ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), X sosyal medya platformundaki hesabından, USS Abraham Lincoln (CVN 72) uçak gemisiyle ilgili fotoğraflı paylaşım yapıldı.
Söz konusu paylaşımda, “USS Abraham Lincoln (CVN 72) uçak gemisinde görevli denizciler, 26 Ocak’ta Hint Okyanusu’nda seyir halindeyken rutin bakım çalışmaları yapıyor.” ifadelerine yer verildi.
Paylaşımın devamında, uçak gemisinin, “bölgesel güvenlik ve istikrarı desteklemek amacıyla” Orta Doğu’da konuşlandırılmış durumda olduğu belirtildi.
CENTCOM’un paylaşımı, ABD’nin İran’a yönelik yeni bir saldırı hazırlığı yaptığına dair haberlerin uluslararası medyada yer aldığı dönemde yapıldı.
Trump: İran’ın yanında büyük bir donanmamız var
ABD basınından Axios’a konuşan ABD Başkanı Donald Trump, “İran’ın yanında büyük bir donanmamız var. Venezuela’dakinden daha büyük” dedi.
Aynı zamanda diplomasinin bir seçenek olmaya devam ettiğini söyleyen Trump, “Anlaşma yapmak istiyorlar. Bunu biliyorum. Birçok kez aradılar. Konuşmak istiyorlar.” diye konuştu.
İran’dan açıklama: Savunma kararlılığımızı etkilemez
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin bölgeye savaş gemilerini göndermesinin “güç gösterisi” olduğunu ve İran’ın kendisine yönelik her türlü saldırıya sert yanıt vereceğini söyledi.
Bekayi, “Bir ya da birkaç savaş gemisinin gelişi, İran’ın savunma kararlılığını etkilemez. Silahlı kuvvetlerimiz her gelişmeyi anbean izlemekte ve yeteneklerini artırmak için tek bir saniyeyi bile boşa harcamıyor. Güç gösterisi ve tehditler uluslararası hukuka aykırı olmakla birlikte bu ilkelerin ihlali herkesi etkiler” dedi.
Euronews’in haberine göre İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Amir Saeid Iravani, BM Güvenlik Konseyi toplantısında Trump’ın ülkeye yönelik askeri güç kullanma tehditlerini “ne belirsiz ne de yanlış yorumlanabilir” olarak nitelendirdi.
İran ordusuysa tam teyakkuz durumunda.
İran basınına konuşan Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonundan bir yetkili, İran’ın herhangi bir ihlalle karşılaşması halinde Hürmüz Boğazı’ndan başlayarak bölgedeki çeşitli ABD varlıklarına kadar uzanabilecek hedefleri kapsayan bir karşı saldırı başlatacaklarını söyledi.
NTV’nin Amerikan basınından aktardığına göre İran’a askeri müdahale hala masada.
Wall Street Journal gazetesi ABD Başkanı Donald Trump’ın “kesin sonuca ulaştıracak” seçenekler bulmaları için danışmanlarına baskı yaptığını yazdı.
Pentagon ve Beyaz Saray’daki danışmanlar, rejimi iktidardan uzaklaştırmak da dahil bir dizi seçenek üzerinde çalışıyor.
ABD neden şimdi harekete geçti?
Trump, uçak gemisi USS Gerald R. Ford’un Orata Doğu’ya sevk edilmesiyle, İran’a yönelik saldırı başlatma seçeneğine sahip oldu. Trump’ın askeri seçenekleri değerlendirdiği bildirildi.
ABD istihbaratının, Başkan Donald Trump’ı, İran hükümetinin konumunun zayıfladığına dair bilgilendirildiği kaydedildi. Trump’a sunulan istihbarat raporlarında, 28 Aralık’ta başlayan protestoların Tahran yönetimi üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi.
Trump’ın olası bir saldırı emri vermesi durumunda, bölgede konuşlu uçak gemisi USS Abraham Lincoln’un 1 ila 2 gün içerisinde İran’ı vurmaya hazır hale geleceği duyuruldu. ABD istihbaratı, Trump’a zayıflayan Tahran yönetiminin ekonomik ve askeri baskılarla geri adım atmaya zorlanabileceğini ya da tamamen yıkılabileceğini bildirdi.
New York Times’ın (NYT) Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, Trump, İran hükümetinin daha zayıf bir konumda bulunduğunu gösteren çok sayıda ABD istihbarat raporu aldı. Bu raporlarda, İran yönetiminin iktidar üzerindeki kontrolünün Şah’ın 1979 devriminde devrilmesinden bu yana en düşük seviyeye gerilediği bilgisine yer verildi. Raporların, Orta Doğu’daki gelişmeler ve protestolara ilişkin değerlendirmeler göz önünde bulundurularak hazırlandığı ifade edildi.
İstihbarat raporları, geçen yılın sonlarında başlayan protestoların İran hükümetinin bazı unsurlarını sarstığını ortaya koydu.
ABD istihbaratına göre Tahran, ekonomik ve toplumsal baskılarla karşı karşıya. NYT, Trump’ın, Tahran yönetiminin zayıfladığına ilişkin raporları göz önüne alarak, İran’a saldırı düzenlemek için doğru zamanın gelmiş olabileceğini düşünüyor. İran’a yönelik saldırı hazırlıklarının bu kapsamda yapıldığı belirtildi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump’ın istihbarat raporlarıyla düzenli olarak bilgilendirildiğini açıklayarak, “Başkan Trump, dünya genelindeki istihbarat konularında sürekli olarak bilgilendiriliyor. Başkomutan olarak bu konularda düzenli olarak bilgilendirilmemesi görevini ihmal etmek olurdu. İran’a gelince, Başkan Trump durumu yakından takip etmeye devam ediyor” dedi.
