• Ana Sayfa
  • Kadın
  • Van Barosu: Şüpheli şekilde yaşamını yitiren 5 kadından 3’ü katledildi

Van Barosu: Şüpheli şekilde yaşamını yitiren 5 kadından 3’ü katledildi

Van’da artan kadın katliamlarına dikkat çeken Baro Başkan Yardımcısı Jiyan Özkaplan, yasaların kağıt üzerinde kaldığını belirtti. Katledilen kadınların ‘Beni koruyun’ çığlıklarına rağmen kolluk birimlerince evlerine geri gönderildiğini ve yargıdaki cezasızlık politikasının failleri cesaretlendirdiğini ifade etti.

Van Barosu: Şüpheli şekilde yaşamını yitiren 5 kadından 3’ü katledildi
Van Barosu: Şüpheli şekilde yaşamını yitiren 5 kadından 3’ü katledildi
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 12 Mart 2026 09:44

Türkiye’de bir günde 6 kadının katledilmesi, kadına yönelik şiddete karşı önleyici tedbirlerin yetersizliğini bir kez daha gösterdi.

Kadın örgütleri önleyici tedbirlerin etkin bir şekilde yürütülmesini isterken, son dönemde şüpheli kadın ölümleriyle gündeme gelen Doğu Anadolu Bölgesi’nde bir haftada 5 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

Artan kadın katliamları ve şüpheli ölümlere dikkati çeken Van Barosu Başkan Yardımcısı ve Kadın Hakları Merkezi Üyesi Jiyan Özkaplan, yargının kadını koruyan ve şiddeti önleyen politikalar geliştirmesi gerektiğini söyledi.

‘Güler Özkan çok defa korunma talep etmişti’

Doğu Anadolu’da biri yaralı olmak üzere 5 kadının şüpheli şekilde yaşamını yitirdiğini söyleyen Jiyan Özkaplan, “Van Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak, bölgede katledilen 3 kadın arkadaşın taziyesine katılım sağlayarak dosyalarına dahil olduk. Patnos’ta katledilen Güler Özkan’ın ailesini ziyaret ettik ve savcılık dosyasına dahil olduk. Güler Özkan’ın, aslında çok defa kolluk kuvvetlerini aradığı ve ‘Beni öldürecek, beni koruyun’ diyerek can güvenliğinin olmadığını söylediği ortaya çıktı. Ancak köyde yaşadığı için jandarmanın ‘Evine git, bir şey olmaz’ diyerek onu geri gönderdiğini öğrendik. Çocukları ise annelerinin katledilme anına şahitlik etmiş” ifadelerini kullandı.

‘Güvende hissettikleri yerlerde katledildiler’

Van’ın Muradiye ilçesinde Filiz Şağbangül’ün, şiddete maruz kaldığı için sığınma evinde kaldığını ancak çocuklarını görmek için eve gittiği esnada evli olduğu erkek tarafından katledildiğini anlatan Jiyan Özkaplan, şunları söyledi:

“Bu dosyalarda uzaklaştırma kararı ve 6284 sayılı yasa kapsamında tedbir kararları var. Şiddet mağduru kadınların her defasında ‘Beni kurtarın’ diye kolluk birimlerine başvuruları görünüyor. Ancak işlemler kağıt üzerinde kalmış. Başvuruda bulunan kadınlar, kendilerini en güvende hissettikleri yerlerde katledildi.”

‘Tedbirler kağıt üzerinde kaldı’

Van’ın merkezine bağlı bir mahallede uzaklaştırma kararı olmasına rağmen katledilen Gönül Alkan davasını hatırlatan Jiyan Özkaplan, “11’inci Yargı Paketi sonucu cezaevinden tahliye edilen fail, Gönül Alkan’ı ailesinin evinde katletti. Fail tahliyesinin 50’inci gününde bu cinayeti işledi. Bu dosyalarda ortak nokta, 6284 sayılı yasa kapsamındaki tedbir kararlarının uygulanmamasıdır. Yasayı uygulamayan bir mekanizma ile karşı karşıyayız” dedi.

Sistemsel bozukluk ve cezasızlık politikası

Yargı mekanizmasının “kadının beyanı esastır” ilkesinden uzaklaştığını vurgulayan Jiyan Özkaplan, faillerin “ihanet” veya “haksız tahrik” gibi iddialarının yargıda karşılık bulmasının yeni cinayetlere kapı araladığını belirtti. Jiyan Özkaplan, “Cezasızlık ve iyi hal indirimi politikalarından bir an önce uzaklaşılmalıdır. Türkiye’deki ve bölgedeki tüm kadın kurumları şiddete karşı hukuki destek sağlamaktadır. Bizler, soruşturma aşamalarının sadece kağıt üzerinde kalmaması ve faillerin hak ettiği cezayı alması için mücadelemizi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.(MA)