Yaşamını yitiren gazeteci Hüseyin Aykol’un cenazesi, Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınarak Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’ne getirildi. Aykol’un cenazesi, çalışma arkadaşları ve sevenleri tarafından omuzlanarak tören salonuna taşındı.
Sahneye konulan tabutun üzerine kırmızı karanfiller bırakıldı, mumlar yakıldı. Tabutun üzerine ayrıca Aykol’un görev yaptığı Yeni Yaşam Gazetesi’nin bugünkü sayısı konuldu. Gazetenin manşetinde, “Basının devrimci öncüsünü kaybettik” ifadeleri yer aldı.
Törene Aykol’un ailesi, çalışma arkadaşları ve sevenlerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eşbaşkanı Selman Çiçek, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği üyeleri, DİSK Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, Tevgera Jinen Azad aktivisti Sebahat Tuncel ve çok sayıda milletvekili törende yer aldı.
Tören salonuna, “Özgür Basın’ın devrimci çınarı, seni unutmayacağız. 1956-∞” pankartı asıldı.

‘Öcalan’ın mesajı okundu’
Törende Abdullah Öcalan’ın Aykol için gönderdiği mesaj okundu. Mesajı, İmralı Heyeti üyesi Faik Özgür Erol seslendirdi. Öcalan mesajında, Hüseyin Aykol’u “hakikatin sesi olmuş bir entelektüel, yeri doldurulamaz devrimci ve enternasyonalist bir öncü” olarak tanımladı ve “Anısını mücadelemizde saygıyla yaşatacağız” ifadelerini kullandı.
Gazeteci Hüseyin Aykol’a veda töreninde Abdullah Öcalan’ın mesajını İmralı Heyeti üyesi Özgür Faik Erol okudu
“Mücadele hayatı boyunca sözü, kalemi ve duruşuyla her zaman yol gösteren öncü bir şahsiyet, örnek bir devrimci oldu”
“Hayatını adadığı halkların özgürlük ve eşitlik… pic.twitter.com/4rWqgVoZpi
— İlke TV (@ilketvcomtr) January 2, 2026
Nuray çevirmen: Ona veda etmiyorum
Ardından Hüseyin Aykol’un yol arkadaşı Nuray Çevirmen söz aldı.
Nuray Çevirmen, “80 gün boyunca bekledim, 80 gün boyunca da onunla konuştum. Ne var ne yok onunla hep sohbet ettim, onun beni duyduğu inancını hiç kaybetmedim. Özellikle Özgür Basın çalışanları hiç ama hiç beni yalnız bırakmadılar. Ona veda etmiyorum ama ona Sadi Şirazi’nin bir şiiri ile seslenmek istiyorum” dedi.
“Şimdi nasıldır bahçemin hâli ey bahar meltemi, söyle
Çünkü bülbüller figan ediyor, böyle gamlı telaşlı
Gül nedir ki senin can alıcı güzelliğin karşısında
Sen çiçekler arasında, dikenler içindeki gül gibisin
Ey şifa kaynağı mücevher, hastalarına bir bak,
Merhem elinde fakat bizi yaralı bırakıyorsun
Bir ömür daha lazım vefatımızdan sonra,
Çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanarak geçirdik.”
Hüseyin Aykol’un yol arkadaşı Nuray Çevirmen:
“Ona veda etmiyorum ama Sadi Şirazi’nin bir şiiriyle seslenmek istiyorum:”
“Şimdi nasıldır bahçenin hali, ey bahar meltemi söyle
Çünkü bülbüller figan ediyor, gamlı telaşlı böyle
Gül nedir ki senin can alıcı güzelliğinin… pic.twitter.com/CY7rLHjh2P— İlke TV (@ilketvcomtr) January 2, 2026
‘Arkadaşlarının mesajı okundu’
Gazetecilerin Aykol için gönderdiği ortak mesaj ise gazeteci Reyhan Hacıoğlu tarafından okundu. Mesajda Aykol’un 37 yıllık özgür basın mücadelesine, hapishanelerde ve gazete bürolarında süren emeklerine, genç gazetecilere bıraktığı mirasa vurgu yapıldı. Mesaj, “Yolun yolumuzdur, Rêya te rêya me ye” sözleriyle son buldu.

‘Biz sana borçluyuz’
Ardından konuşan Tuncer Bakırhan, Hüseyin Aykol’u uzun yıllardır tanıdığını belirterek şunları söyledi:
“Ben hayatımda bu kadar mütevazı, işine bu kadar bağlı, disiplinli bir insan görmedim. İşyeri açılmadan ilk kapıyı açan, çayı koyan yıllarca Hüseyin Aykol oldu. Yazdığı her kelimenin toplumda nasıl bir karşılık bulacağını bilen bir bilinçle çalıştı. Sinevizyonda ‘Ben Kürt halkına borçluyum’ diyor. Ben de bir Kürt olarak diyorum ki Hüseyin yoldaş, sen bize değil biz sana borçluyuz. O borcu özgür ve demokratik bir ülke yaratarak ödeyeceğiz.”Bakırhan, konuşmasında Apê Musa, Gurbetelli Ersöz, Nagihan Akarsel ve Nazım Daştan’ı da anarak, “Hüseyin yoldaşı kalbimizin en kutsal yerinde yaşatacağız” dedi.Daha sonra Aykol’un arkadaşı Aytunç Altay söz aldı. Altay, Aykol’un gençlik yıllarında tutuklandığını, ağır işkenceler gördüğünü ancak cezaevinden çıkar çıkmaz mücadeleye devam ettiğini anlattı. Altay, “Onurunu lekeleyecek hiçbir şeyi kabul etmeyen bir yoldaşımızdı” dedi.
Yazar ve gazeteci Haydar Ergül ise Hüseyin Aykol’un 70 yılı aşan mücadele yaşamına dikkat çekerek, onun özgür basın geleneğinin ve sosyalist mücadelenin hafızası olduğunu söyledi. Ergül, “Yeni süreci inşa ederken Hüseyin Aykol’un kişiliğinden öğreneceğimiz çok şey vardır” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Aykol’un çok sevdiği, Kitora’ya ait Caravansary türküsü çalındı. Törenin ardından Hüseyin Aykol, meslektaşlarının omuzlarında Karşıyaka Mezarlığı’na götürülerek toprağa verildi.
(MA)




