• Ana Sayfa
  • Kadın
  • Bir şiddet biçimi olan ‘kadın sünneti’ günümüzde hala uygulanıyor

Bir şiddet biçimi olan ‘kadın sünneti’ günümüzde hala uygulanıyor

200 milyon kadın hala antik çağlardan kalan bir şiddet türünün gölgesinde yaşıyor: “Kadın sünneti” 84 ülkede yasaklanmasına rağmen her yıl artan vakalar, özellikle kız çocuklarını hedef alıyor. Veriler, uygulamanın sanılanın aksine sadece Orta Doğu ve Afrika ile sınırlı olmadığını, 92 ülkede sürdüğünü ortaya koyuyor.

Bir şiddet biçimi olan ‘kadın sünneti’ günümüzde hala uygulanıyor
Bir şiddet biçimi olan ‘kadın sünneti’ günümüzde hala uygulanıyor
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 5 Şubat 2026 16:37
  • Güncellenme: 5 Şubat 2026 16:39

Kadın genital mutilasyonu (FGM), halk arasında “kadın sünneti” olarak bilinen ve kadınların cinsel organlarının kısmen veya tamamen çıkarılmasıyla gerçekleşen bir uygulamadır. Bu uygulamayı ortadan kaldırmak için küresel çapta yıllardır çeşitli çabalar yürütülse de, bazı ülkelerde FGM hala devam ediyor. Birleşmiş Milletler, 6 Şubat’ı Kadın Genital Mutilasyonuna Karşı Mücadele Uluslararası Günü ilan ederek, farkındalık yaratmayı amaçlıyor.

Kadın sünnetinin tarihi yaklaşık 2 bin yıl öncesine kadar uzanıyor. Bazı Mısır mumyalarında bu uygulamaya dair izler bulunması, eski Mısır uygarlığında başladığını düşündürüyor. Daha sonra Afrika, Filipinler ve Amazon’un bazı bölgelerinde de uygulandığı görülmüş ve birçok toplumda gelenek haline gelmiştir.

Bazı toplumlarda FGM, genç kadınların cinsel davranışlarını kontrol etmek veya tam kadınlığa ulaşmanın bir yolu olarak görülse de, Dünya Sağlık Örgütü ve birçok uluslararası sağlık kuruluşu uygulamanın tıbbi bir faydasının olmadığını ve ciddi sağlık riskleri taşıdığını vurguluyor.

Kadın genital mutilasyonu genellikle 5-9 yaşları arasında yapılmakla birlikte, bazı bölgelerde doğumdan birkaç gün sonra veya evlilik ile ilk gebelik sırasında da uygulanabiliyor. Uygulamanın sebepleri toplumsal, kültürel ve ailevi faktörlerin bir karışımı olarak değişiyor. Bazı topluluklar sünneti, kız çocuklarını yetişkinliğe ve evliliğe hazırlamanın bir gereği olarak görüyor, dini bir dayanak olduğuna inanıyor. Oysa hiçbir dini metin bu uygulamayı zorunlu kılmıyor.

Sağlık ve psikolojik riskler

FGM, ani komplikasyonlar açısından ciddi tehlikeler içeriyor. Bunlar arasında aşırı ağrı, kanama, genital dokuda şişme, enfeksiyon, idrar zorluğu, yara iyileşme sorunları ve ölüm yer alıyor.

Ayrıca uzun vadede stres, kaygı ve depresyon gibi psikolojik etkiler de görülüyor.

Küresel yayılım

Kadın genital mutilasyonu dünya genelinde 92 ülkede belgelenmiş durumda. Ortadoğu’da Umman, BAE, Yemen, Irak, İran, Ürdün, Filistin, Hindistan, Endonezya, Malezya, Sri Lanka, Bangladeş, Tayland, Brunei, Singapur, Kamboçya, Vietnam, Laos, Filipinler, Afganistan, Pakistan ve Maldivler’de uygulanıyor.

Avustralya, Gürcistan, Rusya ve İngiltere’de de vakalar kaydedilmiş durumda. Güney Amerika’da ise ABD, Kanada, Kolombiya, Ekvador, Panama ve Peru’da uygulandığı bildirilmiştir. Birleşmiş Milletler’in 2020 verilerine göre, bugün dünya genelinde 200 milyon kadın ve kız çocuğu FGM geçirmiş durumda. Bu sayının 2030’a kadar yılda 4,6 milyon, önümüzdeki 10 yılda ise 7 milyonun üzerinde yeni vakaya ulaşması bekleniyor.

Yasalar ve önlemler

Dünya genelinde 84 ülkede kadın sünnetini yasaklayan veya cezalandırmayı öngören yasalar bulunuyor. Örneğin, 2011 tarihli 8 numaralı Kanun’a göre, FGM yasak ve bu uygulamaya katılan kişiler altı ay ile iki yıl arasında hapis cezasına çarptırılabiliyor. Uygulamaya yardım edenler ise üç yıl süreyle meslekten men edilebiliyor.

Federe Kürdistan örneği: Vakalar ve istatistikler

Irak Federe Kürdistan Bölgesi’nde  faaliyet gösteren Alman Vadisi Örgütü’nün verilerine göre, 2022 yılında Ranya’da 147, Erbil’de 66 olmak üzere toplam 200’den fazla vaka kaydedildi. Mağdurlar bebeklikten 18 yaşına kadar farklı yaşlarda sünnet edildi. 2024 yılı istatistiklerine göre ise bölgede 100 vaka tespit edilirken, bunların 60’ı Ranya, 40’ı Erbil’de’de gerçekleşti ve tüm vakalar 18 yaşın altındaki kız çocuklarını kapsadı.

Kadın genital mutilasyonunu ortadan kaldırmak için yürütülen çabalara rağmen, yeniden ortaya çıkma riski her zaman mevcut. Her yıl milyonlarca kadın FGM uygulamasına maruz bırakılıyor ve bu sayı artmaya devam ediyor. Uluslararası toplum, yasalar, sağlık kuruluşları ve farkındalık kampanyalarıyla uygulamanın sona erdirilmesi için mücadele ediyor. (Jinha)