İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi Kadın Komisyonu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında Antalya’da düzenlenen yürüyüşe ilişkin hazırladığı gözlem raporunu açıkladı.
Raporda, yürüyüş sırasında kolluk güçlerinin özellikle Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi üyelerine yönelik uygulamalarının toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile ifade özgürlüğünü ihlal ettiği belirtildi. Raporda, yürüyüş alanına giriş sırasında bazı katılımcılara yönelik arama ve kontrol işlemlerinin yoğunlaştırıldığı kaydedildi. Rapora göre bu uygulamaların özellikle Antalya Kadın Platformu bileşeni olan DEM Parti Kadın Meclisi üyelerine yöneldiği, diğer katılımcılara ise benzer bir uygulamanın yapılmadığı tespit edildi.

‘Yazılı karar sunulmadı’
Raporda ayrıca yalnızca bu gruptaki kadınlara kimlik sorgulaması ve GBT işlemi yapıldığı, getirdikleri pankart ve dövizlerin kolluk tarafından ayrıca denetime tabi tutulduğu ifade edildi. Saç örgüsü imgesi gerekçe gösterildi. Raporda, yürüyüşten 48 saat önce valiliğe yapılan bildirimde yer almasına rağmen bazı pankart ve dövizlerin alana alınmadığı belirtildi. Kolluk görevlilerinin söz konusu materyallerde bulunan saç örgüsü imgesini “terör örgütü propagandası” olarak değerlendirdiğini ifade ettiği aktarıldı.
Raporda, bu kararın nöbetçi savcı tarafından sözlü olarak verildiğinin belirtildiği ancak eylemcilere herhangi bir yazılı karar sunulmadığı kaydedildi. Ayrıca eylemcilere pankartları kullanmaları halinde haklarında soruşturma açılabileceği yönünde uyarıda bulunulduğu da raporda yer aldı.
Hak ihlalleri
Raporda, müdahale sırasında alanda bulunan insan hakları gözlemcileri ve avukatların da kolluk tarafından alandan uzaklaştırıldığı ifade edildi.
Gözlemcilerin kimlik ibraz etmeye zorlandığı ve kimlik göstermemeleri halinde tehdit içeren ifadelerle karşılaştıkları belirtildi. Yaşanan süreç nedeniyle yürüyüşün yaklaşık bir buçuk saat gecikmeli başladığı ve el konulan pankartların sahiplerine iade edilmediği kaydedildi.
Raporda söz konusu uygulamaların barışçıl toplantı hakkı bakımından geçerli olan “barışçılık karinesi” ile bağdaşmadığını vurguladı. Yalnızca belirli bir grubun yoğun denetime tabi tutulmasının ayrımcılık yasağına aykırı olduğu belirtilen raporda, pankart ve sembollerin engellenmesinin ise toplantı ve ifade özgürlüğüne müdahale anlamına geldiği ifade edildi.
Raporun sonuç bölümünde toplantı ve gösteri yürüyüşlerine ilişkin mevzuatın gözden geçirilmesi, kolluk uygulamalarına dair açık bir yönetmelik hazırlanması ve kolluk personeline insan hakları temelli eğitimler verilmesi önerildi. Ayrıca toplantı sırasında alınan kısıtlayıcı kararların yazılı olarak bildirilmesi ve insan hakları gözlemcilerinin çalışmalarının güvence altına alınması gerektiği vurgulandı.
Antalya’da ‘saç örgüsü’ gerekçesiyle pankartın el konulmasına karşı suç duyurusu




