Suriye Demokratik Güçleri’nin çekilmesiyle birlikte Deyrizor’da kontrol Şam yönetiminin eline geçti.
Kentte petrol kuyularının kontrolü üzerine aşiretler ve Şam yönetimine bağlı gruplar arasında tırmanan gerilim devam ediyor.
Suların durulmadığı Deyrizor’un Cifra bölgesinde, Şam yönetimine bağlı grupların denetimine geçen alanlarda aşiretler ile bu gruplar arasında çatışmalar sürüyor.
Bölge halkı ise petrol kaynakları ve denetim politikalarına karşı protesto eylemleri düzenliyor.
Bölgedeki gerginliğin devam ettiği öğrenildi.
Gerilim nedenleri
Deyrizor’da son dönemde tırmanan ekonomik baskılar, ticari hayatı durma noktasına getirdi.
MA’nın haberine göre; küçük esnaftan belediye birimlerine kadar her alana yayılan fahiş vergiler, halk tarafından bilinçli bir “iradesizleştirme politikası” olarak tanımlanıyor.
Yerel kaynaklar, bu uygulamaların yasal bir zemini olmadığını, sistemin bir “haraç mekanizması” gibi işletildiğini vurguluyor. Dükkanlarını kapatan bölge sakinleri, bu durumu “ekonomik şiddet” olarak adlandırarak kitlesel protestolara hazırlanıyor.
Suç şebekelerine imtiyaz tepkisi
Bölgedeki gerilimi asıl ateşleyen gelişme ise güvenlik zafiyeti ve suç örgütlerine sağlanan imtiyazlar oldu. Aralarında uyuşturucu tacirlerinin de bulunduğu suç örgütü üyelerinin serbest bırakılması bardağı taşıran son damla oldu. Özellikle Mudavel el-Aziz gibi isimlerin salıverilmesi, halk nezdinde “adaletin suç ortaklığına dönüşmesi” olarak yorumlandı.
Yönetimde çatlak: Validen itiraf
Kentin ileri gelenlerinin Deyrizor Valisi ile yaptığı görüşme, yönetim kademesindeki krizi derinleştirdi. Sızan bilgilere göre Vali, krizin sorumlusu olarak İçişleri Bakanlığı’nı işaret ederek mevcut merkezi politikaların “halkın zekasıyla alay ettiğini” ima etti. Bu durum, idari yapının halkla bağının tamamen koptuğunun tescili olarak değerlendiriliyor.
Halkın talepleri
Deyrizor mahallelerinde yükselen protesto çağrılarında şu üç temel talep öne çıkıyor:
Mali Adalet: İradeyi yok sayan adaletsiz vergilerin ve haracın derhal durdurulması.
Yolsuzlukla Mücadele: Yolsuzluk mekanizmalarının tasfiye edilmesi.
Hukukun Üstünlüğü: Suçluların ve uyuşturucu baronlarının “cezasızlık zırhı”na son verilerek yeniden yargılanması.
Fırtına öncesi sessizlik
Şu an için kentin Cifra bölgesinde, aşiretler ile Şam yönetimine bağlı gruplar arasındaki çatışmalar sürüyor. Petrol yataklarının denetimi üzerine yoğunlaşan gerginlik, halkın ekonomik talepleriyle birleşerek geniş bir direniş hattına dönüşmüş durumda. Kentte hakim olan sessizlik, fırtına öncesi bir bekleyişi andırıyor.
Deyrizor’da güç, petrol ve aşiretler
Deyrizor, sadece Suriye’nin doğusunda bir kent değil; aynı zamanda ülkenin enerji damarlarının toplandığı, jeopolitik bir satranç tahtasıdır. Bölgedeki gerilimin 3 temel dinamiği ise şunlar:
1. Suriye’nin en zengin petrol yatakları (El-Ömer ve El-Tanis gibi) bu bölgede yer alıyor. Şam yönetimi ile yerel aşiretler arasındaki çatışmaların merkezinde, bu kaynakların yönetiminden elde edilecek gelir yatıyor. Halk, petrolün kendi topraklarından çıkmasına rağmen yoksulluk ve “haraç” düzeniyle karşı karşıya kalmasına isyan ediyor.
2. Bölge, merkezi otoriteden ziyade güçlü aşiret bağlarıyla (Akidat ve Bekkara gibi) yönetilir. Bu aşiretler, güvenlik zafiyeti oluştuğunda veya ekonomik çıkarları zedelendiğinde hızlıca mobilize olabilme yeteneğine sahiptir. Valinin “itirafı”, aslında bu aşiret yapısının gücü karşısında merkezi idarenin ne kadar çaresiz kaldığını göstermektedir.
3. Rotası Deyrizor, konumu gereği sınır aşan kaçakçılık ve uyuşturucu rotalarının geçiş noktasıdır. Suç şebekelerine sağlanan imtiyazlar, sadece bir adalet sorunu değil; aynı zamanda kentin toplumsal dokusunu bozan bir “güvenlik stratejisi” olarak görülüyor. Suçluların serbest bırakılması, aşiretler için “onur” meselesi haline gelmiş durumda.