ABD’nin Tahran’a yönelik tehditlerine Bedir Örgütü’nden tepki: Tarafsız kalamayız
Irak’taki Şii Bedir Örgütü, Tahran’a yönelik tehditler karşısında İran’ı destekleme mevzisinde olacaklarını belirterek “Bu belirleyici bir savaştır ve içinde tarafsızlığa yer yoktur” dedi.
Hükümet ortağı Hadi Amiri liderliğindeki Bedir Örgütü’nün İdeolojik Rehberlik Ofisi, İran İslam Cumhuriyeti için “Destek ve Zafer” başlıklı bir bildiri yayınladı.
Bildiride, “İran İslam Cumhuriyeti’nin Filistin davasını desteklemedeki temel duruşu nedeniyle, Tahran şu anda tehditlerle ve bozgunculuk girişimleriyle karşı karşıyadır.” İfadeleri yer aldı.
Bedir Örgütü mesajında, “Amerikan-İsrail küstahlığının yükselişi” olarak adlandırdığı duruma karşı İran liderliği ve halkına yönelik “değişmez desteğini” vurguladı. Ayrıca mevcut baskıların, “eksenlerini zayıflatmaya yönelik küresel küstahlık projesinin bir uzantısı” olduğunu belirtti.
Açıklamada, “Şu anda yaşananlar sadece sıradan bir olay değil, hak ve batıl cepheleri arasında belirleyici bir savaştır; bu nedenle tarafsızlığa, tereddüde ve sessizliğe yer kalmamıştır.” ifadeleri yer aldı.
Bildirinin bir diğer bölümünde Bedir Örgütü, kadro ve destekçilerini ideolojik bilinçlerini güçlendirmeye ve “bilge liderlik” etrafında toplanmaya çağırırken, her türlü “fitne ve bölünme” girişimini reddetmelerini istedi.
Bedir Örgütü’nün bu tutumu, ABD ile İran arasındaki gerilimin arttığı bir döneme denk geliyor.
Önceki gün de Irak Hizbullah Tugayları Genel Sekreteri, üye ve destekçilerine İran İslam Cumhuriyeti’ni desteklemek ve yardım etmek amacıyla “topyekün bir savaşa” hazırlanmaları çağrısında bulunmuştu.
Hizbullah: İran’a yönelik her saldırı bize yapılmış sayılır, tarafsız kalmayacağız
Lübnan Hizbullahı Genel Sekreteri Naim Kasım, Tahran’a yönelik herhangi bir saldırının kendilerine yönelik bir saldırı olarak değerlendirileceğini belirtti.
Dün televizyon konuşması yapan Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, “Aramızda ayrım yapmayan bir saldırganlık karşısında, İran’a yönelik her saldırı bizi hedef almak anlamına gelir ve kendimizi savunma konusunda kararlıyız” dedi.
Kasım, İran’a karşı yeni bir savaşın “tüm bölgeyi ateşe vereceği” uyarısında bulundu.
Arabulucular aracılığıyla kendilerine, ABD ve İsrail’in İran’a karşı olası bir savaşında Hizbullah’ın müdahil olup olmayacağı sorusunun yöneltildiğini aktaran Kasım, buna şu yanıtı verdiklerini söyledi:
“Bizden müdahale etmeyeceğimize dair taahhüt istediler. Ancak biz tarafsız kalmayız; ne zaman ve nasıl karşılık vereceğimiz, sahadaki çıkarlarımıza göre belirlenecektir.”
İran lideri Ali Hamaney’e yönelik tehditlere de değinen Naim Kasım, “Hamaney’e yönelik bir suikast, bölgesel ve küresel istikrarın hedef alınması anlamına gelir” ifadelerini kullandı.
Konuşmayla eş zamanlı olarak Beyrut’un güney mahallelerinde Hizbullah yanlıları sokaklara çıkarak “Amerika’ya ölüm” sloganları attı.
Kasım ayı 2024’te ilan edilen ateşkese rağmen İsrail, Lübnan’da Hizbullah’a ait noktaları hedef alan saldırılarını sürdürmeye devam ediyor.
12 gün süren çatışmalar yaşanmıştı
Washington yönetimi, Haziran’da B2 bombardıman uçaklarıyla İran’daki 3 nükleer tesisi vurmuştu. Operasyonun ardından İsrail ve İran arasında 12 gün süren çatışmalar sona ermişti.
USS Abraham Lincoln uçak gemisi
USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve ona eşlik eden güdümlü füze destroyerleri, ABD’ye İran’a karşı operasyon yapabilme imkânı sağlıyor. Körfez Arap ülkeleri, Amerikan askerlerini barındırmalarına rağmen herhangi bir saldırıya karışmak istemediklerini belirtti.
Orta Doğu’daki iki İran yanlısı milis gücü de yeni saldırılar düzenlemeye hazır olduklarını açıkladı.
İran’daki protestolar
ABD Başkanı Trump’ın askeri müdahale tehditleri İran’daki protestolar sırasında gelmişti.
İran’da 28 Aralık 2025’te yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve ekonomik sıkıntıların derinleşmesi nedeniyle Tahran Büyük Çarşı’da esnafın öncülüğünde başlayan gösteriler rejim karşıtına dönüştü.
Başkent Tahran’da 8 Ocak’ta şiddetlenen protestolar sırasında çıkan olaylar sonrasında ülke yönetimi internet erişimini engellemişti.
İran Şehit ve Gaziler Vakfının Adli Tıp Kurumuna dayandırdığı 21 Ocak’taki açıklamasında gösteriler sırasında çıkan olaylarda güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) ise gösterilerde çıkan olaylarda 5 bin 848 kişinin hayatını kaybettiğini, 41 bin 283 kişinin gözaltına alındığını duyurmuştu.




