Ağrı’da görev yapan bir hekimin sosyal medyada “kadın sünneti” başlığı altında yaptığı paylaşımlara tepkiler sürüyor.
Toplum arasında “kadın sünneti” olarak isimlendirilen “Kadın Genital Sakatlaması (FGM)”, kadınların dış genital organlarının tıbbi bir gereklilik olmaksızın kısmen ya da tamamen çıkarılmasını içeren ve uluslararası kuruluşlar tarafından açık bir insan hakları ihlali, çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddet biçimi olarak tanımlanıyor.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Doğubeyazıt İlçe Örgütü, söz konusu doktoru ve paylaşımlarını yaptığı açıklamayla protesto etti.
İlçe merkezindeki Halk Bankası önünde yapılan açıklamada, “Kadın kırımına isyan ediyoruz, özgürlüğe yürüyoruz” pankartı taşındı. Çok sayıda kadının katıldığı açıklamada sık sık “Jin, jiyan, azadî” sloganı atıldı.
Açıklamayı okuyan DEM Parti Doğubeyazıt İlçe Eşbaşkanı Berivan Zatsan, “Paylaşımlar yalnızca tıp etiği açısından değil kadın, insan hakları ve halk sağlığı açısından da son derece ciddi sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Kadın sünneti, Dünya Sağlık Örgütü tarafından tıbbi yararı bulunmayan, kadınların beden bütünlüğünü ihlal eden ve ciddi fiziksel ile psikolojik zararlara yol açabilen bir uygulama olarak tanımlanmaktadır. Bu uygulamanın herhangi bir ad altında meşrulaştırılması veya tıbbi bir işlem gibi sunulması kabul edilemez” diye belirtti.
‘Kadınların beden bütünlüğü pazarlık konusu değildir’
Sağlık Bakanlığı’nın muayenehanelerde yapılabilecek tıbbi işlemler listesinde böylesi bir uygulamanın yer almadığına dikkati çeken Berivan Zatsan, şöyle devam etti:
“Tıbbi endikasyonu bulunmayan bir işlemin sağlık hizmeti kapsamında sunulması ve bunun reklamının yapılması, ilgili mevzuat ve meslek etiği açısından da değerlendirilmesi gereken ciddi bir konudur. Öte yandan, sağlık hizmeti sunan hekimlerin, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi, Hasta Hakları Yönetmeliği ve meslek etik ilkelerine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bilimsel dayanağı olmayan, kadınların beden bütünlüğünü zedeleyebilecek uygulamaların tanıtımının yapılması, toplum sağlığına zarar verebilecek sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle, söz konusu iddiaların ilgili kurumlar tarafından gecikmeksizin incelenmesini; gerekli görülmesi halinde idari ve mesleki süreçlerin işletilmesini talep ediyoruz. Kadınların beden bütünlüğü pazarlık konusu değildir. Kadın haklarını, bilimsel tıbbı ve etik sağlık hizmetini savunmaya devam edeceğiz.”
Kadın genital sakatlaması nedir?
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), kadın genital sakatlamasını (Female Genital Mutilation-FGM), kadın dış genital organlarının tıbbi bir gerekçe olmaksızın kısmen ya da tamamen çıkarılması veya genital organlara başka şekillerde zarar verilmesini içeren tüm uygulamalar olarak tanımlıyor. DSÖ’ye göre uygulamanın hiçbir sağlık yararı bulunmuyor ve uluslararası hukukta kadınlara ve kız çocuklarına yönelik insan hakları ihlali ile toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin bir biçimi olarak kabul ediliyor.
FGM; şiddetli kanama, enfeksiyon, kronik ağrı, idrar ve adet sorunları, doğum komplikasyonları, psikolojik travma ve bazı durumlarda ölüme kadar varabilen ciddi sağlık sonuçlarına yol açabiliyor. DSÖ, sağlık çalışanlarının bu uygulamayı hiçbir koşulda gerçekleştirmemesi gerektiğini vurguluyor.
UNICEF’in 2025 verilerine göre, bugün dünya genelinde 230 milyondan fazla kadın ve kız çocuğu kadın genital sakatlamasına maruz bırakıldı. Uygulama ağırlıklı olarak Afrika’nın bazı ülkeleri ile Orta Doğu ve Asya’nın bazı bölgelerinde görülüyor. Her yıl yaklaşık 4 milyon kız çocuğunun bu uygulamayla karşı karşıya kalma riski bulunduğu belirtiliyor.
TTB’den ‘kadın sünneti’ reklamı yapan erkek doktora disiplin soruşturması




