• Ana Sayfa
  • Gündem
  • ‘Yenidoğan çetesi’ davası görüldü: Tutuksuz başhekim hayatını kaybetti

‘Yenidoğan çetesi’ davası görüldü: Tutuksuz başhekim hayatını kaybetti

İstanbul’da bebekleri anlaşmalı hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ölümlerine neden olan Yenidoğan Çetesi davasında, tutuksuz sanıklardan Cafer Akdur’un hayatını kaybettiği bildirildi. Savcılık, bu sanığın dosyasının ayrılmasını talep etti.

‘Yenidoğan çetesi’ davası görüldü: Tutuksuz başhekim hayatını kaybetti
‘Yenidoğan çetesi’ davası görüldü: Tutuksuz başhekim hayatını kaybetti
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 24 Mart 2026 12:38
  • Güncellenme: 24 Mart 2026 21:34

İstanbul’da, bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç sağladıkları öne sürülen 10’u tutuklu 63 kişinin yargılandığı davanın 40. duruşması görüldü.

Savunmaların ardından mahkeme, diğer sanıkların savunmalarının alınması için duruşmayı yarına erteledi.

Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından adliyenin konferans salonunda yapılan duruşmada, organize suç örgütü elebaşı olduğu iddia edilen doktor Fırat Sarı’nın da aralarında bulunduğu tutuklu 4 kişi ile bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu.

Başhekim hayatını kaybetti 

Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, tutuksuz sanık Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi Cafer Akdur’un 6 Ocak’ta öldüğünü ve dosyasının ayrılmasını talep etti.

Yoğun güvenlik önlemi

Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına kadar verilmesini de istedi.

Duruşma sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.

Öte yandan, duruşmanın yapıldığı salonda polis ekiplerince yoğun güvenlik önlemi alındı.

Sanıklar savunma yaptı

Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Fırat Sarı, “23 aydır cezaevindeyim. Bütün banka hesaplarıma bakıldı, yasa dışı bir harcama tespit edilemedi. Telefonlarım dinlendi, burada da olağan dışı bir durum görülmedi. İstanbul’da bebek yoğun bakım sorunu vardır. Bebekleri öldürmek için hastaneye yatırmadığımız ortaya çıktı. 1 Ekim’de savcı tehdit edildiğini söyledi. Sonra fiili tehdit gerçekleştiğini belirtti. Savcı tehdit sürecinde bizim dosyamız hazırlandı.

Dosya incelendi ve tehdit olmadığı anlaşıldı. Başka suçtan ceza aldılar. Çok küçük cezalarla tahliye oldular. Savcı ise bu olayı, ‘Yenidoğan Çetesi var, bunlar bebek katili’ şeklinde lense etti. Savcıyı tehdit edenleri biz tanımıyoruz ama savcı kendini tehdit edenleri tanıyor. Savcı, bu davayı hukuksal bir süreçle hazırlamadı. Biz medya önünde linç edildik. Tape konuşmalarıyla cımbızlanan metinlerle mahkum edildik ve bu mahkumiyetimiz sürüyor. Bebek ölümlerinin yaşandığı hastanelerde, bütün Çorlu Reyap Hastanesi ‘Yenidoğan’ sürecine dahil edildi. İstanbul Reyap Hastanesinde hiç bebek vefat etmedi ama hastane kapatıldı. Beylikdüzü Medilife Hastanesinde de hiç bebek vefat etmedi ama hastane kapatıldı. Bağcılar Medilife Hastanesinde en çok bebek kaybı yaşandı. Hastane başhekimi vardı ama buraya gelmedi. Biz şirket olarak oradan para bile almadık. Oradaki tıbbı olaylardan ben yargılanıyorum, hastane sahipleri yöneticileri nerede? Burada bir örgüt falan yok, benim hayatımı aldınız. Ben örgütüm olsa örgütüm var derdim. Bize iftira atıyorlar, beraatimi istiyorum” ifadelerini kullandı.

Savunma yapan tutuklu sanık Zeki Ötünç ise, “Ben bebek katili değilim. 5 kuruş için birilerini öldürmeye kalkışmam” dedi. Savunma yapan diğer sanıklar da mahkemeden beraatlerini ve tahliyelerini talep ettiler.

Ne olmuştu?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 1399 sayfalık iddianamede, sanık doktor Fırat Sarı’nın elebaşı olduğu suç örgütünün sevk ve idaresini sanık doktor İlker Gönen ile 112 Acil Çağrı Merkezi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir’in yaptığı belirtiliyor.

İddianamede, suç örgütünün esas amacının, işletmesini devraldıkları yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin 112 sevk sistemini bertaraf edip doluluğunu sağlamak, hastaların basamaklarıyla oynama yapıp, Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) üst sınırda ödeme almak olduğu kaydediliyor.

Sanıklarca hasta bebeklerin durumunun olduğundan daha ağır gösterildiği, olması gerekenden daha uzun süre yatışlarının sağlandığı belirtilen iddianamede, bu şekilde SGK’dan yüksek ücret tahsil edildiği ve bazı hasta yakınlarından fazla para alındığı anlatılıyor.

Bebek hastaların, uygun sağlık hizmeti almasını sağlayacak hastanelere sevki yerine sanıkların seçtiği, örgüt adına karlı görünen hastanelere yatırıldığı bildirilen iddianamede, karın büyük kısmının sağlık çalışanı olan örgüt üyesi sanıklarla paylaşıldığı ifade ediliyor.

Esas amacın, bebeklerin sağlık durumunun iyileştirilmesi yerine maddi açıdan en fazla kazancın elde edilmesi olduğu iddianamede yer alıyor.

Yenidoğan Çetesi soruşturması kapsamında bazı hastaneler kapatılmış, birinin ruhsatı iptal edilmişti.

İddianamede, sanıklar Fırat Sarı ve İlker Gönen için 10 bebeğin ölümü nedeniyle “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlarından 10 kez, “resmi belgede sahtecilik” suçundan da 11 kez uygulanmak üzere toplam 177 yıl altışar aydan 582 yıl dokuzar aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

Sanık Gıyasettin Mert Özdemir’in ise “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, 44 sanık hakkında da benzer suçlardan hapis cezaları öngörülüyor.

Soruşturma kapsamında İstanbul’da 9, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 1 hastanenin ruhsatı iptal edilmiş, bu hastanelerde tedavi gören bebekler ve hastalar ambulanslarla kamu hastanelerine sevk edilmişti.

Yenidoğan Çetesi soruşturması 27 Mart 2023’te CİMER’e yapılan şikayetle başladı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yenidoğan çetesine yönelik Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın fezlekesi doğrultusunda hazırlanan 57 sayfalık farklı bir iddianamede ise 13 kişi sanık, Sosyal Güvenlik Kurumu ise suçtan zarar gören olarak yer almıştı.

Firari hemşire Serenay Şenkalaycı’nın iki dosyada da sanık olarak yer aldığı iddianame, yenidoğan çetesine ilişkin Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılaması devam eden ana dosyayla birleştirilmişti.

Öte yandan mahkeme heyeti, cumhuriyet savcısını tehdit eden sanık Mustafa Kemal Zengin’in dosyasını ayırmış, ölen sanık İlker Gönen’in dosyasını düşürmüş, sanık sayısı 57 olmuştu.

Ayrıca birleştirilen 2 iddianame kapsamında davada yargılanan sanık sayısı 63’e çıkmıştı.