüş sonrası okunan basın açıklamasında depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen yüz binlerce insanın hâlâ konteynerlerde, çadırlarda güvencesiz, sağlıksız ve yoksulluk içinde yaşamaya mahkûm edildiği hatırlatıldı.

6 Şubat’ın yıldönümünde kadınlardan yürüyüş | Bu karanlığın karşısında bir güç var: Kadın dayanışması
6 Şubat’ın yıldönümünde kadınlardan yürüyüş | Bu karanlığın karşısında bir güç var: Kadın dayanışması
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 5 Şubat 2026 22:15

6 Şubat depremlerinin 3. yıldönümünde yürüyüş ve basın açıklaması yapan Ankara Kadın Platformu, yüz binlerce insanın hâlâ konteynerlerde, çadırlarda güvencesiz ve sağlıksız yaşadığını belirterek şartların kadınlar için çok daha ağır olduğunu belirtti.

Evrensel’in haberine göre Yüksel Caddesinden başlayıp Sakarya Caddesinde son bulan yürüyüşe katılan kadınlar burada basın açıklamasını gerçekleştirdi.

Ankara Kadın Platformu adına basın açıklamasını Sibel Korkmaz Sarı okudu.

Açıklamada Sibel Korkmaz Sarı, “Bizler Ankara’dan, kalbi hâlâ depremden etkilenen illerle atan kadınlar olarak buradayız. Acımız ilk günkü kadar taze; öfkemiz ise bu üç yılda süren ihmaller, cezasızlık politikaları, eşitsizlikler ve bilinçli tercihlerle daha da büyümüş durumda” dedi.

Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen yüz binlerce insanın hâlâ konteynerlerde, çadırlarda güvencesiz, sağlıksız ve yoksulluk içinde yaşamaya mahkûm edildiğinin altını çizen Sibel Korkmaz Sarı, koşulların kadınlar için çok daha ağır olduğunu söyledi.

Konteyner kentler; mahremiyetin yok edildiği, hijyenin sağlanamadığı, şiddetin ve tacizin arttığı alanlara dönüştüğünü anlatan Sibel Korkmaz Sarı, “Deprem bölgelerinde kadın sığınaklarının yetersizliği, kadınların maruz kaldıkları şiddet sarmalından çıkamamalarına neden olmakta; kadınlar ya şiddet gördükleri alanlara geri dönmeye ya da tamamen korumasız bırakılmaya zorlanmaktadır” ifadelerini kullandı.

Kadınlar bir yandan çocukların, yaşlıların ve hastaların bakımını üstlendiklerini; bir yandan da temiz suya, pede, ilaca, cinsel sağlık hizmetlerine erişemeden yaşam mücadelesi verdiklerine dikkat çekilen açıklamada Sibel Korkmaz Sarı, “Ev içi bakım emeğinin bu denli artması, aynı zamanda kız çocuklarının bakım ve ev içi emeğe daha fazla katılmasına, okulla bağlarının zayıflamasına ve evlilik adı altında istismara maruz kalmasına yol açmıştır” dedi.

Depremle birlikte kadınların kayıt dışı, güvencesiz, düşük ücretli işlere mahkûm edildiğine; sosyal destek mekanizmalarının yetersizliğinin kadınları yoksullukla baş başa bıraktığına değinen Sibel Korkmaz Sarı, “Yeniden inşa süreçlerinde kadınlar yok sayılmakta; karar mekanizmalarından sistematik biçimde dışlanmaktadır. İktidar, yıkımın üzerini devasa brandalarla örtmeye çalışsa da gerçekler gizlenemiyor. O brandaların arkasında hâlâ bulunamayan cenazeler, akıbeti belirsiz çocuklar, üç yıldır temiz suya erişemeyen insanlar var” şeklinde konuştu.

Sibel Korkmaz Sarı, “Biz biliyoruz ki bu karanlığın karşısında bir güç var: Kadın dayanışması. Depremin ilk günlerinde enkaz başında, dayanışma mutfaklarında, çocuklar için güvenli alanlar kurarken gördüğümüz kadınlar; bugün de Hatay’da zeytinliklerine sahip çıkıyor, Maraş’ta ve Adıyaman’da konteyner kentlerde şiddete karşı yan yana geliyor, emeği ve yaşamı için direniyor. Kadınlar, yıkımın ortasında yaşamı yeniden kuran iradedir. Bizler, devletin yalnızlaştıran ve baskılayan politikalarına karşı birbirimizin yurdu olmaya devam edeceğiz” diyerek dayanışmayı, umudu ve mücadeleyi büyütmekten vazgeçmeyeceklerini söyledi.

Açıklama, “Jin, jiyan, azadi”, “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları eşliğinde; kadınların talepleri dile getirilerek sonlandı:

  • Deprem bölgesindeki kadınlar için ücretsiz, güvenli ve nitelikli barınma derhal sağlansın
  • Şiddet önleme ve izleme birimleri güçlendirilsin; etkin, erişilebilir ve sürekli hale getirilsin
  • Depremden etkilenen tüm illerde acil ve güvenli kadın sığınakları inşa edilsin
  • Konteyner kentlerde ve geçici barınma alanlarında kadınlar için güvenli alanlar oluşturulsun, başvuru ve destek mekanizmaları derhal işletilsin
  • Kadınların sağlık, cinsel sağlık, sosyal destek ve hukuki haklara erişimi derhal güvence altına alınsın