DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, ABD ve İsrail güçlerinin İran’da yönetim ve komuta kademeleri ile stratejik merkezleri hedef alan saldırılarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, saldırıların yakından takip edildiği belirtilerek, bu sürecin olası bölgesel etkilerine karşı tüm taraflar uyarıldı.
DEM Parti MYK, küresel ve bölgesel güçlerin İran’da demokrasi ve özgürlüklerden ziyade, “kendileri için tehdit olmaktan çıkacak yeni bir düzen kurma arayışı” içinde olduklarını vurguladı. Açıklamada, devam eden hava saldırılarının İran’daki Kürtler, Beluciler, Hıristiyanlar, Azeriler ve Farslar başta olmak üzere farklı toplulukların özgür ve demokratik bir yaşam beklentilerine denk düşmediği ifade edildi.
Açıklamanın tamamı:
“Dünden bu yana İran’da yönetim ve komuta kademeleri başta olmak üzere stratejik merkezlerin İsrail ve ABD güçleri tarafından hedef alındığını yakından takip ediyor ve bu saldırıların sonuçlarının olası bölgesel etkileri konusunda tüm tarafları uyarıyoruz. Küresel ve bölgesel güçlerin, İran’da demokrasi ve özgürlüklerden ziyade tarihteki diğer örneklerde olduğu gibi kendileri için tehdit olmaktan çıkacak yeni bir düzen kurma arayışında oldukları açıktır.
Devam eden hava saldırıların, İran’daki Kürtlerin, Belucilerin, Hıristiyan, Azeri ve Fars toplulukların yeni bir özgür yaşam beklentilerine denk düşecek bir konjonktüre hizmet etmeyeceğini ortaya koyan örneklere tanığız.
DEM Parti olarak İran’da da 3’üncü yolun mümkün ve en ahlaki yaklaşım olduğunu savunuyoruz. İran’daki tüm toplulukların kendi tarihsel tecrübelerinden ve birlikte yaşam deneyimlerinden faydalanarak, kendilerini yönetecek bir model inşa edebileceklerine inanıyor ve İran halklarının toplumsal barışa ve demokrasiye yönelik girişimlerinin arkasında duruyoruz.
Jina Mahsa Aminiler, Mücahid Kurkurlar, Dr. Qasimlolar, Ramin Hüseyin Penahiler ve farklı kimliklerden daha on binlerce İranlı’nın Molla Rejimi tarafından katledilmelerini unutmadık ve unutmayacağız. Ancak İran’daki mevcut rejimin dışarıdan dizaynlarla değil, halkların ortak iradesiyle değişmesinin mümkün olduğunu savunmaya devam edeceğiz.
Tüm tarafları İran halklarının demokrasi ve özgürlük taleplerini dikkate alarak saldırıları durdurmaya, diyalog ve müzakere zeminine dönmeye çağırıyoruz.”




