Artvin Ardanuç’ta 31 Aralık 2025’de Zekeriya köyü Aksu Yaylası’nda, deniz seviyesinden yaklaşık 2 bin 300 metre yükseklikte büyük bir çığ meydana geldi. Erzurum sınırına yakın bölgede hayvanlarını yayladan indirmeye çalışan 6 çoban çığ altında kaldı. 3 çoban kendi imkânlarıyla kurtuldu. Afganistan uyruklu Kerimullah Azizulla ve Suat Temel’in cenazelerine ilk iki gün içinde ulaşıldı. Zekeriya köyü sakinlerinden Bülent Gezer ise hâlâ bulunamadı. AFAD ve UMKE ekipleri ilk günlerde bölgede çalışma yürüttü ancak olumsuz hava koşulları gerekçe gösterilerek arama-kurtarma faaliyetleri durduruldu. Bu karara karşı, Gezer’in ailesi ve akrabaları Ardanuç’ta kaymakamlık önünde bir araya gelerek tepkilerini dile getirdi.
Arama çalışmalarının durdurulmasına tepki gösteren anne Şengül Gezer, “Benim yavrumu bulun. Kimse bana bakmasın, devlet ortada yok. Olayın üzerinden 30 gün geçti. Devlet arkamızda durup hiçbir şey yapmadı. Yetersiz çalışıyorlar, çok yetersiz” diye konuştu.
Bülent Gezer’in eşi Mayinur Gezer de “Ben eşimi istiyorum. Ölüsü ya da dirisi… Yeter ki yerine koyabilelim. Nerede Türkiye? Kendinizi kandırmayın. Ben Özbekistan vatandaşıyım ama soruyorum: Nerede bu ülkenin gücü, teknolojisi, makineleri? Aferin Türkiye. Aferin” ifadelerini kullandı.
Bülent Gezer’in babası Salih Gezer ise şöyle konuştu: “Bugün bir araç suya düşüyor, 20–24 saat içinde özel cihazlarla bulunabiliyor. Ama benim çocuğum bir aydır kayıp. AFAD’ın çalışmalarını izledik, çok yetersizdi. Yetkililer de bunu izlemiştir. Helikopterle, havadan taramayla; yüzüğünden, kemer tokasından bile tespit edilebilirdi. Şimdiye kadar bulunmalıydı. Biz kimse kendini riske atsın demiyoruz. Havadan arayın. Ya da vatandaşa izin verin, biz arayalım. Bu dağı çok iyi bilen insanlar var. Şu an çığ tehlikesi de yok. Geç kalınırsa kime güveneceğiz? Devlete verdiğimiz vergiler boşuna mı? Devlet vatandaşının karşısında olamaz. Bugün yanımızda değilse ne zaman olacak? ‘Avrupa bizi kıskanıyor’ diyorlar. Evet, bu ağlanacak hâlimizi kıskanıyordur. Bir can bu! Onların çocuğu olsaydı her yer altüst edilirdi. Ama AFAD tatildeydi. Yazıklar olsun. Bugün sessizliğimi bozmak zorunda kaldım. Gelsinler, bizim çocuğumuzu da arasınlar. Hiç olmazsa nerede düştüğünü göstersinler. Gerçekleri söylesinler. Sorumluların soruşturmaya alınmasını istiyorum. Bu iş konuşmakla bitmez.” (MA)




