Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin (DKC) kuzeydoğusundaki Tshopo eyaletinde, dünyanın en değerli ekosistemlerinden biri olan tropikal ormanlar, “yeşil akciğer” avcıları ile yerel topluluklar arasında kanlı bir çatışma alanına dönüştü.
AFP’nin aktardığı bilgilere göre, Romee köyü sakinleri, zengin yatırımcıların ve kereste şirketlerinin işgaline karşı kendi “topluluk ormanlarını” kurarak direniyor.
Şirketlerin işgaline karşı 11 bin hektarlık barikat
DKC hükümetinin 2014 yılında yürürlüğe koyduğu “topluluk ormanları” mekanizması, yerli halklara kendi atalarından kalma topraklarını süresiz olarak yönetme hakkı tanıyor.
Bu kapsamda Romee ve çevre köylerden oluşan Yainyongo topluluğu, dört yıllık bürokratik mücadelenin ardından 2023 yılında 11 bin hektarlık orman alanının kontrolünü resmen ele geçirdi.
Romee sakini Jean-Paul Bitilaongi, ellerindeki pala ile orman sınırında beklerken AFP’ye yaptığı açıklamada, zengin yatırımcıların halkı kandırarak toprak gasp ettiğini vurguladı: “Buraya geldiklerinde neredeyse hiçbir şey ödemiyorlar. Biraz sabun, biraz tuz verip topraklarımızı alıyorlar.”
Karbon denkleştirme ve yasa dışı projeler tartışması
Bölgedeki tek tehdit kereste üretimi değil. Son yıllarda, küresel ısınmaya neden olan emisyonlarını “dengelemek” isteyen şirketler ve aracılar, DKC’de devasa karbon denkleştirme projeleri yürütüyor.
Ancak İngiliz STK Rainforest Foundation UK (RFUK) tarafından yayımlanan bir rapor, bu projelerin birçoğunda ağır insan hakları ihlalleri, yasa dışı mülkiyet devirleri ve yerel halkın orman kaynaklarından mahrum bırakıldığını ortaya koyuyor.
Uluslararası Ormancılık Araştırma Merkezi (CIFOR) araştırmacısı Paolo Cerruti, Yainyongo’daki yaklaşımın faaliyetleri durdurmak değil, ormana verilen zararı en aza indirmek olduğunu belirtiyor.
Köylerde yeni tarım teknikleri uygulanarak, her yıl yeni bir orman alanını yakıp açmak yerine, mevcut arazilerin verimliliği artırılıyor.
Sınır ihtilafları ve ‘beyaz adam’ mitiyle gelen şiddet
Orman arazilerinin paylaşımı, bölgede sadece hukuki değil, fiziksel bir şiddeti de beraberinde getiriyor.
2025 yılında komşu bölgelerde kereste imtiyazları nedeniyle başlayan ve Mbole ile Lengola topluluklarını karşı karşıya getiren çatışmalar, Yainyongo’ya da sıçradı.
Yerel siyasetçilerin “toprakların yabancılara satıldığı” yönündeki iddiaları üzerine palalar ve oklarla köye saldıran milisler, köylülerin hayvanlarını ve değerli eşyalarını gasp etti.
Köyün yaşlılarından Jerome Bitilaongi, beyaz araştırmacıların (CIFOR ekibi) ziyareti nedeniyle “ormanı satmakla” suçlandığını ve evinde esir tutulduğunu aktardı.
Valilik ve toplumlararası arabuluculuk çalışmalarıyla bölgede kırılgan bir barış sağlansa da, şiddeti azmettirenlerin hala serbest olması yerel halkın tedirginliğini artırıyor.
2004-2022 yılları arasında ağaç örtüsünün %36’sını kaybeden DKC’de, yerel toplulukların ormanları koruma mücadelesi hayatta kalma savaşına dönüşmüş durumda.




