Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde bulunan Al Hol ve Al Roj kamplarında tutulan IŞİD’le bağlantılı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kadınlar ile 12 yaş altı çocukların Türkiye’ye getirilmesine yönelik kapsamlı bir plan hazırladı. Karar kapsamında kadın ve çocukların önce kamplarda rehabilitasyon ve entegrasyon sürecinden geçirileceği, ardından peyderpey Türkiye’ye getirileceği belirtildi.
Kısa Dalga’dan Hale Gönültaş’ın haberine göre IŞİD’le bağlantılı kadınlara yönelik olarak, 2009’da Habur’dan giriş yapan PKK’lilerin sorgulanması için kurulan ve siyasi-yargı tarihine “Habur sınır mahkemesi” olarak geçen modelin benzerinin uygulanmasının da Ankara’da değerlendirildiği aktarıldı.
Kuzey Suriye’deki Al Hol ve Roj kamplarında, IŞİD’in dağılma sürecinde Suriye Demokratik Güçleri tarafından yakalanan IŞİD’li kadınlar ve çocuklar tutuluyor. Kampların denetiminin geçtiğimiz hafta SDG’den alındığı, güvenliğin ise ABD askerleri, ABD tarafından eğitilen ve Suriye ordusuna entegre edilen özel ekipler ile Suriye ordusu tarafından sağlandığı kaydedildi.
Washington-Bağdat-Şam hattında “teslim alma” garantisi
Kısa Dalga’nın diplomatik kaynaklardan edindiği bilgilere göre Ankara, Mart ayından bu yana Washington–Bağdat–Şam hattında sürdürülen görüşmelerde, Kuzey Suriye’de tutulan Türkiye kimliği taşıyan IŞİD bağlantılı kadınlar ve çocuklar için teslim alma garantisi verdi. Türkiye’den bir heyetin geçen Ağustos ayında Al Hol ve Al Roj kamplarına giderek kadınlarla bire bir görüşmeler yaptığı, IŞİD’e katılım süreçlerini dinlediği, parmak izi aldığı ve fotoğraflarını çektiği belirtildi.
Çocukların kimlik tespiti ve DNA testi
Görüşmeler sırasında çatışma bölgelerinde doğan çocukların babalarının kimliği ve etnik kökenine ilişkin tespit çalışmaları da yürütüldü. Annesi Türk vatandaşı olup babası farklı ülkelerden olan çocukların, annelerinin kabul etmesi halinde Türkiye’ye getirilmesinin gündemde olduğu ifade edildi. Kimliklerin netleştirilmesi ve anne ile çocuk arasındaki soy bağının kesinleştirilmesi için Türkiye’ye transfer öncesinde DNA testi yapılacağı bildirildi.
Kamplarda 35 bin kadın ve çocuk, Türk vatandaşı sayısı 1.300
Birleşmiş Milletler’in Kasım 2025 verilerine göre Al Hol ve Roj kamplarında 70’ten fazla ülkeden yaklaşık 35 bin kadın ve çocuk bulunuyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kadınlar ile 12 yaş altı çocukların sayısının ise yaklaşık bin 300 olduğu ifade ediliyor.
‘Yerinde rehabilitasyon’ 2027 ortasına kadar sürebilir
Ankara’nın Kuzey Suriye’deki ortaklarıyla yaptığı anlaşma uyarınca, kadın ve çocukların Türkiye’ye getirilmeden önce kamplarda rehabilitasyon ve entegrasyon sürecine tabi tutulması planlanıyor. Bu kapsamda Türkiye’den psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarının kamplara giderek çalışma yürütmesi öngörülüyor. Söz konusu sürecin 2027 yılı ortasına kadar tamamlanmasının hedeflendiği belirtiliyor.
Türkiye’de devlet koruması ve velayet süreci
Türkiye’ye getirilecek çocukların, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda, travma konusunda uzman ekipler tarafından rehabilite edilmesi ve devlet korumasına alınması planlanıyor. Velayet süreçlerinin ise terapi ve entegrasyon programlarının tamamlanmasının ardından başlatılacağı, çocukların birinci ve ikinci derece yakınlarına teslim edilmeden önce ailelere psikolojik danışmanlık verileceği kaydedildi.
12-18 yaş aralığındaki erkek çocuklar: Gözetimevleri
Kısa Dalga’nın edindiği bilgilere göre Al Hol ve Roj kamplarında tutulan 12-18 yaş aralığındaki erkek çocuklar, 2023’ten bu yana radikalleşmenin önlenmesi amacıyla SDG tarafından Haseke’ye yakın bölgelerde kurulan gözetimevlerinde tutuluyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı erkek çocuk sayısının yaklaşık 600 olduğu ifade ediliyor. Bu çocuklar arasında IŞİD’in askeri eğitiminden geçirilen ve çatışmalara karışanların da bulunduğu bildirildi.
Bu grup için de öncelikle yerinde rehabilitasyon, ardından Türkiye’ye transfer planlanıyor. Türkiye’ye getirilmeleri halinde erkek çocukların da devlet korumasına alınarak terapi ve entegrasyon sürecine dahil edileceği belirtiliyor.
Sınır mahkemesi gündemde
Türk güvenlik güçlerinin kamplarda kadınlarla yaptığı bire bir görüşmelerden elde edilen dosyaların; beyanlar, sosyal medya paylaşımları ve istihbarat bilgileri ışığında değerlendirildiği aktarıldı. Kadınların aşamalı olarak Türkiye’ye getirilmesi planlanırken, yargılamaların güvenlik gerekçesiyle sınırda kurulacak mahkemelerde yapılması seçeneğinin de Ankara’da tartışıldığı ifade edildi.




