Stirling Kalesi’nde bulunan 700 yıllık iskelet, bilinen en eski mancınık kurbanı olabilir

Araştırmacılar, Stirling Kalesi’nde ortaya çıkarılan dokuz iskeleti, 1296-1328 ve 1332-1357 yılları arasındaki İskoç Bağımsızlık Savaşlarıyla bağlantılı travma izlerini belirlemek amacıyla inceledi.

Stirling Kalesi’nde bulunan 700 yıllık iskelet, bilinen en eski mancınık kurbanı olabilir
Stirling Kalesi’nde bulunan 700 yıllık iskelet, bilinen en eski mancınık kurbanı olabilir
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 21 Ağustos 2026 23:57
  • Güncellenme: 21 Ağustos 2026 22:38

İskoçya’daki Stirling Kalesi’nde bulunan ve “İskelet 150” adı verilen parçalanmış kalıntıların, yaklaşık 700 yıl önce bir trebüşe (mancınık) tarafından fırlatılan merminin çarpması sonucu hayatını kaybeden bir adama ait olduğu belirlendi. Bulgular, arkeolojik kayıtlarda trebüşe travmasına ilişkin bilinen en eski kanıt olabilir.

Kafatasında 61, kaburgalarda 57 kırık bulundu

Araştırmacılar, Stirling Kalesi’nde ortaya çıkarılan dokuz iskeleti, 1296-1328 ve 1332-1357 yılları arasındaki İskoç Bağımsızlık Savaşlarıyla bağlantılı travma izlerini belirlemek amacıyla inceledi.

20’li yaşlarında olduğu değerlendirilen “İskelet 150’nin”, kalenin 1304 yılında İngiltere Kralı I. Edward tarafından kuşatıldığı dönemde hayatını kaybettiği düşünülüyor.

İskelet üzerinde radyografi, mikroskopi ve bilgisayarlı tomografi (BT) X-ışını taramaları gerçekleştiren bilim insanları, kafatasında 61, kaburgalarda 57 kırık tespit etti. Omurga, kollar ve sağ omuzda da ağır hasar bulundu.

Araştırmacılar, kafatasının üst bölümünden dizlere kadar 160’tan fazla ölüm öncesi kırık oluşmasının dikkat çekici olduğunu belirtti.

Yaraların gömülme sonrasında oluşmadığı belirlendi

Araştırmacılar başlangıçta kemiklerdeki hasarın gömülme sonrasında meydana gelmiş olabileceğini değerlendirdi. Ancak gerçekleştirilen ayrıntılı taramalar, kırıkların kişinin yaşamı sırasında oluştuğunu ortaya koydu.

Çalışmada, travmanın tamamen künt kuvvet kaynaklı olduğu belirtildi.

Kırıkların biçimi ve dağılımı, ağır bir trebüşe mermisinin adamın sağ omzu ile kafatasının arka bölümüne isabet etmiş olabileceğine işaret etti.

Araştırmacılar Jo Buckberry ve Patrick Randolph-Quinney, bilinen adli vakalarla yapılan karşılaştırmaların, yaralanmaların canlı bir kişiye yüksek hızla tek bir darbe gelmesiyle oluştuğunu gösterdiğini belirtti.

“Savaş Kurdu” kuşatmada kullanılmıştı

Stirling Kalesi, 1304 yılında I. Edward tarafından kuşatıldığında dönemin çeşitli kuşatma silahları kullanılmıştı.

Bu silahlar arasında “Savaş Kurdu” adı verilen ve tarihin bilinen en büyük trebüşelerinden biri olduğu düşünülen kuşatma aracı da bulunuyordu.

Tarihi kayıtlara göre yaklaşık 92 metre yüksekliğindeki trebüşenin yapımında beş usta marangoz ve 50 işçi üç ay boyunca çalıştı. Silahın, ağırlığı 140 kilograma kadar ulaşan mermileri fırlatabildiği belirtiliyor.

Araştırmacılar, “İskelet 150” olarak adlandırılan kişinin ölümüne de böyle bir kuşatma silahından fırlatılan merminin neden olmuş olabileceğini değerlendiriyor.

Trebüşe travmasına ilişkin ilk arkeolojik kanıt

Araştırmacılar, kuşatma silahlarının Ortaçağ savaşlarında kullanımının tarihi kaynaklarda iyi şekilde belgelendiğini, ancak “İskelet 150”nin arkeolojik kayıtlarda trebüşe travmasına ilişkin ilk kanıtı oluşturduğunu belirtti.

Bulgular, Paleopatoloji Derneği’nin Berlin’de düzenlenen Avrupa toplantısında sunuldu.

Bununla birlikte araştırmacılar, ölüm biçimi ve yaralanmaların zamanlaması “İskelet 150”nin “Savaş Kurdu” veya benzeri bir trebüşenin kurbanı olduğuna güçlü biçimde işaret etse de, döneme ait karşılaştırılabilir adli vakaların bulunmaması nedeniyle bunun kesin olarak doğrulanamadığını kaydetti.

Araştırma, Ortaçağ savaşlarında kullanılan kuşatma silahlarının yol açtığı ağır travmaların yanı sıra, eski iskeletlerdeki kemik hasarlarının ayrıntılı biçimde incelenmesinin tarihsel olayların anlaşılmasındaki önemine de dikkat çekiyor.

Kaynak