• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Bakırhan’dan Fidan’a: Çözüm tehdit diliyle değil müzakereyle mümkün

Bakırhan’dan Fidan’a: Çözüm tehdit diliyle değil müzakereyle mümkün

“Bırakalım Ahmed Şara ile SDG’li yöneticiler Halep meselesi başta olmak üzere konuşsun, müzakere etsin” diye konuşan Tuncer Bakırhan Hakan Fidan’ın açıklamalarına ilişkin, “Sayın Fidan’ın her seferinde Suriye’nin bir bakanı, adeta Suriye kabinesinde yer alan bir isim gibi konuşması gerçekten anlaşılır gibi değil” ifadelerini kullandı.

Bakırhan’dan Fidan’a: Çözüm tehdit diliyle değil müzakereyle mümkün
Bakırhan’dan Fidan’a: Çözüm tehdit diliyle değil müzakereyle mümkün
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 15 Ocak 2026 21:50

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, katılmış olduğu Sözcü TV canlı yayınında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Suriye’ye ilişkin açıklamalarını eleştirdi.

“Liderler Özel” programına katılan Bakırhan, Fidan’ın kullandığı dili “tehditkâr” olarak nitelendirerek, çözümün müzakereyle mümkün olduğunu söyledi.

“Bırakalım Ahmed Şara ile SDG’li yöneticiler Halep meselesi başta olmak üzere konuşsun, müzakere etsin” diye konuşan Tuncer Bakırhan Hakan Fidan’ın açıklamalarına ilişkin, “Sayın Fidan’ın her seferinde Suriye’nin bir bakanı, adeta Suriye kabinesinde yer alan bir isim gibi konuşması gerçekten anlaşılır gibi değil” ifadelerini kullandı.

Bakırhan “Halep Suriye’nin bir kenti. Farklı inançların kimliklerin yüzyıllardır birlikte yaşadığı çok stratejik, önemli bir kent. SDG, Suriyeli bir örgüt. Suriye menşeli. Geçici Şara hükümeti de şu anda orada yönetimde. Şara konuşsa anlarsın, dersin oranın geçici yöneticisidir. Mazlum Abdi konuşsa anlarsın dersin SDG’nin yöneticisidir.” diye konuştu.

Hakan Fidan’ın açıklamalarında güç kullanımı vurgusunun öne çıktığını ifade eden Tuncer Bakırhan, “Sayın Fidan en başından beri sürekli tehditkâr bir dil kullanıyor, güç kullanımından bahsediyor. Oysa Halep’te gücü kullanan kim? Türkiye mi, Şara hükümeti mi? İnsanlar bunu anlamakta zorlanıyor” diye kaydetti.

Suriye’de çözümün Hakan Fidan’ın iddia ettiği gibi zor olmadığını ifade eden Bakırhan şunları belirtti:

“Çözüm çok kolay. Sayın Fidan’ın anlattığı gibi zor değil. Kimsenin yerinden çekilmesine göç etmesine gerek yok. Suriye Esad’ın devrettiği geleneklerle devam edecekse zaten orada bir çözümden bahsetmek zor. Suriye’nin bu halde olmasının zaten temel sebebi tekçilik, mezhepçilikti. Şimdi aynı şeyle karşılaşıyoruz. Suriye’de henüz oturmuş bir rejim yok. Rejimin karakteri belli değil. Demokratik mi olacak, kapsayıcı mı olacak, anayasasında Kürtler, Aleviler, Dürziler, Türkmenler, orada yaşayan bütün millet ve inançlar olacak mı bilmiyoruz.

Suriye’deki krizin temel nedeninin tekçi ve mezhepçi yönetim anlayışı olduğunu dile getiren Bakırhan, Esad dönemine işaret ederek, “Tekçi bir yönetim vardı. Bu anlayış Müslümana da Kürde de, farklı inanç ve etnik kimliklere de dayatıldı. Suriye’nin bu hale gelmesinin temel sebebi zaten buydu” ifadelerini kullandı.

Suriye’de henüz oturmuş bir rejim bulunmadığını belirten Bakırhan, “Demokratik mi olacak, kapsayıcı mı olacak? Anayasada Kürtler, Aleviler, Dürziler, Türkmenler ve orada yaşayan tüm halklar yer alacak mı, bunu bilmiyoruz” dedi.

Bakırhan, Suriye’de bazı bölgelerde yaşanan göçlere de dikkat çekerek, “Silahları bırakın, teslim olun, bulunduğunuz yerlerden çıkın deniliyor. Peki Afrin kimin denetiminde? Resulayn için de benzer açıklamalar yapıldı. Yoğunlukla Kürtlerin yaşadığı bu bölgelerde insanlar silah zoruyla göç etmek zorunda kaldı” değerlendirmesinde bulundu.

Sorunun askeri yöntemlerle değil, siyasal ve diplomatik yollarla çözülebileceğini vurgulayan Bakırhan, “Tehdit yerine Türkiye’nin Suriye’deki meselenin çözümüne nasıl katkı sunabileceğini konuşmamız gerekiyor. Eğer bunu gündemimize alabilirsek, emin olun herkes için daha yapıcı bir süreç olur” ifadelerini kullandı.