TBMM Genel Kurulu’nda DEM Parti tarafından “6 Şubat depreminin bütün sonuçlarının araştırılması” önerisi AK Parti-MHP oylarıyla reddedildi.
Önerinin gerekçesini açıklayan DEM Parti Grubu adına konuşan Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, depremden üç yıl geçmiş olmasına rağmen insanların hâlâ konteyner kentlerde yaşadığını belirtti.
Akça, şunları söyledi:
“6 Şubattan bugüne bin doksan beş gün geçti. Burada belki Ankara’da her şeyin sıcak olduğu, bir düğmeyle çayın geldiği, bir düğmeyle kargonun geldiği bir yerden her şey -üç yıl- bir çırpıda geçmiş gibi görünse de depremde yaşamını yitirenler, evini, sevdiğini, bir uzvunu, büyüdüğü sokağı, tanıdığı kenti kaybedip üç yıldır yağmurda çamur rezaleti içinde, yazın 50 dereceye gelen konteynerde, asbest rüzgârlarının estiği şantiye alanlarında yaşayanlar ve perşembe günleri mezarlıklara gidenler için 6 Şubat hâlâ saat 04.17’deki gibi yakmaya devam ediyor.
Hayati sürelerde ne aranabilen ne ulaşılabilen ama insanların ölüm saati kesinleştiğinde ortaya çıkan yönetim, şu aralar bir inşaat şirketi gibi gördüğü her boşluğa beton dökmeye devam ediyor. Üç yıldır bir gram ders alınmamış olsa ki AFAD hâlâ aynı AFAD; yolsuzluk ve vurgun deryası soruşturulmadan olduğu gibi, yeni afetlerde sorumsuz kalarak hayatına devam ediyor. Bütün bu olanlara, insan beceriksizliğiyle öldürücü hâle gelen bu duruma bizlerden ‘Takdiri ilahi’ dememiz bekleniyor. Bir aydır bütün televizyonlar, iktidar kontrolündeki televizyonlar neredeyse inşaat şirketleri pazarlama haber odalarına dönmüş durumda. Anahtar kelimeler hep şunlar: Anahtar teslim, iyileşme, konut teslimi, normalleşme. 14 milyon insanı etkileyen deprem tablosunu normal görmemizi bekliyorlar. Oysa gerçek bu mu?
‘Deprem bölgesinde dört suç işlenmeye devam ediyor’
Gerçek, üç yıldır bir teneke kutunun içinde, yağmur yağdığında çamura dönen o konteyner kentin içinde yaşamaktır. Gerçek, konteynerin küçüklüğü içinde nöbetleşe uyuyan ailelerin durumudur. Gerçek ‘anahtar teslim’ diyerek şovla açılan ama suyu akmayan, altyapısı olmayan ve insanların, özellikle de engellilerin hiçbir şekilde geçemediği, erişemediği konutlardır. Gerçek, rezerv alanına çevrilen tarımsal araziler, deprem bölgesinde fırlayan genç işsizlik, dip yapan tarımsal faaliyet ve ödenemeyen borçlar ve barınma sorunudur.
Deprem bölgesinde 6 Şubat’tan bugüne hâlâ dört suç işlenmeye devam ediyor ve bunlardan en büyüğü barınma suçu. Hâlâ 700 bin insan konteyner kentlerde yaşıyor ve konteyner kentlerde kalan insanlara neredeyse minnet ettiriliyor, ‘Buraları size biz bedava verdik’ deniliyor. Sadece ev sahibi olan, mülkiyet sahibi olan kişilere ev yapılmışken, kiracı olan insanların girecek bir yeri yokken ‘Buralardan çıkın’ deniyor.”
Müzeyyen Şevkin: Kalıcı konutlar eksik ve yetersiz
CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, 6 Şubat depremlerinde 650 bin konutun bir yılda teslim edileceği vaadinin karşılanmadığını vurguladı. Şevkin, “İktidar sadece 455 bin kalıcı konutu üçüncü yılın sonunda verebildi. Konutların geçici teslim edilmesi, kiracıların konut sahibi olamaması, inşaat maliyetlerinin aşırı artması ve hibe/kredilerin reel olmaması nedeniyle pek çok insan hâlâ evine kavuşamadı” dedi. Şevkin, afet bölgelerinde süren davaların da hak kayıplarını artırdığını belirtti.
Hatay Milletvekili Çalışkan: Kaynak kullanımı eleştirildi
Yeni Yol Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, 2026 bütçesinde faize 3 trilyona yakın ödeme yapılırken depremzedelere sadece 1,5 trilyon ayrılmasının kaynakların önceliklerini gösterdiğini söyledi. Çalışkan, “Yapılan işlerin eksik ve depremzedeler üzerinden istismar edilmesi durumunda milletimiz rencide olur. Konut maliyetleri ve borç yükü hâlâ belirsiz” dedi.
Depremzedeler hala konteyner kentlerde
Şevkin, deprem sonrası rezerv alan uygulamalarının mağduriyet yarattığını, kalıcı afet konutlarının üstyapı inşaatlarının büyük oranda tamamlanmadığını ve binlerce insanın mahkemelerde hak aramaya devam ettiğini ifade etti. Konteyner kentlerde yaşayan yaklaşık 700 bin kişi hâlâ temel hizmetlerden yoksun durumda bulunuyor.
Genel Kurul gündemi seçim ve trafik kanunu ile devam etti
Grup önerilerinin görüşülmesi sonrasında seçim gündemine geçildi. Genel Kurul Başkanlık Divanında boş bulunan ve Yeni Yol Partisi Grubuna düşen kâtip üyeliğine aday gösterilen Gaziantep Milletvekili Ertuğrul Kaya seçildi. İnsan Hakları İnceleme Komisyonunda boş bulunan ve Yeni Partisi Grubuna düşen bir üyelik için İzmir Milletvekili Mustafa Bilici seçildi.
Ardından TBMM Genel Kurulu, Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 18.madde üzerine görüşmelere geçildi. (ANKA)




