Dünyanın dört bir yanından gelen tepkiler Halep’teki saldırılara odaklanırken, Avrupa, Avustralya ve Amerika kıtalarında yüzlerce kişi Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların Halep’in Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerine düzenlediği saldırıları protesto etti.
Protestolarda, Kürt halkının maruz kaldığı sistematik saldırıların savaş suçu niteliği taşıdığı ve uluslararası sessizliğin tehlikeyi büyüttüğü vurgulandı.
Fransa’dan Avustralya’ya, ABD’den Yunanistan’a kadar farklı şehirlerde düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamalarında, “Rojava Devrimi” sahiplenildi, saldırıların IŞİD geleneğinden gelen cihadist gruplar tarafından gerçekleştirildiği belirtilerek, Türkiye ile uluslararası güçlerin sessizliği eleştirildi.
Öte yandan Türkiye’de de protestolar 5’inci gününde sürdü. Saldırıların Ortadoğu’da inşa edilmek istenen baskıcı rejimlerin provası olduğu, sivillerin korunması ve saldırgan güçlerin teşhir edilmesi çağrısı yapıldı.
Fransa: HTŞ, IŞİD geleneğinin devamıdır
Fransa’nın Lyon kentinde, kent merkezindeki Bellecour Meydanı’nda protesto gerçekleştirildi. Lyon Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nin çağrısıyla düzenlenen eylem, saygı duruşuyla başladı. Eylemde yapılan konuşmalarda, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırıların HTŞ öncülüğünde IŞİD çizgisindeki gruplar tarafından gerçekleştirildiği ifade edildi. Konuşmacılar, HTŞ’nin isim ve söylem değişiklikleriyle kendisini meşrulaştırmaya çalışsa da ideolojik ve pratik olarak IŞİD geleneğinin devamı olduğunu vurguladı. Bu yapıların uluslararası güçler tarafından desteklendiği ya da bilinçli biçimde görmezden gelindiği belirtilerek, uluslararası sessizliğin sivillere yönelik saldırıları teşvik ettiği dile getirildi.
Protesto, “Bijî berxwedana Rojava” sloganıyla sona erdi.
Avusturya’dan yürüyüş
Avusturya’nın Bregenz kentinde, saldırılar yürüyüşle protesto edildi. Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüş, Bregenz tren istasyonundan başlayarak Vorarlberg Eyalet Parlamentosu önüne kadar sürdü. Saygı duruşuyla başlayan yürüyüş, “Bijî berxwedana Rojava” sloganları eşliğinde sona erdi.

