• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Araştırma: Toplum sürecin ekonomiye katkı sağlayacağı görüşünde

Araştırma: Toplum sürecin ekonomiye katkı sağlayacağı görüşünde

Spectrum House’un son kamuoyu araştırması, çözüm sürecinden ekonomiye, yargıdan seçim eğilimlerine kadar kamuoyunun güncel görüşlerini ortaya koydu. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 59,2’si çözüm sürecinin ekonomiye katkı sağlayacağını belirtirken, yüzde 55,7’si yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu düşünüyor.

Araştırma: Toplum sürecin ekonomiye katkı sağlayacağı görüşünde
Araştırma: Toplum sürecin ekonomiye katkı sağlayacağı görüşünde
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 17 Temmuz 2026 09:52

Halkın yüzde 44,4’ünün kişisel ekonomisini ‘kötü’ olarak tanımladığı Haziran 2026 tablosunda, tırmanan krizden çıkış yolu demokratikleşmede aranıyor. Spectrum House araştırmasına göre her 10 kişiden 6’sı yeni çözüm sürecinin ekonomiye katkı sağlayacağı görüşünde.

Spectrum House tarafından hazırlanan “Türkiye Gündemi ve Siyasi Eğilim Araştırması Haziran 2026” raporu, kamuoyunun çözüm süreci, ekonomi, hukuk ve siyaset başlıklarındaki eğilimlerini ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre toplumun önemli bir bölümü Kürt meselesinin demokratik çözümü için devam eden sürecin ekonomik katkı sağlayacağını düşünürken, yeni anayasa ihtiyacına destek verenlerin oranı da mevcut anayasanın yeterli olduğunu söyleyenlerin üzerinde ölçüldü.

Sürece ilişkin beklenti

Araştırmada katılımcıların yüzde 59,2’si sürecin başarılı olması halinde Türkiye ekonomisine katkı sağlayacağını ifade etti. Bu görüşe katılmayanların oranı yüzde 27,3 olurken, yüzde 7,1 kararsız olduğunu, yüzde 6,4 ise fikir belirtmediğini söyledi.

Etnik kökene göre değerlendirmede ise Türk seçmenlerin yüzde 39,9’u çözüm sürecinin başarıya ulaşacağına inandığını belirtirken, bu oran Kürt seçmenlerde yüzde 50,9 olarak ölçüldü. Başarıya inanmadığını söyleyenlerin oranı Türk seçmenlerde yüzde 45,3, Kürt seçmenlerde ise yüzde 32,4 oldu.

‘Siyasi amaçlarla yürütülen süreç’ diyenler ilk sırada

“Size göre çözüm süreci en çok neyi ifade ediyor?” sorusuna katılımcıların yüzde 29,5’i “siyasi amaçlarla yürütülen bir süreç” yanıtını verdi. Yüzde 24,5’i bunun hem güvenlik hem demokratikleşme süreci olduğunu, yüzde 19,3’ü örgütün silah bırakması ve feshi anlamına geldiğini, yüzde 10,3’ü ise Kürt meselesinin çözümü olarak gördüğünü belirtti. Yüzde 16,4 fikir beyan etmedi.

Sürecin yürütülmesindeki en büyük sorumluluğun kimde olduğu sorusuna ise katılımcıların yüzde 43,5’i Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yanıtını verdi. “Tüm taraflar eşit biçimde sorumlu” diyenlerin oranı yüzde 19, Devlet Bahçeli/MHP diyenlerin oranı yüzde 11,4 oldu. DEM Parti yüzde 2,7, Abdullah Öcalan yüzde 2,2 ve PKK yüzde 0,5 oranında işaret edildi.

İlk beklenti demokratik reformlar

Katılımcılara göre çözüm sürecinin başarıya ulaşması için öncelikli adım yüzde 33,2 ile “yasal düzenlemeler yoluyla demokratik hak ve özgürlüklerin genişletilmesi” oldu. Bunu yüzde 24,2 ile silah bırakma sürecinin tamamlanması ve yüzde 18,5 ile toplumsal desteğin güçlendirilmesi izledi.

Ekonomide karamsarlık öne çıktı

Araştırmada katılımcıların yüzde 44,4’ü mevcut kişisel ekonomik durumunu “kötü” ya da “çok kötü” olarak değerlendirdi. Ekonomik durumunu “iyi” veya “çok iyi” bulanların oranı ise yüzde 17,9’da kaldı.

Önümüzdeki 12 aya ilişkin beklentilerde ise yüzde 51,8 Türkiye ekonomisinin daha kötüye gideceğini düşündüğünü belirtirken, yüzde 21,6 ekonominin iyileşeceğini söyledi. Yüzde 20,5 ekonominin aynı kalacağını ifade etti.

Ekonomik tablodan en çok kimi sorumlu tuttukları sorusuna katılımcıların yüzde 49,4’ü Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet yanıtını verdi. Mevcut ekonomi yönetimi diyenlerin oranı yüzde 12,8, dış güçler ve küresel ekonomik koşullar diyenlerin oranı ise yüzde 12,5 oldu.

Yargıya güven düşük, yeni anayasa talebi çoğunlukta

Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 45,2’si yargının büyük ölçüde ya da tamamen siyasi etki altında olduğunu düşünüyor. Yargıyı tamamen veya büyük ölçüde bağımsız görenlerin toplam oranı ise yüzde 22,3 olarak ölçüldü.

Yeni anayasa konusunda ise katılımcıların yüzde 38,3’ü kapsamlı bir anayasa gerektiğini, yüzde 17,4’ü sınırlı değişikliklerin yeterli olacağını belirtti. Böylece anayasa değişikliğine ihtiyaç olduğunu düşünenlerin toplam oranı yüzde 55,7’ye ulaştı. Mevcut anayasanın yeterli olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 28,5 oldu.

CHP’li belediyelere yönelik süreç ve Demirtaş sorusu

Araştırmada CHP’li belediye başkanlarına yönelik yargı süreçlerini katılımcıların yüzde 40,3’ü siyasi, yüzde 26,3’ü hem hukuki hem siyasi, yüzde 20’si ise hukuki süreç olarak değerlendirdi.

Selahattin Demirtaş’ın tahliye edilmesi gerektiğini düşünenlerin oranı yüzde 43,9 olurken, karşı çıkanların oranı yüzde 39,2 olarak ölçüldü. Kararsızların oranı yüzde 7, fikir belirtmeyenlerin oranı ise yüzde 10 oldu.

Seçim eğilimleri

“Bu pazar genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusunda kararsızlar dağıtılmadan AK Parti yüzde 24,4 ile ilk sırada yer aldı. CHP’nin oyu yüzde 19,3, DEM Parti’nin yüzde 7,2, MHP’nin yüzde 5,5, İYİ Parti’nin ise yüzde 4,5 olarak ölçüldü. Kararsızların oranı yüzde 18,7 oldu.

Kararsızlar dağıtıldığında ise AK Parti’nin oy oranı yüzde 34,6, CHP’nin yüzde 27,3, DEM Parti’nin yüzde 10,2, MHP’nin yüzde 7,8 ve İYİ Parti’nin yüzde 6,4 olarak hesaplandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan karşısında seçimi kazanma ihtimali en yüksek isim sorusunda ise Ekrem İmamoğlu yüzde 20,4 ile ilk sırada yer alırken, Mansur Yavaş yüzde 19,3 ile ikinci, Selahattin Demirtaş ise yüzde 10 ile üçüncü sırada gösterildi.

RAPORUN TAMAMINA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN.