• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Ayşegül Doğan: Kürt halkı coğrafi sınırlarla bölünmüş olsa da kalben bir bütündür

Ayşegül Doğan: Kürt halkı coğrafi sınırlarla bölünmüş olsa da kalben bir bütündür

Partisinin genel merkezinde düzenlenen toplantıda Ayşegül Doğan, Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşananlara ilişkin çok fazla manipülasyonun yapıldığını ve bilgi kirliliğinin yayılmaya çalışıldığını belirterek, insanların gerçek bilgiye ulaşmayı istediklerini söyledi. Ayşegül Doğan, önümüzdeki hafta eş genel başkanlardan oluşan bir heyetin Kuzey ve Doğu Suriye gündemiyle siyasi partileri ziyaret edeceğini de açıkladı.

Ayşegül Doğan: Kürt halkı coğrafi sınırlarla bölünmüş olsa da kalben bir bütündür
Ayşegül Doğan: Kürt halkı coğrafi sınırlarla bölünmüş olsa da kalben bir bütündür
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 23 Ocak 2026 19:24

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin düzenlediği basın toplantısında Suriye’de yaşanan gelişmelere, Kuzey ve Suriye’yesaldırı protestolarına yönelik müdahalelere ve hükümetin politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Tarihsel süreçte Kürt halkı coğrafi sınırlarla bölünmüş olsa da kalben bir bütündür.” diyen Ayşegül Doğan, “Kürt bireyinin lugatında ve kültüründe sınır kavramı yoktur. Bunu binlerce kez yineledik; Kürt halkının hak ve taleplerinin kabul edilmesi ve resmiyet kazanması şarttır.” ifadelerini kullandı.

Partisinin genel merkezinde düzenlenen toplantıda Ayşegül Doğan, Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşananlara ilişkin çok fazla manipülasyonun yapıldığını ve bilgi kirliliğinin yayılmaya çalışıldığını belirterek, insanların gerçek bilgiye ulaşmayı istediklerini söyledi.

Ayşegül Doğan, “Doğrudan özgür basın geleneğini temsil eden ajanslara getirilen engeller devam ediyor” dedi.

Baskıların erişim engelleri ile de sınırlı kalmadığını belirten Ayşegül Doğan, gazetecilere yönelik baskıların arttığını ve bunların tesadüf olmadığını kaydetti.

Sansür ve erişim engellerine değinen Ayşegül Doğan, yaşananların DEM Parti İnsan Hakları ve Hukuk Komisyonları tarafından takip edildiğini belirtti. Eleştirel ve muhalif yayın yapan birçok haber sitesi ve sosyal medya hesabının kapatıldığını belirten Ayşegül Doğan, “6 Ocak’tan bu yana. Mezopotamya Ajansı, Jinnews’in sosyal medya hesapları, en az 4’er kez, Yeni Yaşam gazetesinin hesabı en az 2 kez erişime engellendi. Ayrıca çok sayıda gazetecinin kişisel sosyal medya hesabı da erişime kapatıldı” ifadelerini kullandı.

Polisin protestolara müdahalelerine dikkati çeken Ayşegül Doğan, “Şimdi buradan bir daha seslenelim: Bunlar çok denendi. Erişim engelleri, yasaklamalar, gözaltı, darp, işkence, kötü muamele ve daha burada hatırlamaktan dahi hicap duyacağımız pek çok insanlık dışı yöntem…. Ama bugüne kadar başarılamadı” diye konuştu.

Kürtlerden Türkiye için bir tehditmiş gibi bahsedenlere de seslenen Ayşegül Doğan, söz konusu yorumcuların Kürtlere kurdukları sözlerle savaş ilan ettiklerini söyleyerek, “Ellerinde onlara zarar verebilecek bir araç olsa anında kullanabilecek halde konuşuyorlar. Bu normal mi? Bu ırkçılık değil de nedir? Buna niye yalnızca biz isyan ediyoruz? Buna niye yalnızca biz itiraz ediyoruz? Yalnızca biz etmemeliyiz. Bunun birinci derecede sorumluları bugün bu ülkeyi yönetenlerdir. Bu dilin bu kadar yaygın hale gelmesi, bu ülkenin resmen bu dili tercih ediyor olmasından kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı.