Avusturalya’da ağıt
Avustralya’nın Melbourne kentinde Victoria Eyalet Kütüphanesi önünde Navkurd tarafından eylem gerçekleştirildi. Kürtlerin yoğun katılım sağladığı eylemde ortak basın metnini KNK Melbourne Temsilcisi Heval Herkî, okudu. Herkî, Kürt halkının IŞİD’e karşı verdiği mücadelenin altını çizerek, “Dünya insanlığı Kürtlere borçludur. Daha dün bu cihatçı, insanlıktan çıkmış güruh 15 sivili katletti. Kürtler büyük bedeller ödeyerek bu IŞİD çetelerini yendi ve dünya bir nefes aldı” dedi.
Eylem sırasında Rojavalı bir eylemci, Halep’te ve Rojhilat’ta yaşamını yitirenler için bir ağıt yaktı. Duygusal anların yaşandığı eylemde, Kürt halkına yönelik saldırıların durdurulması ve uluslararası kamuoyunun sessizliğini bozması çağrısı yapıldı.
ABD: ‘Dünya saldırılara sessiz’
Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) New York’un Manhattan bölgesinde American Kurdish Association (AKA) tarafından basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, “Bir kez daha aynı şiddet, aynı yerinden edilme ve aynı ölümcül sessizlikle yüz yüzeyiz” denildi. Açıklamada, Halep’teki mahallelerinin sistematik biçimde hedef alındığı belirtildi. Açıklamaca, “Kürt halkı özgürlük, onur ve temel insan hakları talep ederken hayatlarını riske atıyor. Tutuklamalar, işkence, infazlar ve sistematik baskılarla yüz yüze kalıyorlar. Kürt halkı Suriye’de saldırıya uğruyor, İran’da eziliyor ve dünya sessiz kalıyor” denildi.
Açıklamada sık sık “Şeyh Maksud ve Eşrefiye yalnız değildir” sloganları atıldı. Açıklamanın ardından İngilizce bildiriler dağıtıldı.
Atina’daki açıklamaya HTŞ bayraklı provakasyon
Yunanistan’ın başkenti Atina’da Syntagma Meydanı’nda protesto eylemi düzenlendi. Çok sayıda Kürt kurumu, enternasyonalist inisiyatif ve anarşist grubun katıldığı eylemde, Halep’te sivillerin hedef alınmasına son verilmesi çağrısı yapıldı. Eylem boyunca Kürt halkıyla dayanışma mesajları verilirken, uluslararası kamuoyunun saldırılara karşı sessiz kalmaması istendi.
Okunan açıklamada bu sürecin bir soykırım girişimi niteliği taşıdığı belirtilerek, “Halep’te yaşananlar, bir halkın kimliğinin, varlığının ve geleceğinin kasıtlı olarak hedef alınmasıdır” denildi.
Yaklaşık bir buçuk saat süren eylemin sonunda, alana HTŞ bayrağıyla gelen bir kişi HTŞ ve Suriye Geçiş Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmet El Şara lehine sloganlar attı. Provokasyon girişimi üzerine alanda gerginlik yaşandı. Eylemcilerin tepkisiyle karşılaşan kişi, polis müdahalesi ile alandan uzaklaştırıldı.

Mahmur: Demokrasiyi savunduklarını belirten kesimler kör ve sağırı oynuyor
Mahmur’da bulunan Şehid Rüstem Cudi Mülteci Kampı’nda Şehit Aileleri Komitesi binası önünde bir araya gelen binlerce kişi, Birleşmiş Milletler (BM) binası önüne kadar yürüdü. Yürüyüşte Halep’te öldürülen kişilerin fotoğrafı taşındı.

BM binası önünde yapılan basın açıklamasında “Bu süreçte demokrasiyi savunduklarını belirten kimi kesimler kör ve sağırı oynuyor. Onların sessizliğini kınıyoruz. Savaş istemeyen her kesim bu süreçte Kürt halkının yanında yer almalı” ifadeleri yer aldı.
Diyarbakır: Bu saldırılar Ortadoğu’da inşa edilmeye çalışılan rejimin provalarıdır

Halep’te Kürtlere dönük saldırılara Amed’den tepki gösteren kadınlar, sol-sosyalist, feminist kadınlara “Halep’te katledilen kadınların çığlığı, mücadele gerekçemizdir. Kadınların bedenleri üzerinden yürütülen bu kirli savaşa ve gerici tahakküme karşı adaleti haykıralım” çağrısında bulundu.
Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP) ve Diyarbakır Şiddetle Mücadele Ağı, saldırılara karşı Ulu Camii önünde açıklama yaptı. Çok sayıda kadın kurumunun yanı sıra siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcilerinin katıldığı açıklamada basın metnini Çağla Sanay okudu.
HTŞ ve “onların cinsiyetçi zihniyetinin taşıyıcısı olan yapıların” Halep’te hedef gözetmeksizin Kürt halkına yönelik saldırılar başlattığını belirten Çağla Sanay, “Bu saldırılar, kadın bedeni üzerinden kurulmak istenen bir tahakkümün ve Ortadoğu’da inşa edilmeye çalışılan baskıcı rejimin provalarıdır. Suriye, tarihsel olarak çok kültürlü bir yapıya sahiptir. İŞİD orjinli yapılar kendi zihniyetlerine tehdit olarak gördükleri Alevi, Dürzi ve bölgede yaşayan tüm farklı kimlik ve inançlara karşıda aynı tahammülsüzlüğü göstererek, insanlık onurunu bir kez orada çiğnemiştir.”
Eskişehir: Bölgede savaş suçu işleniyor

