KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, Medya Haber’de yayınlanan özel bir programda gazeteci Erdal Er’in sorularını yanıtladı. Mustafa Karasu, Abdullah Öcalan ile gerçekleşen son görüşmeye, kamuoyunda tartışılan çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yüzyıllık bir sorunun çözülmesi için Türkiye’de siyasi partilerin yanı sıra demokratik kurumları ve sivil toplum örgütleriyle de görüşülmesi gerektiğini belirten Karasu, dünyada demokratik gelişmelerin her zaman toplumun mücadelesiyle gerçekleştiğini belirtti. Demokratikleşme sürecinin gerilimsiz bir süreç olmadığını söyleyen Karasu, halkın ve demokrasi güçlerinin de sürece müdahil olması gerektiğini dile getirdi.
Kürt meselesinin çözümü için süren sürecle birlikte Abdullah Öcalan’ın durumunun eskisi gibi olamayacağını belirten Karasu, “Eskisi gibi olursa bu ilerleme süreci yürütülemez. Bugüne kadarki durum sürerse tabii ki bu süreç gereğince ilerlemez. Bunu devletin de bilmesi gerekiyor. Artık bu konuda bir adım atılması gerekiyor” dedi. Karasu, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü hedeflediklerini belirterek, “İlk önce özgür ve serbest çalışır olması, ardından da çok uzamadan Önder Apo’nun özgür olması gerekiyor” şeklinde konuştu.
Meclise sunulması beklenen çerçeve yasaya dair konuşan Karasu, Kürt meselesinin ‘güvenlik sorunu’ olarak ele alınamayacağını, yeni yasanın da bu çerçevede olması gerektiğini kaydetti. Sürecin ilerlemesiyle silahların devre dışı kalacağını, fakat sorunu sadece silahsızlanmaya indirgemenin de doğru bir yaklaşım olmadığına dikkat çeken Karasu, bu konuda mantıklı ve makul bir yaklaşım sergilediklerini, benzer yaklaşımı devlet ve iktidarın da göstermesi gerektiğini ifade etti.
Mustafa Karasu, sürece ilişkin tartışmaların sürdüğü dönemde Abdullah Öcalan ile yapılan son görüşmenin önemine dikkat çekerek, iki aylık görüşmeme durumunun kendilerinde soru işaretleri yarattığını belirtti.
Sürecin hassasiyetine vurgu yapan Karasu, iki aylık kesintinin ardından gerçekleştirilen son görüşmenin sorunların aşılmasına yönelik bir iradeyi gösterdiğini ifade etti. İmralı Heyeti’nin ziyaretine değinen Karasu, Öcalan’ın devlete yönelik yaklaşımlarda dar ve basit perspektiflerden kaçınılması gerektiğini belirttiğini aktardı.
Öcalan’ın Türk-Kürt kardeşliğinin temel haklar zemininde yeniden gerçekleşmesi gerektiği yönündeki mesajlarına işaret eden Karasu, kendilerine henüz kısa bir bilgi ulaştığını, 5 saatlik görüşmenin detayları ve hazırlanılan taslak konusunda kısa süre içinde daha kapsamlı bir bilgilendirme yapılmasının beklendiğini kaydetti.
Süreçle ilgili tartışmaların devam ettiği zaman aralığında Abdullah Öcalan ile yapılan son görüşmeyi önemli gördüklerini belirten Karasu, Abdulllah Öcalan’la iki ay görüş olmaması da hatırlattı.
‘Taslağı bekliyoruz’
Karasu, kendilerinin yasa taslağını beklediklerini ve taslağı değerlendirdikten sonra tutumlarını net ortaya koyacaklarını kaydetti:
“Açıkça böyle bir yasa olabilir, bir başlangıç olabilir ama sonrasının da olması gerektiği biçiminde bir değerlendirme yapmış Önder Apo. Biz de tabii taslağı bekliyoruz. Bir ara bir taslak dolaşıma sokuldu, basın üzerinden bize de geldi. Tabii o taslağın kabul edilecek yanı yoktu. Anlaşılıyor ki o taslak üzerinde çalışılarak böyle bir uzlaşma gerçekleşmiş görünüyor. Özellikle mesela ‘terör örgütü’ gibi bir kavramın kullanılması, böyle bir süreç açısından… Partiyi feshettik, Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırdık. Demokratik siyasal mücadele statüsü temelinde koşullar oluştuğunda, düşünce ve örgütlenme özgürlüğünün tam olduğu, örgütlenirken, düşünce belirtirken, Kürt sorununun çözümüyle demokratikleşmeye ilişkin değerlendirmeler ve örgütlenmeler yapılırken herhangi bir engelle karşılaşılmadığı takdirde biz zaten demokratik siyasal mücadele içine girebileceğimizi belirtmiştik. Bizim zaten yaklaşımımız o. Süreci zaten doğru buluyoruz, destekliyoruz.
