İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da bir araya gelmek üzere Washington’a gitti. Netanyahu, ziyaretinin en öncelikli başlığının İran ile yürütülen nükleer müzakereler olduğunu vurgulayarak, “İran konusunda kendi ilkelerimizi Başkan Trump’a sunacağım” dedi.
Görüşme, Trump’ın bugün yaptığı “Ya İran ile bir anlaşmaya varırız, ya da çok kötü şeyler yapmak zorunda kalırız” açıklamasının ardından gerçekleşecek.
İsrail Dışişleri Bakanlığı, Başbakan Netanyahu’nun Trump ile görüşmek üzere Salı günü (10 Şubat 2026) ABD’ye hareket ettiğini duyurdu. Netanyahu’nun, 11 Şubat Çarşamba günü Beyaz Saray’da Trump ile bir araya gelmesi bekleniyor.
Havalimanında uçağa binmeden önce basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Netanyahu, ziyaretin hem sembolik hem de stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
‘Tarihimizde eşi benzeri görülmemiş bir yakınlık’
Trump’ın yeniden seçilmesinin ardından kendisiyle görüşmek üzere yedinci kez ABD’ye gittiğini hatırlatan Benyamin Netanyahu, iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihi bir zirvede olduğunu söyledi. Netanyahu, şu ifadeleri kullandı:
“Bu seyahat, ABD ile olan olağanüstü ilişkilerimizdeki benzersiz yakınlığı, benim Başkan ile olan kişisel ilişkimi ve İsrail Devleti’nin ABD ile kurduğu —tarihimizde eşi benzeri görülmemiş— bağı yansıtıyor. Trump’ın İsrail’e gerçekleştirdiği o unutulmaz ziyareti ve Knesset’teki konuşması hâlâ hafızalarımızda.”
İlk gündem maddesi: İran ve ‘sıfır zenginleştirme’ şartı
Benyamin Netanyahu, ziyaretin ana odağını İran dosyasının oluşturduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bu seyahatimizde Gazze ve bölgesel meseleler dâhil olmak üzere bir dizi konuyu ele alacağız. Ancak kuşkusuz her şeyden önce İran ile yürütülen müzakereleri görüşeceğiz. Başkan’a, bu müzakerelerdeki temel ilkelerimiz hakkındaki düşüncelerimizi sunacağım.”
Ziyaret, Washington ile Tahran’ın geçtiğimiz cuma günü Umman’ın başkenti Maskat’ta gerçekleştirdiği dolaylı müzakerelerin hemen ardından gerçekleşmesi nedeniyle dikkat çekiyor. Diplomasi trafiği bugün de devam ederken, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani’nin Maskat’a giderek Ummanlı yetkililerle görüşmesi bekleniyor.
İsrail yönetimi, Trump’ın “çok iyi geçtiğini” söylediği müzakerelerin, Washington’un Tahran’a uranyum zenginleştirme hakkı tanıyan bir anlaşmayla sonuçlanmasından endişe duyuyor. Netanyahu, daha önce yaptığı açıklamalarda İran için yalnızca “sıfır zenginleştirme” içeren bir anlaşmayı kabul edeceklerini vurgulamıştı.
Gazze’nin geleceği ve Filistin Yönetimi vetosu
Zirvenin bir diğer önemli başlığını ise Gazze’deki savaşın sonlandırılması ve “ertesi gün” senaryoları oluşturuyor. Benyamin Netanyahu’nun, geçtiğimiz günlerde Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’a, Filistin Yönetimi’nin Gazze’nin yönetiminde herhangi bir rol almasına izin vermeyeceklerini açıkça ilettiği biliniyor.
Buna karşın Trump yönetiminin, Gazze’nin güvenliği ve idaresi için teknokratlardan oluşacak bir “Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi” (NCAG) üzerinden bir formül üzerinde çalıştığı ifade ediliyor.
Netanyahu ile Trump arasındaki ilişkiler, Trump’ın ilk başkanlık döneminde (2017-2021) ABD Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınması ve ABD’nin İran nükleer anlaşmasından çekilmesi gibi kararlarla en üst düzeye ulaşmıştı.



