• Ana Sayfa
  • Manşet
  • 7 Ekim’in 3’üncü yılında: Taksim’den Dolmabahçe’ye Filistin yürüyüşü

7 Ekim’in 3’üncü yılında: Taksim’den Dolmabahçe’ye Filistin yürüyüşü

Filistin Eylem Komitesi’nin çağrısıyla Taksim Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde bir araya gelen yüzlerce kişi, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının üçüncü yılında Dolmabahçe’ye yürüdü. Eylemde İsrail ile tüm ticari ve diplomatik ilişkilerin kesilmesi, NATO’dan çıkılması ve askeri üslerin kapatılması talep edildi.

7 Ekim’in 3’üncü yılında: Taksim’den Dolmabahçe’ye Filistin yürüyüşü
Evrensel
7 Ekim’in 3’üncü yılında: Taksim’den Dolmabahçe’ye Filistin yürüyüşü
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 4 Ekim 2026 19:20

Filistin Eylem Komitesi’nin çağrısıyla Taksim Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde toplanan yüzlerce kişi, “Filistin’e özgürlük, İsrail’e tam ambargo” ve “Nehirden denize özgür Filistin” sloganları eşliğinde Dolmabahçe’ye yürüdü.

İsrail ordusunun 7 Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik başlattığı saldırıların üçüncü yılında düzenlenen yürüyüşte, İsrail ile tüm ticari ve diplomatik ilişkilerin kesilmesi, NATO’dan çıkılması ve askeri üslerin kapatılması çağrısı yapıldı.

Eylemciler, yürüyüş güzergahında bulunan Almanya Konsolosluğu önünde de durarak Almanya’nın İsrail ile işbirliğini protesto eden sloganlar attı.

Yürüyüşün ardından Dolmabahçe’de basın açıklaması yapıldı. Filistin Eylem Komitesi adına okunan açıklamada, Gazze’de yaşananların arka planına ve bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelere yer verildi.

“Gazze’deki can kaybı 100 binin üzerinde tahmin ediliyor”

Açıklamada, eylemin düzenlendiği dönemde Gazze ablukasının dayanılmaz boyutlara ulaştığı, Batı Şeria’daki ilhak politikalarının hızlandığı ve bölge ülkelerinin İsrail ile normalleşme adımları attığı belirtildi.

Eylül 2026 itibarıyla Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre katledilen Filistinlilerin sayısının 73 bini aştığı belirtilen açıklamada, enkaz altında bulunanlarla birlikte toplam can kaybının 100 binin üzerinde olduğunun tahmin edildiği kaydedildi.

Gazze’de eğitim altyapısının yüzde 98’inin yıkıldığı belirtilen açıklamada, bölgedeki insani durum şöyle aktarıldı:

“Eylül 2026’da bile yaygın yıkım, barınma sorunu, yardım girişindeki kısıtlamalar ve devam eden saldırılar ciddi bir insani kriz potansiyeli yaratmaktadır.”

Açıklamada, kağıt üzerinde ateşkes bulunmasına rağmen İsrail’in saldırılarının sürdüğü ve ateşkes sonrasında da 1500’den fazla Filistinlinin katledildiği belirtildi.

Batı Şeria’daki duruma da dikkat çekilen açıklamada, yerleşimci saldırıları ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesinin arttığı kaydedildi. Açıklamada, 2026’nın başından bu yana 1600’den fazla yerleşimci saldırısının kaydedildiği ve İsrail’de önümüzdeki ay yapılacak seçimlere yaklaşıldıkça bu sayının artabileceği ifade edildi.

Filistin Eylem Komitesi hükümeti eleştirdi

Açıklamada, Türkiye hükümetinin İsrail’e yönelik yeterli adım atmadığı öne sürülerek limanlardan İsrail’e mal akışının sürdüğü ve Azerbaycan petrolünün Türkiye üzerinden İsrail’e ulaşmaya devam ettiği belirtildi.

Kürecik ve İncirlik üslerinin de İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiği ileri sürülen açıklamada, NATO’nun geçtiğimiz yaz Ankara’da ağırlanması da eleştirildi.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Hükümet tarafından İsrail’e yönelik dişe dokunur hiçbir adım atılmamıştır. Limanlardan İsrail’e mal akışı sürmüş, Azerbaycan petrolü bu topraklardan soykırım boyunca İsrail’e akmaya devam etmiş, Kürecik ve İncirlik üsleri İsrail’e çalışmıştır. Aynı hükümet, içinde Filistin halkının katillerini de barındıran, bir bütün olarak İsrail’in çıkarlarına hizmet eden NATO adlı terör örgütünü geçtiğimiz yaz aylarında Ankara’da ağırlamış, emperyalizme biat tazelemiş ve Filistin halkının dostu halkımızın yaşadığı mahalleleri dev panolarla gizleyerek, onlarca insanı NATO’yu rahatsız etmesinler diye tutuklayarak halkımıza büyük bir utanç yaşatmıştır.”

Mekke Anlaşması da açıklamada eleştirildi

Filistin Eylem Komitesi, Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzalanan ve TBMM’ye getirilmeyen Mekke Anlaşması’na da açıklamasında yer verdi.

Anlaşmanın iktidar tarafından İsrail’e karşı bir ittifak olarak sunulmasını eleştiren komite, anlaşmanın İsrail’e değil, İsrail’in düşmanlarına karşı yapıldığını belirtti.

Açıklamada, “Bu ittifakın üyelerinin emperyalizmle hiç bir çelişkisi olmadığı gibi, İsrail ile de temel, çözülemez bir çelişkisi olmadığını biliyoruz” denildi.

Komite ayrıca, Trump’ın desteğini alan ittifakın ilk hedefinin Yemen gibi Filistin’in yanında yer alan bölge ülkeleri olabileceğini belirtti.

Filistin Eylem Komitesi taleplerini sıraladı

Filistin Eylem Komitesi, eylemin sonunda Filistin’e ilişkin taleplerini sıralayarak mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı.

Açıklamada şu talepler dile getirildi:

“Bugün Filistin’in yanında olmak demek NATO’dan çıkmak demektir. Bugün Filistin’in yanında olmak demek emperyalist üsleri kapatmak demektir. Bugün Filistin’in yanında olmak demek İsrail’e bir tam ambargo uygulamak demektir. Bugün Filistin’in yanında olmak demek Filistin direnişinin silahsızlandırma planlarına karşı çıkmak, ateşkesi ihlal eden İsrail’e baskı yapmak yerine Filistin’e silahsızlanması için baskı yapmaktan vazgeçmek, Trump’ın kurduğu sözde barış kurulundan çıkmak demektir.”