Kürtler varlığını korumaktadır ve kimliksiz bırakılmayı artık kabul etmemektedir.” diyen Ayşegül Doğan, Kürt dili ve kimliğinin hiçbir ülke için tehdit olmadığını vurguladı.

Türkiye ve Suriye’deki barış süreçlerinin pozitif bir zeminde ilerlemesi gerektiğini kaydeden Ayşegül Doğan, bu konudaki çabalarının süreceğini, önümüzdeki günlerde muhalefet dahil siyasi partilerle bir dizi görüşme gerçekleştireceklerini duyurdu.

Ankara ile Erbil arasındaki mevcut ilişkilere de değinen Doğan, bu durumdan duydukları memnuniyeti dile getiren DEM Parti Sözcüsü “Aynı ilişkinin Türkiye ile Rojava arasında da tesis edilmesini ve geliştirilmesini talep ediyoruz. Suriye’de farklı milletler ve inançlar var, herkesin hakkı korunmalı. Eğer Türkiye barış konusunda öncü bir ülke olmak istiyorsa yol açıktır ve biz de bunu sonuna kadar destekleriz.” diye konuştu.

“‘Türkiye neden Kürtler yerine HTŞ’yi tercih etti’ diye soranlara yanıt vermesi gerekenler biz değil, bu tercihi yapan iktidardır” diyen Ayşegül Doğan, Milli Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamalarının muhatabının da hükümet olduğunu belirtti.

Ayşegül Doğan, “Ambalaj HTŞ Suriye’de… Geçici yönetim HTŞ, öyle değil mi? Peki Suriye ordusunun yaptığı işleri görüyorsunuzdur. Takip edemeyenler, görmeyenler için söyleyelim. Geçenlerde IŞİD’e karşı savaşmış SDG’li Arapların mezar taşları tahrip edildi. Mezarlara saldırdılar. IŞİD’e karşı savaşan SDG’li Araplardan Suriye ordusu mensupları neden rahatsız? Eğer IŞİD niyetini taşımıyorlarsa neden rahatsız olduklarını ifade etmek durumundalar. Bu soruyu niye buradan soruyoruz? Çünkü bize alanda soruluyor. ‘Türkiye neden Kürtler yerine HTŞ tercihi yaptı’ diye soranlara yanıt vermesi gerekenler ülkeyi yönetenler, biz değiliz, bu tercihi yapanlar. Ambalaj HTŞ, zihniyet IŞİD olamaz, olmamalı. İsyanımızın da öfkemizin de nedeni budur ve bu yalnızca Kürt’e yönelik bir tehdit değildir. Bu sadece Kürtlük meselesi değildir. Bu bir insanlık meselesi. Kadınlara dönük vahşet, zorla yerinden etme, katliam tehdidi karşısında kimseye suskunluk dayatılamaz.” ifadelerini kullandı.

Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e “kent uzlaşısı” nedeniyle verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasına tepki gösteren Ayşegül Doğan, “Şimdi kent uzlaşısı bir suç değildir demekten, kent uzlaşısı son derece doğal, her siyasi partinin kullanabileceği bir haktır demekten biz yorulmadık. Bunu hep söyleyeceğiz, tekrar edeceğiz. Kime yönelirse yönelsin. Bu cezalar, yasaklar, antidemokratik uygulamalar; bunun karşısında duracağız ve buna karşı mücadele edeceğiz. Ancak tüm Türkiye için bir haksızlık bu ve bu haksızlığı sürdürmekten vazgeçin diyoruz. Bu çağrıyı yineliyoruz çünkü öyle yasaklarla, böyle işte sözü, meydanı, alanı, iradeyi kuşatarak ya da yok sayarak, görmezden gelerek bu sorunların çözülmediğini çokça birlikte tecrübe ettik ve kaybettik. O yüzden korkmamak gerekir. Yasaklarla değil, cesaretle yol almak gerekir. Meydanları kapatmamak gerekir. Diyalog yolunu açmak gerekir. Barış istiyorsanız bu seslere kulak vermeniz gerekir. Barışın yolunu açmanız gerekir.” diye konuştu.

DEM Parti olarak barış ve demokratik toplum vurgusunu yineleyen Ayşegül Doğan, önümüzdeki hafta eş genel başkanlardan oluşan bir heyetin Kuzey ve Doğu Suriye gündemiyle siyasi partileri ziyaret edeceğini de açıkladı.