DEM Parti Eskişehir İl ve İlçe Örgütleri de Parti il binasında açıklama yaptı.
Açıklamada, “Mahallelerde yaşayan sivillerin temel ihtiyaçlarını aylardır engelleyen geçici Şam yönetimi ve ona bağlı güçlerin bu saldırıları Suriye’nin siyasi ve idari bütünlüğüne ve istikrarına açık bir tehlikedir. Yaralıların yanı sıra saldırılardan kaçan, kadınlar ve çocuklardan oluşan sivillerin sığındığı hastane bombalanarak hizmet dışı bırakılmıştır. Bölgede sistematik olarak savaş suçu işleniyor” ifadeleri yer aldı. Açıklamanın sonunda “Halep’teki ateşkesin sürekli olmasını istiyoruz” denildi.
Adana: Saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir

Adana Demokratik Kurumlar Platformu, yürüyüş gerçekleştirdi. Sağanak yağmura rağmen binlerce kişinin katıldığı yürüyüşte, “Rojava xeta me ya sor e” pankartını taşıyan kitle Seyhan ilçesine bağlı Barbaros Mahallesi Çarşamba Caddesinde bir araya gelerek, Hürriyet Mahallesi’ne kadar yürüdü. Yürüyüş esnasında sık sık, “Rovaja’da direnen kadınlara bin selam”, “Kürt halkı uyuma Rojava’ya sahip çık”, “Rojava halkı yalnız değildir” ” sloganları atıldı.
Alkış ve zılgıtların eksik olmadığı yürüyüşte evlerinin balkonlarına çıkan yurttaşlar alkışlarla ve zafer işaretleriyle yürüyüşe destek verdi.
Okunan basın açıklamasında, “Kürtleri hedef alan bu saldırılar, yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir. Bu nedenle Şam yönetimi açısından yaşananlar, Kürtlerle kurulacak ilişkilerde tarihsel bir kırılma niteliği de taşımaktadır. Uluslararası güçler ve ilgili tüm aktörler artık izleyici konumundan çıkmalıdır. Sivillerin korunması yönünde derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Aksi halde Halep’te yaşananlar, Suriye genelinde daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların habercisi olacaktır” ifadeleri yer aldı.

Ne olmuştu?
Halep’te Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerine yönelik saldırılar 6 Ocak 2026’da başladı. Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların obüs, ağır silah ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği saldırılarda siviller ve sivil altyapı doğrudan hedef alındı.
5 gün süren saldırılarda en az 5’i çocuk 25 sivil hayatını kaybetti. Osman Hastanesi hizmet dışı kaldı, Xalid Fecir Hastanesi boşaltıldı, mahallelerde sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve ulaşım yolları kapatıldı. Halep İç Güvenlik Güçleri, Şeyh Maksud mahallesinden çıkan onlarca gencin kaçırıldığını bildirdi.
Saldırılar, 1 Nisan 2025’te Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’ne bağlı Şeyh Maksud ve Eşrefiye Mahalleleri Genel Meclisi ile Şam geçici hükümeti arasında imzalanan, ateşkes ve saldırmazlığı da içeren 14 maddelik anlaşmaya rağmen gerçekleştirildi. Anlaşma kapsamında YPG ve YPJ mahallelerden çekilmiş, güvenlik Asayiş güçlerine devredilmişti. Ancak Şam yönetimine bağlı silahlı gruplar, 22 ve 27 Aralık 2025’te olduğu gibi bu süreçte de anlaşmayı ihlal ederek saldırılarını sürdürdü.
Eylül 2025’ten bu yana uygulanan kuşatma nedeniyle mahallelere gıda, ilaç ve yakıt girişi engellenirken, yoğun bombardıman ve abluka insani krizi derinleştirdi. Uluslararası arabulucuların devreye girmesiyle kısmi ateşkes sağlandı; cenazeler, yaralılar ve sivillerin tahliyesi gerçekleştirildi.
Halep’in Kürt mahallelerinde son durum: Saldırılar, kayıplar, tahliyeler



