Laikliğe yönelik tehditlere karşı yayımlanan “Laikliği birlikte savunuyoruz” başlıklı bildirinin imzacıları hakkında başlatılan soruşturma kapsamında bazı isimler emniyete ifade vermeye çağrıldı.
Kamuoyunda tartışma yaratan ve 168 kişi tarafından imzalanan açıklamanın ardından başlatılan soruşturma çerçevesinde ilk ifade çağrıları yapıldı. İmzacı isimlerden 90 yaşındaki Marksist iktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav, şair Ahmet Telli, SOL Parti Sözcüsü İlknur Başer ve gazeteci İsmail Arı’nın da aralarında bulunduğu bazı kişiler, Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından telefonla aranarak ifadeye davet edildi.
Boratav’a ‘gerekirse ambulansla gelin’ denildi
90 yaşındaki akademisyen Korkut Boratav’ın, yaşı nedeniyle evden çıkmasının zor olduğunu belirtmesine rağmen, gerekirse ambulansla ifadeye gelebileceğinin iletildiği öğrenildi.
Şu ana kadar ifadeye çağrıldığı belirtilen isimler şöyle:
-
Ali Onat
-
Aylin Topal
-
İlknur Başer
-
İsmail Arı
-
Korkut Boratav
-
Özgürcan Alkan
-
Kaya Güvenç
-
Galip Yalman
-
Doğan Tılıç
-
Bülent Tatlı
-
Ahmet Telli
-
Mahir Bağış
İfade için emniyete çağrılan bazı imzacıların avukatlarının, müvekkillerinin savcılıkta ifade vereceğini emniyete bildirdiği aktarıldı.
Bakan Tekin suç duyurusunda bulunmuştu
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullara gönderilen Ramazan genelgesini savunarak “Laikliği birlikte savunuyoruz” bildirisine imza atanlar hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıklamıştı. Tekin, 168 imzacı hakkında dava açıldığını da doğrulamıştı.
Söz konusu bildiri; yazar, akademisyen, sanatçı, gazeteci ve meslek odası temsilcilerinden oluşan 168 kişi tarafından kamuoyuna duyuruldu. İmzacılar arasında Korkut Boratav, Oğuzhan Müftüoğlu, Hayri Kozanoğlu, Merdan Yanardağ, İlhan Cihaner, Melike Demirağ, Ayşe Kulin, Müjde Ar, Şükrü Erbaş, Rutkay Aziz, Canan Güllü ve Timur Soykan gibi isimler yer aldı.
Bildiride ne denildi?
“Laikliği Birlikte Savunuyoruz
Ülkemiz ABD ve İsrail planları doğrultusunda bölgemizdeki gelişmelerle birlikte ‘Talibanlaştırma’ baskısı altına girmiş durumda. ABD güdümlü bu gerici saldırı ülkemizin önündeki en yakıcı tehdide dönüşmüştür.
Siyasal İslamcı rejim, ABD ve Trump’ın ipine sarılarak Türkiye’yi adım adım Orta Doğu’nun gerici bataklığına sürüklemektedir.
Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır. Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa’yı hiçe sayarak- ‘suçlu’ gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir. Laikliği savunmak suç değildir. LAİKLİĞİ birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz! Karanlığa teslim olmayacağız!”