Kuşkusuz iktidarın yaklaşımından dolayı halkın, dostların kaygıları oluyor. Biz kaygıdan çok, sürecin nasıl ilerlemesi gerektiği konusunda tutum koyuyoruz, düşünce belirtiyoruz. Öte yandan şunu da her zaman biliyoruz: Sorun sadece devletin ne adım atıp atmayacağı üzerine durmak, beklenti içerisinde olmak değildir. Demokrasi güçlerinin, Kürt halkının örgütlü gücüyle sağlam durması, tutumunu ortaya koyması sürecin ilerlemesi açısından gereklidir. Bunu her zaman söyledik. Olması gereken budur. Biz zaten önümüze gelirse bunu değerlendireceğiz. Önder Apo’nun dediği gibi bu bir başlangıçsa, bir kapı açılıyorsa, en azından önümüzdeki dönemde yeni gelişmelerin, yeni adımların ön adımı olacaksa tabii ki biz de süreci teşvik eden bir yaklaşım içinde oluruz. Ama tabii taslağı bekliyoruz. Gördükten sonra tutumumuzu da açık ve net ortaya koyarız.”
‘Yasayı Numan Kurtulmuş teyit ediyor’
Taslağın kendilerine kimler tarafından ulaştırılacağını aktaran Karasu, şöyle devam etti:
“Şimdi DEM Heyeti dışında zaman zaman işleyen bir kanal var. Sanıyoruz o kanal üzerinden bize o bilgiler gelecek. Taslak bize gelecek. Biz değerlendireceğiz. Yol haritası konusunda şu anda bizde net bir bilgi yok. Bilgiler geldiğinde, o beş saatlik tartışma bize aktarıldığında, orada herhalde yol haritası konusunda da bazı şeyler öğreneceğiz. Ama işte Meclis’e geleceği, yakında geleceği, Ağustos’un ilk haftasında da çıkabileceği biçiminde değerlendirmeler var. Bunu Numan Kurtulmuş da teyit ediyor. Daha önce de çeşitli defalar söylendi çıkarılacağı. Biz de bekliyoruz. Tabii şimdi bizim açımızdan da önemli. İşte Cumhuriyet Halk Partisi ile, Yeni Yol ile, çeşitli partilerle görüşülmesi önemli. Hatta isteriz ki Türkiye’deki demokratik kurumlar var, sivil toplum örgütleri var; onların da görüşünün alınması önemli.
Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu oluşturulmuştu, oraya ifadeler verildi ama taslak konusunda da tabii en geniş kamuoyunun bilmesi iyi olurdu. Bu tür sorunları böyle çözmek lazım. Tabii ilk hazırlanmasında, ilk görüşmelerde hemen kamuoyunun bilgilendirilmesi sonuç alınmadığı için, hâlâ yeterince olgunlaşmadığı için yapılmayabilir. Ama belli bir olgunlaştıktan sonra demokratik kurumlarla görüşmek de iyi olabilirdi. Partilerle görüşülüyor. Partiler zaten diyordu, bize bir şey gelmedi. Herhalde şimdi taslakla partilere gidiliyor. Partiler de bu konuda görüş belirteceklerdir. Meclis’e gelince de zaten bütün partiler kendi görüşlerini, düşüncelerini ortaya koyacaklardır. Yine beklentilerini ortaya koyacaklardır. Bu yasa çıktı ama arkasından nelerin gelmesi gerektiğini belirteceklerdir. Bu yönüyle herhalde kamuoyu bu süreçte daha fazla bilgi sahibi olacaktır. Sürecin giderek ilerleme durumu ortaya çıktığında doğal olarak kamuoyu da bu bilgiler doğrultusunda süreci izleyecektir. Biz olumlu gelişmeler olmasını ümit ediyoruz.”
‘Sürece hep negatif bakmak seyircilik olur’
Demokratik kamuoyunun, Kürt halkının ve kendilerinin, iktidarın politikalarına eleştirileri olduğunu, fakat sürece ilerlemesi için desteğin de olması gerektiğini belirten Karasu, “Şimdi biz de tabii AKP’nin belli uygulamalarını, politikalarını eleştiriyoruz. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde olmaması gereken uygulamalar var. Muhalefete karşı var, çeşitli kurumlara karşı var. Bunlar zaten eleştirilen konular. Fakat biz şöyle yaklaşıyoruz; sürece kaygıyla yaklaşmak, ne olacak diye hep kaygıyla yaklaşmak, hep negatif yönden bakmak doğru değil. Bu sürecin gelişmesine, ilerlemesine, gerçekleşmesine destek olmaz. Bu bir seyircilik olur. Sadece eleştirmek olur. Böyle bir süreç var. Bu süreci nasıl ilerletebiliriz? Nasıl negatif yasalardan pozitif yasalara geçebiliriz? Bu konuda demokratik kamuoyunun irade ortaya koyması lazım. Halkımızın irade ortaya koyması lazım. Türkiye halklarının irade ortaya koyması lazım” diye konuştu. (MA)




