Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından inşa edilen ve daha sonra eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun adı verilen Ilısu Barajı’nın su tutmasıyla, 12 bin yıllık Hasankeyf’in yanı sıra 199’dan fazla yerleşim yeri sular altında kaldı. Baraj gölü altında kalan yapılardan biri de Siirt merkez ile Mişar Ovası’nı birbirine bağlayan Botan Köprüsü oldu.
Köprünün ulaşıma kapanmasının ardından ovadaki yaklaşık 50 köyün kent merkeziyle bağlantısı büyük ölçüde koptu. Daha önce 45 dakikada ulaşılan köylere bugün ya kişi başı 200 TL ödenerek tekneyle geçiliyor ya da yaklaşık dört saat süren alternatif kara yolları kullanılıyor.

Tekne ulaşımı belirsiz ve maliyetli
Botan Çayı üzerinde çalışan teknelerin belirli bir sefer saatinin bulunmadığını belirten yurttaşlar, teknelerin ancak dolduğunda hareket ettiğini ifade ediyor. Alternatif kara yollarının ise hem uzun hem de yakıt maliyeti nedeniyle ekonomik olmadığını dile getiren köylüler, bu durumun tarımsal üretimi ve günlük yaşamı doğrudan etkilediğini söylüyor.
‘Can güvenliğimiz yok’
Köylülerden Sefer Aslan, köprünün sular altında kalmasının ardından Mişar Ovası’ndaki onlarca köyün Siirt merkezle bağlantısının kesildiğini belirtti. Teknelerin güvenli olmadığını öne süren Aslan, can yeleği ve kurtarma ekipmanlarının bulunmadığını söyledi.
Saatlerce tekne beklemek zorunda kaldıklarını ifade eden Aslan, ulaşım güçlüğü nedeniyle arazilerine gidemediklerini, tarımsal üretimden uzaklaştıklarını anlattı. Down sendromlu çocuğunu köye götürmekte de güçlük yaşadığını belirten Aslan, yıllardır köprü yapılacağı yönünde söz verildiğini ancak herhangi bir adım atılmadığını söyledi.

Sağlık hizmetlerine erişim de zorlaştı
Bölge sakinlerinden Murat Yıldırım ise ulaşım sorununun özellikle acil sağlık hizmetlerinde ciddi riskler yarattığını ifade etti. Hastaneye zamanında ulaşamadıklarını belirten Yıldırım, köprü eksikliği nedeniyle verimli Mişar Ovası’nda tarımsal üretimin de giderek azaldığını dile getirdi.
‘Köprü yapılmadığı için göç ediyoruz’
Abdi Beştaş da köprünün yapılmaması nedeniyle birçok ailenin kent merkezine göç etmek zorunda kaldığını söyledi. Alternatif güzergâhların hem uzun hem de masraflı olduğunu belirten Beştaş, yıllar önce verilen köprü sözünün hâlâ yerine getirilmediğini ifade ederek köprünün bir an önce inşa edilmesini istedi.
‘Sürekli batma tehlikesi ile karşı karşıyayız’
Abdi Beştaş isimli yurttaş ise “Rezil bir durumu yaşıyoruz. Gemileri sağlam değil. Sürekli batma tehlikesi ile karşı karşıya. Burada yaşamak istiyoruz ama köprünün yapılamamasından kaynaklı çoğumuz kent merkezine göç ettik. Çünkü kent merkezi ile arasındaki mesafe çok uzak. Bir an önce köprü yapılsın. Köprü sözü verilmişti ancak üzerinden 7 yıl geçti halen yapılmış değil” dedi. (MA)




