Suriye geçici hükümetine bağlı gruplar, 6 Ocak’tan bu yana Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiyê mahallelerine saldırılar düzenliyor. Bu saldırılar sonucunda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu çok sayıda kişi hayatını kaybetti.
Özgür Ezidi Vakfı’ndan yapılan açıklamaya göre, son çatışmalar nedeniyle çoğu Afrinli olan yaklaşık 800 Ezidi Kürt ailesi, daha önce kendilerine zulmeden grupların kontrolündeki bölgelere dönmeye zorlandı.
Ezidiler, 2018 yılında TSK’nin harekatı sonrası Afrin’den göç ederek bu mahallelere yerleşmişti.
Vakıf, Afrin’deki bu bölgelerin hala Azidi Kürtlerin daha önce baskı ve zulüm nedeniyle terk etmek zorunda kaldığı aynı radikal cihatçı grupların kontrolünde olduğunu belirtti.
‘Bu ailelerle iletişim kesildi, akıbetleri belirsiz’
Rudaw’ın haberine göre Özgür Ezidi Vakfı, şu anda bu ailelerle iletişimin kesildiğini ve akıbetlerinin belirsiz olduğunu bildirdi. Geri gönderilenlerin yanı sıra, yaklaşık 400 Ezidi aile de Halep şehri içinde mahsur kalmış durumda.
Vakıf, bu ailelerin gıda ve insani yardıma erişimi olmadan kiliselerde ve geçici binalarda ağır şartlar altında yaşadığını açıkladı.
Ayrıca açıklamada, İbrahim Halil ve Jaklin Hesko isimli iki Ezidi sivilin çatışmalarda hayatını kaybettiği doğrulandı.
‘Şengal’deki suçların tekrarlanmasından korkuyorum’
Afrin Ezidi Evi Başkanı Meryem Cirdi, “Bir Ezidi kadın olarak, 2014 yılında Şengal’de işlenen suçların, özellikle de cinsel şiddet ve köleleştirmenin tekrarlanmasından korkuyorum” dedi.
Güvenlik gerekçesiyle ismi açıklanmayan özel bir kaynak vakfa, Afrin’deki cihatçı grupların erkekleri ve yetişkin erkek çocukları kadınlardan ve kız çocuklarından ayırdığını, bunun da IŞİD’in soykırım sırasında uyguladığı yöntemle aynı olduğunu aktardı.
Halep Ezidi Evi Başkanı Menaf Cafo da Halep’teki Kürt mahallelerindeki sahneleri “sistematik bir katliam” olarak nitelendirdi.
Menaf Cafo, “IŞİD bayrakları taşıyan” silahlı kişiler gördüğünü ve bunlardan birinin televizyonun canlı yayını sırasında da görüldüğünü ifade etti.
Özgür Ezidi Vakfı, ABD ve uluslararası topluma acilen güvenli bir insani koridor açılması ve azınlıklara yönelik “vahşi suçların” önlenmesi çağrısında bulundu.
Êzidî kadınlardan saldırılara tepki: Bu bir fermandır
Şengal’de de saldırılara tepki vardı. Ezidî Kadın Özgürlük Hareketi (TAJÊ) Tilazêrê Meclisi üyesi Zehdiye Şemo, “Bugün bu mahallelerde yaşananlar, başlı başına bir fermandır. BBu mahallelere yönelik çok ağır saldırılar yapıldı, çok sayıda sivil vahşi bir şekilde katledildi. Rojava halkı üzerinde büyük tehditler bulunmaktadır” dedi.
‘Bugün ayakta durmazsak, aynı tehdit Êzidîler için de geçerli olur’
Zehdiye Şemo, Şam yönetimine bağlı grupların büyük bir güçle her iki mahalleye saldırdığını, bunun sonucunda çok sayıda sivilin katledildiğini ifade ederek, “Her şeyden önce Êzidî toplumu olarak, Şeyh Maksud ve Eşrefiyê halkına destek vermemiz gerekiyor. Eğer bugün Êzidî toplumu olarak onların yanında yer almazsak, yarın aynı saldırılar bizim toplumumuza da yöneltilecektir. ” şeklinde konuştu.
TAJÊ Tilazêrê Meclisi üyesi Leyla Şeref ise, “3 Ağustos 2014’teki ferman gününde annelerimizi ve çocuklarımızı nasıl katlettilerse, bugün de aynı şeyi Şeyh Maksud ve Eşrefiyê halkına yapıyorlar. Günlerdir bu saldırıları takip ediyoruz. Tüm dünya orada gerçekleştirilen katliamı izlemekle yetiniyor. Herkesin derhal Şeyh Maksud ve Eşrefiyê halkıyla dayanışma göstermesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.




